Muhterem Hocam, asr-ı saadet ne demektir?
Soru
Muhterem Hocam, asr-ı saadet ne demektir?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, asr-ı saâdet Allahû Teala'nın Kur’ân-ı Kerim'de insan-ı kâmil olmak babında bizler için farz kıldığı 7 safhanın 7'sini de yaşamaktır. Ve 14 asır evvel birbirinin can düşmanı, cahilî âdetleri üzere hayatı sürdüren Sahabenin Resûlullah’a tâbî olarak bu 7 safhayı yaşamasının sonucu yaşadığı hayat asr-ı saadeti ifade eder.
İslâm tatbikatında asr-ı saâdetin özünü teşkil eden şey Kur’ân’daki İslâm’ın kesin mesajını ifade eden mutluluk ve huzur ve sevgidir. 14 asır evvel Sahabe Kur’ân’ın bütününe tâbî olmak suretiyle dünya saâdetinin ve cennet saâdetinin bütününü elde etmişlerdi.
Âli İmrân Suresi'nin 119. âyet-i kerimesinde Allahû Teala buyuruyor:
3/ÂLİ İMRÂN-119 Hâ entum ulâi tuhıbbûnehum ve lâ yuhıbbûnekum ve tu’minûne bil kitâbi kullihi, ve izâ lekûkum kâlû âmennâ, ve izâ halev addû aleykumul enâmile minel gayz(gayzi), kul mûtû bi gayzikum, innallâhe alîmun bi zâtis sudûr(sudûri). İşte siz (mü'minler) böylesiniz, siz onları seversiniz ve onlar sizi sevmezler ve siz kitabın tamamına Iman edersiniz. Ve sizinle karşılaşınca “Biz Iman ettik.” dediler, yalnız kaldıkları zaman, size karşı öfkelerinden parmak uçlarını ısırdılar. De ki: “Öfkenizden ölün.” Muhakkak ki Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.
“Siz mü’minlersiniz. Siz onları seversiniz, onlar sizi sevmezler. Siz Kitab’ın tamamına Iman edersiniz.”
Öyleyse Kur’ân’ın bütününe tâbî olmak suretiyle dünya saâdetini ve cennet saâdetinin bütününü elde etmiş olan topluluğun yaşadığı hayat asr-ı saadettir. Onlar mutluluğu öylesine yaşamışlardı ki devrin adı asr-ı saadet oldu. Mutluluk devri oldu. Saadet devri oldu.
14 asır sonra ne yazık ki hiçbir İslâm ülkesi asr-ı saadeti yaşamıyor. Korkuya dayalı, taassuba dayalı, insanları dinden soğutan bir yapı içerisinde İslâm yaşanmaya çalışılıyor. Bu mümkün değil Sevgili kardeşlerim, Allahû Teala Kur’ân-ı Kerim’de Sahabeyi bize örnek veriyor. Asr-ı saadeti yaşayan Sahabe 7 safhanın 7'sini yaşadıklarını şu âyetlerden net olarak anlıyoruz:
PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.) VE SAHABENİN (MUHACİR VE ENSARIN) YAŞADIĞI YEDİ SAFHA İSLAM BAKARA–151: Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, (A)ayetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve (B)sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, (C)size Kitap’ı (Kur’ânı Kerim’i) ve (D)hikmeti öğretsin ve (E)(hikmetin özü olan) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
(A) - Ayetlerin Tilaveti 1 - Allah’a Ulaşmayı Dilemek ZUMER–17: Ve onlar ki; taguta kul olmaktan içtinap ettiler. Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır... ENFÂL–29: Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız size furkan sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder... 2 - 12 İhsanla Mürşide Tâbi Olmak MUMTEHİNE–12: ...sana tâbi olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile...
(B) - Nefs Tezkiyesi 3 - Ruhun Allah’a Teslimi RA’D–21: ...Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar...
(C) - Kitabın Öğretilmesi 4 - Fizik Vücudun Allah’a Teslimi ÂLİ İMRÂN–20: ...de ki; “Ben ve bana tâbi olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah’a teslim ettik.” O kitap verilenlere ve ümmîlere: “Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah’a) teslim ettiniz mi?” Eğer teslim ettilerse, o takdirde, hidayete ermişlerdir...
(D) - Hikmetin Öğretilmesi 5 - Nefsin Allah’a Teslimi ZUMER–18: Onlar, sözü işitirler, böylece onun en ahsen olanına tâbi olurlar. İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulû’l’elbabtır (daimi zikrin sahipleri). 6 - İrşada Ulaşmak BAKARA–139: De ki: “Allah hakkında bizimle mücadele mi ediyorsunuz? Ve O, bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Ve bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız (dini O’na hâlis kılanlarız). HUCURÂT–7 ...Allah, size Imanı sevdirdi ve onu kalplerinizde müzeyyen kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı size kerih gösterdi. İşte onlar, onlar irşad olanlardır.
(E) - Hikmetin Ötesi 7 - İradeyi Allah’a Teslim Etmek TEVBE–100: O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah’a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirinden bir kısmı ensardan ve bir kısmı da onlara ihsânla tâbi olanlardandı...
Zumer 17'e göre hepsi Allah’a ulaşmayı dilediler. (Bu İslâm’ın 1. safhası) Hepsi mürşidlerin hası Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e ihsanla tâbî oldular, tövbe ettiler. Mumtehine 12 ve Fetih 10 (Bu da İslâm’ın 2. safha) Ruhun teslimiyle nefs tezkiyesi ile ruhlarını Allah’a teslim ettiler. (Bu İslâm’ın 3. safhası) Ve Fizik vücut teslimiyle (Âli İmrân 20) fizik vücutlarını Allah’a teslim ettiler. (Bu İslâm’ın 4. safhası) 5.safha: Nefsin Allah’a teslimi (Zümer 18). 6. safha: İhlâs (Hucurât 7, Bakara 139). Ve 7.safha: İradenin teslimi (Tövbe 100).
Öyleyse Allahû Teala Kur’ân-ı Kerîm’de 7 safhanın 7'sini farz kılmıştır. Peygamber Efendimiz (S.A.V) ve Sahabenin, muhâcir ve ensarın da yaşadığı 7 safhanın 7'si ile asr-ı saâdete ulaşılmışlar.