Muhterem Hocam, basar ve rüyet kavramları arasındaki farkı açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, basar ve rüyet kavramları arasındaki farkı açıklar mısınız?
Cevap
Allahû Tealâ’nın dizaynında insanların istifadesine sunulan iki tane göz var. Birisi baş gözü. Onun görme hassası, bunun sonucunu rüyet olarak ifade ediyor. İkincisi ise kalp gözü. Bunun görüşü de basar hassası.
Allahû Tealâ: “Sana baktıklarını görürsün ama onlar seni göremezler.” Nazar ederler, bakarlar ama onlar göremezler. Bir kısmı seni duyuyor ama işitemez. İşte bütün bunlar o kişinin kalben Allah’a ulaşmayı dilemediğinin bir neticesidir.
Öyleyse kalp gözüyle görüş basarı ifade ediyor. Baş gözüyle görmek rüyeti ifade ediyor. Allahû Tealâ’ya basiret gözüyle, kalp gözüyle bakılır. Allah’ı gören kişi basiret üzere Allah’ı görür.
Basiret bütün insanlar için bir formül ifade eder. Kalp gözleri açılırsa basar hassaları çalışacaktır, basar üzere olacaklardır. Kalp gözleri görüşe açık olacaklardır. Yûsuf Suresi’nin 108. âyet-i kerimesinde: “Ben ve bana tâbî olanlar basiretle, yani kalp gözüyle görerek...” Yani "Allah’ın Zat'ını görenlerdeniz."
12/YÛSUF-108 Kul hâzihî sebîlî ed’û ilâllâhi alâ basîratin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel muşrikîn(muşrikîne).
De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”
Yûnus Suresi 42, 43. âyet-i kerimelere baktığımız zaman ne görüyoruz:
10/YÛNUS-42 Ve minhum men yestemiûne ileyke, e fe ente tusmius summe ve lev kânû lâ ya'kilûn(ya'kilûne).
Onlardan seni dinleyen kimseler var. Fakat akıl etmiyorlarsa sağırlara sen mi duyuracaksın?
10/YÛNUS-43 Ve minhum men yanzuru ileyke, e fe ente tehdil umye ve lev kânû lâ yubsırûn(yubsırûne).
Ve onlardan sana bakanlar var, fakat eğer onlar görmüyorlarsa (basar hassaları çalışmıyorsa) âmâları sen mi hidayete erdireceksin?
Öyleyse gerçekten basar hassası ile rüyet birbirinden farklı olan şeylerdir.