Muhterem Hocam, başımıza gelen her musîbetin kendi günahlarımızdan kaynaklandığı söyleniyor. İnsanların bizi üzmesi veya yarı yolda bırakması da bizden dolayı mıdır? Böyle durumlarda bize düşen nedir? Karşımızdaki insana nasıl davranmalıyız?
Soru
Muhterem Hocam, başımıza gelen her musîbetin kendi günahlarımızdan kaynaklandığı söyleniyor. İnsanların bizi üzmesi veya yarı yolda bırakması da bizden dolayı mıdır? Böyle durumlarda bize düşen nedir? Karşımızdaki insana nasıl davranmalıyız?
Cevap
Aynen öyle. 12’den vurdunuz. Bakın şimdi dışımızdaki insanlar... Bir top var. Duvara vuruyorsunuz. O top size tekrar geri döner mi? Evet. O zaman siz varsınız ve diğer insanlar var. O insanların hepsini bir duvar olarak düşünün. Sırf anlamanız için bunu ifade ediyorum. Siz de elinizde top olan kişisiniz. Siz bu topu duvara maçı kazanmak için de atabilirsiniz veya siz o topu bir kişiye bir gülle gibi de atabilirsiniz. İşte bizimle insanlar arasındaki ilişki. Biz onlara güzel davranışta bulunmuşsak, sevgi ile onlara yaklaşmışsak, onlara yardım etmişsek, onlara örnek olmuşsak, onlara güzel şeyler sunmuşsak o zaman otomatikman insanlardan da bize güzellikler geliyor. Ama biz onlara yanlış davranmışsak o zaman o yanlış davrandığımız kişiden değil, 8 milyar 300 milyon insandan herhangi birisinden bize dönebilir.
Suali bir kere daha söyleyelim: “İnsanların bizi üzmesi veya yarı yolda bırakması da...” Evet, insanların bizi üzmesi ve yarı yolda bırakması, bizim daha evvel onlara işlediğimiz bir fiilin neticesidir. Biz birisini yarı yolda bırakmışız ama o kişiden gelmeyebilir veya o anda gelmeyebilir ama hayatın bir noktasında gelebilir. Hatta bu dünyada da gelmeyebilir; cehennemde karşımıza çıkar.
Onun için sevgili kardeşlerim, Bileşik Kaplar Kanunu, kâinatın temel kanunudur. Ne ekerseniz onu biçersiniz. Eğer siz bu dünyada mutlu olmak istiyorsanız o zaman siz size nasıl davranılmasını istiyorsanız siz insanlara öyle davranın. Allah’ın Resûl’ü hadîsinde şöyle buyuruyor:
HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Buhârî, Îmân 7; Müslim, Îmân 71-72. “Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi din kardeşi için de arzu edip istemedikçe gerçek anlamda îmân etmiş olmaz.”
Biz kendimiz için ne istiyoruz? Allah’ın bizim için istediği mutluluğu istiyoruz. “O zaman sen” diyor, “etrafındaki insanları mutlu et.” Biz kendimiz için ne istemiyoruz? Mutsuz olmak istemiyoruz. “O zaman” diyor, “sen etrafındaki insanları mutsuz etme.” İşte kanun bu. Hayatın temel kanunu bu sevgili kardeşlerim. O zaman eğer birisi size kızmışsa bilin ki siz daha evvel birilerine bir şeyler yapmışsınız. Size birisi bir hediye vermişse siz daha evvel birisine bir iyilik yapmışsınız. Bunları yapmak için değil ama Allah’ın kanunları var ve o kanunlar işliyor otomatik olarak. Allah razı olsun.