Muhterem Hocam, bazen boşanan kişilerden bazıları evliyken eşiyle yaşamış olduğu sorunları bize anlatıp kendisinin haklı olduğunu belirten konuşmalar yapıyor ya da deliller gösterm

Soru

Muhterem Hocam, bazen boşanan kişilerden bazıları evliyken eşiyle yaşamış olduğu sorunları bize anlatıp kendisinin haklı olduğunu belirten konuşmalar yapıyor ya da deliller göstermeye çalışıyor. Hatta bunu bazen evli kişiler de yapıyor. Bazı kişiler de boşanan kişilere “neden boşandın?”, “kim suçlu?”, “kim ne yaptı?” diye birçok sorular soruyorlar. Bu tür konuları anlatmak, dinlemek ve merak etmek ne kadar doğru?

Cevap

Nereye dikkatimiz hiç doğru değil sevgili kardeşlerim. Allahû Tealâ 7 âyet-i kerimede "seyrül hisap"tır. Hesabı anında görüyor. Derecat açısından olay hangisi olursa olsun mutlaka Allahû Tealâ hemen adaleti gerçekleştiriyor ve hesabı görüyor.

ALLAH HESABI ÇABUK GÖREN, HAKKI VE ADALETİ YERİNE GETİRENDİR.

1. BAKARA-202: İşte onlar ki, onların, kazandıklarından (kazandıkları derecelerden dolayı) nasibi vardır. Ve Allah, hesabı çabuk görendir.

2. Ali İmrân-19: ... Ve kim Allah’ın âyetlerini örterse (inkâr ederse), şüphesiz ki Allah hesabı çabuk görendir.

3. Ali İmrân-199: ... Allah’a karşı huşû duyarlar. Allah’ın âyetlerini az bir değere satmazlar. İşte onlar, onların mükâfatları, Rab’lerinin katındadır. Muhakkak ki Allah, hesabı çabuk görendir.

4. MÂİDE-4: ... Allah’ın size öğrettiğini onlara öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını artık yiyin ve üzerine de Allah’ın adını anın. Ve Allah’a karşı takva sahibi olun. Muhakkak ki Allah hesabı çabuk görendir.

5. RA'D-41: Yeryüzüne gelip, onu etrafından (çevresinden) nasıl eksiltiyoruz onlar görmüyorlar mı? Ve Allah, hüküm verir. O’nun hükmünü bozacak kimse yoktur. Ve O, hesabı çabuk görendir.

6. İBRÂHÎM-51: (Bu azap), Allah’ın bütün nefslerin kazandığının karşılığını (ceza veya mükâfat) vermesi içindir. Muhakkak ki; Allah, hesabı çabuk görendir.

7. Mü’min-17: Bugün bütün nefsler (herkes), kazandıkları sebebiyle cezalandırılır veya mükâfatlandırılır (karşılığı verilir). Bugün zulüm yoktur. Muhakkak ki Allah, hesabı çabuk görendir.

Öyleyse hesabı görülmüş bitmiş bir olayı tekrar temcit pilavı gibi tekrarlamanın hiç kimseye bir faydası yok. Tam tersi, Yunus Emre bu konuda haklı haksız tartışmasının beyhude olduğunu ifade ediyor ve bize şu hakikati ulaştırıyor: "Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik."

Evet. Evlenmek kader, boşanmak da kader. Önemli olan bu olaylarda hiç kimsenin kimseyi üzmemesi. Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz: "Allah’a ve yevm’il âhire îmân eden kişi komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve yevm’il âhire îmân eden kişi misafirine ikram etsin. Allah’a ve yevm’il âhire îmân eden kişi ya hakkı konuşsun ya sussun."

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.

"Allah’a ve ahiret gününe îmân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe îmân eden, misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe îmân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun."

Öyleyse burada hayır söylemek ve susmak gerekli. Yani karşı tarafı Allah’a davet etmek, mutlu etmek ve insanların kusurlarını örtmek, onların kusurlarını açığa çıkartmamak, onların gizli taraflarını araştırmamak. Asıl olan budur. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma2