Muhterem Hocam, Bakara Sûresi’nin 286. noktasında geçen: “Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bizim üzerimize ağır yük yükleme.” ifadesini açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Bakara Sûresi’nin 286. noktasında geçen: “Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bizim üzerimize ağır yük yükleme.” ifadesini açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, böyle değil. Rabbimiz bizden öncekilere ağır yük yüklemediği gibi bize de yüklemez. Allahû Tealâ hiçbir zaman, hiç kimsenin üzerine ağır yük yüklemiyor. İnsanlık tarihi boyunca bunu görmek mümkün değil. din kolaylıktır, din özgürlüktür, din gönül işidir. dinde bir zorlama, bir ağır yük söz konusu değildir.
İşte Hac Sûresi’nin 78. âyet-i kerîmesinde Allahû Tealâ: “O sizi seçti, dinde size bir zorluk kılmadı.” Bunu şöyle de ifade edebiliriz; ağır bir yük yüklemedi. ""Babamız İbrahim’in dini. Şimdi de ve bundan önce de size İslâm ismini O verdi ki resûl sizin üzerinize şahit olsun ve siz de insanlar üzerine şahitler olasınız.""
22/HACC-78 Ve câhidû fîllâhi hakka cihâdihî, huvectebâkum ve mâ ceale aleykum fîd dini min haracin, millete ebîkum ibrâhîm(ibrâhîme), huve semmâkumul muslimîne min kablu ve fî hâzâ li yekûner resûlu şehîden aleykum ve tekûnû şuhedâe alân nâsi, fe ekîmûs salâte ve âtuz zekate va’tesımû billâhi, huve mevlâkum, fe ni’mel mevlâ ve ni’men nasîr(nasîru).
Ve Allah'da hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti. dinde sizin için bir zorluk kılmadı ki; o, babanız İbrâhîm (A.S)’ın dinidir. O, sizi daha önce de “müslümanlar” (Allah’a teslim olanlar) olarak isimlendirdi. Bunda da (Kur’ân-ı Kerim’de de), resûl size şahit olsun ve siz de insanlara şahitler olasınız diye. Öyleyse namazı ikame edin (kılın), zekatı verin, Allah’a sarılın (Allah’ın Zat’ında yok olun). O, sizin Mevlâ’nız. (O), ne güzel Mevlâ (dost) ve ne güzel yardımcı.
Buradaki resûl, devrin imamı olan resûldür. Resûl bütün insanlar üzerine şahittir. Ne ile? Devrin imamının ruhunun, onların başlarının üzerine gelmesiyle. Tövbe sırasında 7 tane şahit vardır: Birincisi Allah, ikincisi devrin imamı, üçüncüsü devrin imamının ruhu, dördüncüsü mürşidin kalp gözü, beşincisi arşı tutan melekler, altıncısı Kirâmen Kâtibîn melekleri, yedincisi amel defteridir.
2/BAKARA-286 Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus’ahâ lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih(bihî), va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn(kâfirîne).
Allah kimseyi gücünün yettiğinden başkasıyla mükellef kılmaz (sorumlu tutmaz). Kazandığı (dereceler) onundur ve iktisap ettiği (kazandığı negatif dereceler) de onundur (sorumluluğu onun üzerindedir). Rabbimiz! Şâyet unuttuysak veya hata yaptıysak bizi ahize etme (sorgulama). Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bizim üzerimize ağır yük yükleme. Rabbimiz, takat (güç) yetiremeyeceğimiz şeyi bize yükleme. Ve bizi af ve mağfiret et ve bize rahmet et (Rahîm esması ile bize tecelli et, rahmet nurunu gönder). sen bizim Mevlâmız’sın. Artık kâfirler kavmine karşı bize yardım et.
Öyleyse burada, “Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bizim üzerimize ağır yük yükleme.” buyuruyor. Bizden öncekiler kimlerdir? İnsanlık tarihi boyunca Allahû Tealâ bütün insanlara dini tebliğ etmiştir, tasarrufuna aldığı devrin imamıyla. dini yaşayanlarla söz konusudur. Allahû Tealâ'dan talepte bulunuyorlar: ""Evvelkilere ağır yük yüklemediğin gibi bize de yükleme."" İnşaallah. Allahû Tealâ’nın sünnetinde bir değişme yok dinde bir zorlama yoktur.
Bizden öncekiler; Âdem (A.S), onunla birlikte olanlar, Nûh (A.S), onunla birlikte olanlar, İbrahim (A.S), onunla birlikte olanlar, Mûsâ (A.S), onunla birlikte olanlar, Îsâ (A.S), onunla birlikte olanlar vs. dini yaşayanlardır.