Muhterem Hocam, bana büyük kötülük yapan birini kalben affedemiyorum. Nefsim buna çok direniyor. Bu durumda ne yapmalıyım?

Soru

Muhterem Hocam, bana büyük kötülük yapan birini kalben affedemiyorum. Nefsim buna çok direniyor. Bu durumda ne yapmalıyım?

Cevap

Sevgili kardeşim, sen onu affetmediğin zaman aslında ona iyilik yapmış oluyorsun. Kendine de kötülük yapıyorsun. Ne demek istiyorum? Affedersen derecat kazanırsın. Affetmediğin zaman o kazandığın derecatı kaybediyorsun. O zaman dikkatle bak. Bir insan kötülük yaptığı zaman aslında o kötülük kendisi içindir. Kendisi derecat kaybediyor. Kötülük yapan zalim, kötülüğe muhatap olan mazlum. Sana kötülük yaptığı için sen mazlum durumdasın. O da zalim durumda. Zalim derecat kaybediyor. Mazlum ise derecat kazanıyor.

O zaman eğer sen bu olayı bu şekilde idrak edebiliyorsan, affetmen mi yoksa affetmemen mi? Affetmen senin için daha hayırlıdır. Allah böyle buyuruyor. Sana nasihat veriyor. Şûrâ Suresinin 40, 41, 42 ve 43. âyet-i kerimelerinde bak, Allahû Tealâ sana nasıl nasihat ediyor.

42/ŞÛRÂ-40: Ve cezâu seyyietin, seyyietun misluhâ, fe men afâ ve asleha fe ecruhu alâllâh(alâllâhi), innehu lâ yuhıbbuz zâlimîn(zâlimîne).

Bir kötülüğün cezası onun misli kadar kötülüktür. Fakat kim affeder ve ıslâh ederse artık onun ecri (mükâfatı) Allah’a aittir. Muhakkak ki O (Allah), zalimleri sevmez.

Öyleyse dikkatle bakın, Allahû Tealâ affetmenin ve ıslâh etmenin daha üst seviyede bir davranış biçimi olduğunu söylüyor. Öyleyse sana birisi kötülük yapıyorsa ceza etmek, ceza vermek mi yoksa affetmek mi? Affedersen ahiret hayatın için olur. Ceza verirsen dünya hayatın için. Dünya hayatı, ahiret hayatının yanında 3 günlük bir süre. Sonsuz ahiret hayatını neyle kazanıyorsun? Kazandığın derecelerin, kaybettiğin derecelerden fazla olmasıyla.

Öyleyse affettiğin zaman sonsuz ahiret hayatına yatırım yapıyorsun. Ama affetmezsen dünyaya yatırım yapıyorsun. Dünya 3 günlük, ahiret sonsuz. Akıl sahibi kişinin ne yapması lâzım? Daima affetmesi lâzım. Eğer Resûlullah’ı (S.A.V) örnek alırsan, daha da öte, Allah Resûlüne ne diyor? A’râf 199’da:

7/A’RÂF-199: Huzil afve ve’mur bil urfi ve a’rıd anil câhilîn(câhilîne).

Affı ahzet (affı kendine usül edin) ve irfanla emret ve cahillerden yüz çevir.

Şimdi Şûrâ 41’de:

42/ŞÛRÂ-41: Ve le men intesare ba’de zulmihî fe ulâike mâ aleyhim min sebîl(sebîlin).

Ve gerçekten zulme uğradıktan sonra hakkını geri alan kimseler, işte onlar; onların üzerine (aleyhlerine) bir yol (ceza) yoktur.

Zulme uğradıktan sonra o kişi yardım görüyor. Neyin yardımı? Zalimin kaybettiği derecatı mazlum kazanıyor. Şûrâ 42:

42/ŞÛRÂ-42: İnnemes sebîlu alellezîne yazlimûnen nâse ve yebgûne fîl ardı bi gayril hakk(hakkı), ulâike lehum azâbun elîm(elîmun).

Fakat insanlara zulmedenlerin ve yeryüzünde haksız yere zorbalık yapanların üzerine (aleyhlerine) yol (ceza) vardır. İşte onlar; onlar için elîm bir azap vardır.

Yani kötülük yapanın cezası yine kötülüktür. Şûrâ 43:

42/ŞÛRÂ-43: Ve le men sabere ve gafere inne zâlike le min azmil umûr(umûri).

Ve elbette kim sabreder ve bağışlarsa muhakkak ki bu, gerçekten azîm (büyük) işlerdendir.

Bu durumda ne yapmalısın? Bu durumda affetmen senin için daha hayırlıdır. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20263 dk okuma0