Anne baba ve çocuklar arasında tahakküme yer var mıdır? Varsa bunun sınırları nelerdir? Açıklar mısınız?

Soru

Anne baba ve çocuklar arasında tahakküme yer var mıdır? Varsa bunun sınırları nelerdir? Açıklar mısınız?

Cevap

Anne baba ve çocuklar arasında tahakkümün yeri yoktur. Tahakküm, Allahû Tealâ’nın müsaade etmediği kişinin sahasına girerek ona hükmetmesi halini ifade ediyor. Herkesin serbest olduğu bir alanı vardır. Cüz’î irade kutsaldır; kutsal iradeye Allah karışmadığı gibi kimsenin karışmasını da istemiyor.

Tabii ki aile içerisinde baba aile reisidir, anne onun yardımcısıdır, çocuklar da diğer fertleri teşekkül ediyor. Allahû Tealâ her zaman çocukların anne babaya itaatkâr olmasını istiyor. Kimler için? Allah’a ulaşmayı kalben dileyenler için… Allahû Tealâ’nın bize farz kıldığı 10 emirden bir tanesi: “Allah’a şirk koşmamak, sonra anne babaya ihsanla davranmak.”

KUR'ÂN-I KERİM

EN’ÂM – 151 – 152 (10 EMİR)

De ki: Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım;

(1) O’na bir şeyi ortak koşmayın.

(2) Anne, babaya ihsanla davranın.

(3) Yokluk (fakirlik) sebebiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de yalnız Biz rızıklandırırız.

(4) Kötülüğün açığına da, gizlisine de yaklaşmayın.

(5) Haklı olmanız hariç kimseyi öldürmeyin ki; onu Allah haram kıldı. İşte bunları size vasiyet (emir) etti. Böylece siz, akıl edersiniz.

(6) Yetimin malına, o en kuvvetli çağına gelinceye kadar, en güzel şekliyle olmadıkça yaklaşmayın.

(7) Ölçü ve tartıyı adaletle yerine getirin.

(8) Kimseyi gücünün dışında (bir şey ile) sorumlu tutmayız.

(9) Söylediğiniz zaman, yakınınız olsa bile, artık adaletle söyleyin.

(10) Allah’ın ahdini yerine getirin (ifa edin).

Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.

ANNE VE BABAYA İHSANLA DAVRANMAK

1. BAKARA 83 Biz, İsrailoğulları’ndan: “Allah’tan başkasına kul olmayın, ana-babaya, yakınlara (akrabaya), yetimlere ve miskinlere ihsanda bulunun, insanlara güzel söz söyleyin, namazı (hakkıyla) kılın, zekâtı verin.” diye misak almıştık. Sonra da sizden pek azınız hariç, (misakınızdan geri) döndünüz. Ve siz, yüz çeviren kimselersiniz.

2. NİSÂ 36 Ve Allah'a kul olun. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ve ana-babaya, akrabaya, yetimlere, miskinlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa (eşlere), yolda kalmışa ve elinizin altında sahip olduklarınıza (köleye, cariyeye, işçilere) ihsanla davranın. Muhakkak ki Allah, kibirli olan ve övünen kimseleri sevmez.

3. E’NÂM 151 De ki: “Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım; O’na bir şeyi ortak koşmayın. Anne, babaya ihsanla davranın. Yokluk (fakirlik) sebebiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de yalnız Biz rızıklandırırız. Kötülüğün açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Haklı olmanız hariç kimseyi öldürmeyin ki; onu Allah haram kıldı.

4. İSRÂ 23 Rabbin, ondan başkasına kul olmamanızı ve anne ve babaya ihsanla davranmanızı kaza etti (takdir etti, hükmetti). Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa onlara (ikisine) “öf” deme. Ve onları (ikisini) azarlama ve onlara kerim (güzel, yumuşak) söz söyle!

5. ANKEBÛT 8 Ve Biz insana, anne ve babasına güzel davranmasını vasiyet ettik (emrettik). Ve eğer onlar, hakkında bilgin olmayan bir şey ile Bana şirk koşman için seninle mücadele ederlerse o takdirde, o ikisine itaat etme. Dönüşünüz, Banadır. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğim.

6. LOKMÂN 15 Ve bilgin olmayan bir şey hakkında, şirk koşman için seninle mücadele ederlerse, ikisine de itaat etme! Ve dünyada onlara güzellikle sahip ol. Bana yönelenlerin (ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Bana’dır. O zaman yaptığınız şeyleri size haber vereceğim.

7. AHKÂF 15 İnsana, anne ve babasına ihsanla davranmasını vasiyet ettik. Annesi onu güçlükle taşıdı ve onu güçlükle doğurdu. Ve onun taşınması ve sütten kesilmesi 30 aydır. Nihayet erginlik çağına ulaştığı zaman 40 yaşını tamamladı. Şöyle dedi: “Rabbim! Bana, anne ve babama verdiğin ni’metlere şükretmekte, Senin razı olduğun salih amel (nefs tezkiyesi) yapmakta beni başarılı kıl.

Öyleyse anne ve babaya ihsanla davranmak karşılıksız gönülden sevmek onlara bedelsiz yardım etmeyi ifade ediyor. Şimdi anne baba ihtiyarlarsa belki bilmedikleri bir takım sözler söyleyebilirler vs. ama Allahû Tealâ İsrâ Suresi 23. âyetinde diyor ki: “Onun ikisinden bir tanesi veya ikisi senin yanında ihtiyarlarsa bile dahi ona ‘öf’ bile deme.” Öyleyse asla tahakküme yer yok. Anne babaya ihsanla davranmak var, âyetler gayet açık ortada. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, miskinlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa (eşlere), yolda kalmışa ve elinizin altında sahip olduklarınıza (köleye, cariyeye, işçilere) ihsanda bulunmak. İhsanla davranmak kesinlikle davranış biçimimizin temelini oluşturması lâzım. Tahakkümü değil ihsanla davranışı Allahû Tealâ bize öğütlüyor, Allah’ın izniyle. Ancak taraflardan bir tanesi bir başkasına zarar verirse o zaman belki burada cezai bir müeyyide edilebilir ama tahakküm olmaz. Hükmün sahibi Allah’tır. Herkesin Allah’ın hükmüne razı olması söz konusudur.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20264 dk okuma2