Muhterem Hocam, bana büyü yapıldığını öğrendim. Korkuyorum. Başka büyüler de yapılmış olabilir. Büyüden kurtulmak için ne yapmalıyım?
Soru
Muhterem Hocam, bana büyü yapıldığını öğrendim. Korkuyorum. Başka büyüler de yapılmış olabilir. Büyüden kurtulmak için ne yapmalıyım?
Cevap
Sihir, büyü şeytanın zülmanî ilmi var. Hatta Kalem suresinde Allahû Teâlâ sihirden, nazardan, kem gözden ve hasetten bahsediyor. Bu negatif şeylerin hepsi var.
Allahû Teâlâ nasıl bu dertleri Kur'ân'da bildirmişse onların dermanını, o dertlerden ve negatifliklerden korunmanın vasıtasını da Kur'ân-ı Kerim'de bildirmiş.
Allahû Teâlâ Bakara 102 diyor ki: Allah'ın izni olmadıkça sihir hiç kimseye zarar veremez.
2/BAKARA-102 Vettebeû mâ tetlûş şeyâtînu alâ mulki suleymân(suleymâne) ve mâ kefere suleymânu ve lâkinneş şeyâtîne keferû yuallimûnen nâses sihra, ve mâ unzile alâl melekeyni bi bâbile hârûte ve mârût(mârûte), ve mâ yuallimâni min ehadin hattâ yekûlâ innemâ nahnu fitnetun fe lâ tekfur fe yeteallemûne minhumâ mâ yuferrikûne bihî beynel mer’i ve zevcihî, ve mâ hum bi dârrîne bihî min ehadin illâ bi iznillâh(iznillâhi), ve yeteallemûne mâ yadurruhum ve lâ yenfeuhum ve lekad alimû le menişterâhu mâ lehu fîl âhirati min halâkın, ve le bi’se mâ şerav bihî enfusehum lev kânû ya’lemûn(ya’lemûne).
Onlar Süleyman (a.s)’ın mülkü üzerine şeytanların tilâvet ettiği (okuduğu) şeylere tâbî oldular (uydular). Süleyman (a.s), inkâr etmedi (sihir yapmadı ve kâfir olmadı). Fakat şeytanlar insanlara, sihri ve Babil şehri’ndeki iki meleğe, Harut ve Marut’a indirilen şeyleri öğretmekle kâfir oldular. Ve oysa onlar, “Biz sadece bir fitneyiz (sizin için bir imtihanız). O halde (sakın sihir ilmini öğrenerek) kâfir olmayın.” demedikçe hiç kimseye bunu öğretmezlerdi.
Fakat o ikisinden, bir erkek ile onun karısının arasını açacak şeyler öğreniyorlardı ve de onlar, Allah’ın izni olmadan onunla (sihirle) hiç kimseye zarar verebilecek değillerdir. Ve onlar kendilerine fayda vermeyen, zarar veren şeyleri öğreniyorlar. Ve andolsun ki onlar, onu (sihri ve ona ait bilgileri) satın alan kimsenin ahirette bir nasibi olmadığını kesin olarak öğrendiler. Elbette onunla (sihre karşılık) nefslerini sattıkları şey ne kötü, keşke bilselerdi.
O zaman insan düşünmeli, Acaba Allahû Teâlâ kime izin vermiyor? Sihir, büyü kime zarar vermiyor?
ALLAH'IN MÜSAADESİ VE İZNİ OLMADAN HİÇBİR ŞEY ZARAR VEREMEZ ŞEYTANIN TESİRİ YOKTUR.
KORUMA KALKANI VARDIR.
1. BAKARA-102: ... Allah’ın izni olmadan onunla (sihirle) hiç kimseye zarar verebilecek değillerdir. Ve onlar kendilerine fayda vermeyen, zarar veren şeyleri öğreniyorlar...
2. MÂİDE-105: Ey âmenû olanlar! Nefsleriniz, üzerinizedir (nefsinizin sorumluluğu üzerinizedir borçtur). Siz hidayette iseniz, dalâletteki bir kimse size bir zarar veremez...
3. TEGÂBUN-11: Allah’ın izni olmadıkça bir musîbet isabet etmez. Ve kim Allah’a îmân ederse (âmenû olursa), (Allah) onun kalbine ulaşır. Ve Allah, herşeyi en iyi bilendir.
4. MUCÂDELE-10: Muhakkak ki necva (gizli fısıldaşma) şeytandandır, âmenû olanları (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenleri) mahzun etmek içindir. Ve Allah’ın izni olmadıkça onlara bir darlık (sıkıntı) verecek değildir. Öyleyse mü’minler, Allah’a tevekkül etsinler.
1. HİCR-42: Azgın olanlardan (iğvaya düşürdüklerinden) sana tâbî olan kimseler hariç, muhakkak ki; benim kullarım üzerinde senin bir sultanlığın (gücün) yoktur.
İSRÂ-65: Muhakkak ki Benim kullarımın üzerinde, senin bir sultanlığın (yaptırım gücün) yoktur. Ve senin Rabbin, vekil olarak kâfidir (yeter).
2. NAHL-99: Çünkü onun, âmenû olanlar ve Rab’lerine tevekkül edenler üzerinde bir sultanlığı (yaptırım gücü) yoktur.
3. SEBE-21: Ve onun (iblisin) onlar üzerinde bir sultanlığı (nüfuzu, tesiri) yoktu. Ahirete (hayatta iken ruhunu Allah’a ulaştırmaya) inanan kişi ile ondan (Allah’a ulaşmaktan) şüphe içinde olanları bilmemiz için (iblisle onları imtihan ettik). ...
4. ZUMER-17: Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
O zaman demek ki biz öyle bir şey yapmalıyız ki ondan sonra ne sihir ve büyü bize zarar versin ne delalette olanlar zarar versin ne musîbetler bize zarar versin ne de şeytanın vesveseleri. İşte bu neyle mümkündür? 14. basamakla mürşidimize tâbî olmakla mümkündür.
Mürşidimize tâbî olduğumuz an, daha doğrusu Allah'a ulaşmayı diler dilemez Allah, şeytana (Hicr suresi 42) “Benim kullarım üzerinde senin bir sultanlığın, gücün yok.” (Nahl suresi 99) tevekkül edenlerle şeytanın sultasının olmadığını ifade ediliyor.
Öyleyse şeytanı hayatımızdan çıkartmak bir dilektir: Kalben Allah'a ulaşmayı dilemek.
İşte bu dileğin sahibi olan kişinin mürşidine ulaşması, mürşidine tâbî olduğu zaman devrin imamının ruhu koruyucu kalkan olarak başının üzerinde yer aldığı zaman dört cepheden bizi korumaya alıyor.
TAKVA ELBİSESİ
1. ENFÂL-64 Ey Peygamber! Allah, sana ve mü’minlerden sana tâbî olanlara kâfidir.
2. RA‘D-11 Onları (o kavimdekileri), önünden ve arkasından (önden arkaya doğru uzanan) takip edenler (devrin imamlarını koruyan muhafız melekler) vardır. Allah’ın emrinden olup, onları korurlar. …
3. HİCR-88 Onlardan bir kısmına çifter çifter (bol bol) met’a olarak verdiğimiz şeylere gözlerini dikme. Onlar için mahzun olma. Mü’minlere (kalplerine îmân yazılmış olan kimselere) kanatlarını indir (mütevazi ol, himaye et).
4. ŞUARÂ-215 Ve mü’minlerden, sana tâbî olan kimselere kanatlarını ger.
Allahû Teâlâ adeta bir takva zırhını bize giydiriyor.
O zaman biz bu tedbirleri almışsak, Allah'a ulaşmayı dilemiş ve mürşidimize tâbî olmuşsak, o zaman kesinlikle sihir ve büyü bize zarar veremez. Delalette olanlar zarar veremez. Musîbetler bize zarar veremez ve şeytanın vesveseleri bize zarar veremez.
Ama diyelim ki bu tedbirleri almadan birisi bize sihir veya büyü yapmış olsun ve biz bundan kurtulmak istiyoruz. Şu andaki sualde olduğu gibi: “Bana büyü yapıldığını öğrendim. Korkuyorum. Başka büyüler de yapılmış olabilir. Büyüden kurtulmak için ne yapmak lazım?”
Büyüden nasıl korunuyorsak, büyü yapılmışsa ondan kurtulmak için de aynı şey söz konusudur.
O kişi ne yapacak? Allah'a ulaşmayı dileyecek. Allah'ın kendisi için tayin ettiği mürşide tâbi olacak, tövbe edecek ve zikredecek.
Bir de okumaya yazılacak. Buna iman etmesi hâlinde, nasıl sihir ve büyüden bu vasıtalarla korunuyorsak, bu reçeteyle sihir ve büyü yapılmış olan insanın da bundan kurtulması, bu reçeteyi hayatına tatbik etmesiyle mümkündür.
Allah razı olsun.