Muhterem Hocam, Bakara Suresi 45 ve 46. âyetlerde "Allah'tan sabır, namaz ve yardım isteyin." buyuruluyor. Mürşidi bu âyetlerin içine nasıl dahil ediyorsunuz? Allah'ın yardımının g
Soru
Muhterem Hocam, Bakara Suresi 45 ve 46. âyetlerde "Allah'tan sabır, namaz ve yardım isteyin." buyuruluyor. Mürşidi bu âyetlerin içine nasıl dahil ediyorsunuz? Allah'ın yardımının gelme yolu mutlaka mürşid midir?
Cevap
Evet, sevgili kardeşlerim, Allahû Teâlâ'nın yardım etme yolu mürşiddir. Çünkü hanif fıtratıyla yaratılan bütün insanlarda başlangıç noktasında 19 tane negatif özellik var. Hanif fıtratının nihayetinde bu sefer de Allah'a açılan bütün kapılar açık, şeytana açılan bütün kapılar kapalı.
Yani? Yani, başlangıç noktasında biz hepimiz negatif kutuptayız. 19 negatif özelliğin sahibi, biz de şeytanın kulu ve dostu durumdayız. Ama mürşid de en zirve noktada 7 safhayı yaşayan, Allah'a ruhunu, fizik vücudunu, nefsini, iradesini teslim eden, Allah'ın emriyle hayatı yaşayan ve başkaları için yaşayan bir durumda. Öyleyse Allahû Teâlâ ne yaparsa kul eliyle yapıyor.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLERİN 19 NEGATİF ÖZELLİĞİ
1. Allah’ın âyetlerinden gâfildir. Yûnus-7 / Nahl-78
2. Şirktedir. Zumer-65
3. Küfürdedir. Sebe-20
4. Dalâlettedir. Ra’d-27
5. Sağır, kör ve dilsizdir, ölüdür. Bakara-18-171 / Zuhrûf 40 / En’âm 39 -122 / Enfâl 24
6. Fısktadır. Bakara-26
7. Şeytanın kulu ve dostudur. Bakara-257 / Zumer-17
8. Dinde fırkalara ayrılmıştır. En’âm-43
9. Zalimdir (nefsine zulmedendir). Mâide-51 / İbrâhîm-27
10. Cahildir (akletmeyendir). Bakara-13 / Bakara-142
11. İsyandadır. Yûnus-11
12. Sebîlel gayy’dadır. Arâf-146
13. Fitnededir. A’râf-27 / Enfâl-28
14. Birbirine düşmandır. Âli İmrân-103
15. Amelleri boşa giden (hüsranda). Zumer-65
16. Takva sahibi değildir. Rûm-32
17. Mü’min değildir. Sebe-20
18. Hidayette değildir. Yûnus-45
19. Gideceği yer cehennem. Mu’minûn-103 / A’râf-178
Zamanın evvelinde Manastır'da bir rahip var. Kendisini Allah'a adamış, böyle devamlı ibadet hâlinde. Ama bir gün köylüler (bu kavle göre kıssa) aldıkları haberlerle çok yağmur yağacak, her tarafı sel kaplayacak. Köylüler düşünüyorlar; bizim manastırdaki rahip de gidecek. En iyisi gidip onu kurtaralım. Geliyorlar, rahibe anlatıyorlar. Rahip diyor ki: “Gidin işinize, Allah beni kurtarır.” Sular yükseliyor, rahip üst katlara çıkıyor. Bu sefer köylüler tekrar dayanamıyorlar. Kayıkla rahibe gelip, tekrar kurtarmaya çalışıyor. Yine rahip diyor ki: “Hayır, Allah beni kurtarır.” Sular tamamen kaplıyor, rahip çatıya çıkıyor, yine aynı şekilde devam ediyorlar. Nuh'un gemisi gibi her tarafı, çatıyı da sular kaplayınca, boğuluyor. Boğulunca rahip diyor ki: “Ya Rabbim! Bu kadar Sana ibadet yaptım, ne oldu?”
O zaman işte Allahû Teâlâ diyor ki: “Ey gafil! O köylülerle sana gelen Bendim. Bunlar sadece bir görüntü vasıtasıydı. Seni kurtarmak için kayıkla sana da gelen yine Bendim. Helikopterle de sana Ben geldim, yine seni kurtarmak için. Ama sen Beni algılamadın.”
İşte bu kimdir? Bu, ibadetlerle kurtuluşu düşünen, Allah'a ulaşmayı dilemeyen, yani mürşidin davetini kabul etmeyendir. Mürşidin davetini kabul etseydi o zaman çok farklı bir sonuç olurdu. Allahû Teâlâ bir nevi henüz mürşidine tâbî olmayan kişiye, o diğer vasıtaları, elleri kullanmak suretiyle yardımına ulaştırmak istiyor. Ama onlar reddediyorlarsa o zaman bu iş olmuyor.