Muhterem Hocam, bazen çok sıkıntıya düştüğümüz zamanlarda ‘Bu dünya imtihan dünyası ‘ deniyor. Neden imtihan, Kur’an'da yeri var mıdır? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, bazen çok sıkıntıya düştüğümüz zamanlarda ‘Bu dünya imtihan dünyası ‘ deniyor. Neden imtihan, Kur’an'da yeri var mıdır? Açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, hayatı, Kur’ân-ı Kerîm’i hatırlayın. Tevbe suresinin 126. âyet-i kerimesinde Allah ne buyuruyor? “Onlar senede bir iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra tövbe etmiyorlar ve zikre başlamıyorlar.”
9/TEVBE-126: E ve lâ yerevne ennehum yuftenûne fî kulli âmin merreten ev merreteyni summe lâ yetûbûne ve lâ hum yezzekkerûn(yezzekkerûne).
Ve onlar, senede bir veya iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra tövbe etmiyorlar (Allah'a yönelmiyorlar) ve onlar zikir yapmıyorlar (Allah'ın ismini art arda tekrar etmiyorlar).
Nefs tezkiyesi muhtevasında tövbenin yeri, olmazsa olmaz esas şartı oluşturuyor. Tövbe yoksa nefs tezkiyesi yoktur. Ama bu tövbe kişinin kendi kendine yapacağı bir tövbe değildir. Mevlânâ Celâleddîn Rûmî diyor ki: “Akıl tövbe eder, nefs de tövbeyi bozar.”
İşte sevgili kardeşlerim, nefsimizin bir daha aklın yaptığı tövbeyi bozmaması için ne lâzım? Şeytanın tesirini azaltmak ve sıfırlamak lâzım. Onun için nebîler sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki: “Oruç tutunuz, şeytanın vücuda giriş yolunu daraltınız.”
Şeytanın bizdeki etki sahasını ne kadar azaltırsak, sıfıra indirirsek o zaman Allah’ın üzerimizde hükümferma olduğunu göreceğiz. En üst seviyede Allah’ın dostu olacağız ve devamlı mutluluğu yaşayacağız. Doğal olarak da etrafımızdaki insanları mutlu edeceğiz. “Mutlu et ve mutlu ol” formülü bizi sahâbe gibi, havariler gibi, rabbanîler gibi Allah’ın dostları gibi en üst seviyede huzura ve mutluluğa ulaştırır.
Öyleyse birbirimize düşman olarak değil, birbirimize kin besleyerek kaosu yaşayan insanlar olarak değil, tam tersi Allah’ın bize temel emri olan tövbe edip zikre başlamalıyız: "Zikrediniz, çok zikrediniz ve daimî zikrediniz."
Gaye ne? Zikirle şeytanın kapısını kapatmak. Ama aynı zamanda nasıl İblis bir taşta iki kuş vuruyorsa, Allah’ın yolu olan rabbanî yolda da bir taşla iki kuş vurmak söz konusudur. Evvela âfetleri hayatımızdan çıkartmak, kalbimizi onlardan temizlemek, daha sonra Allah’ın katından gelen faziletlerle bezemeliyiz. Bir gün daimî zikre ulaştığımız zaman 19 faziletin sahibi oluruz. Faziletler hayatımızda varsa hep huzur ve mutluluk içinde bir hayat yaşarız.
İşte o zaman madde, sigara, alkol ve kumar bağımlılığı yerine tam tersi Allah’a bağlı, Allah’ın muhsin kulu, Allah’ın ulûl’elbab kulu, Allah’ın muhlis kulu ve Allah’ın salih kullarından oluruz.
Sevgili kardeşlerim, şeytanın tesiri altında yaşanan bu kötü alışkanlıklar, kumar bağımlılığı, sosyal medyanın kontrol dışı kullanımı artık bağımlılık sınıfında yer alıyor ve anne babaların çoğu bunlardan şikâyetçi. “Oğlum telefonu elden bırakmıyor.” “Gelinim devamlı elindeki telefonla meşgul.” Vs. vs.
Bu konuda da Allahû Tealâ’nın bize bir emri var. Tahrim suresinin 6. âyet-i kerimesinde: “Ey âmenu olanlar, kendinizi ve evlâdu iyalınızı cehennem ateşinden koruyunuz.”
66/TAHRÎM-6: Yâ eyyuhellezîne âmenû kû enfusekum ve ehlîkum nâren vakûduhân nâsu vel hicâretu aleyhâ melâiketun gılâzun şidâdun lâ ya’sûnallâhe mâ emerehum ve yef’alûne mâ yu’merûne.
Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler)! Yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun. Onun üzerinde çok güçlü ve çok sert (acımasız) melekler vardır. Allah'ın onlara emrettiği şeyde, Allah'a asi olmazlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.
14 asır evvel gelen nebîler sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) etraftaki Arap aşiretlerine hitap ederken:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Müslim, Îmân 348, 351. Ayrıca bk. Buhârî, Tefsîru sûre (26) 2; Tirmizî, Tefsîru sûre (27) 2; Nesâî, Vesâyâ 6
Ebû Hureyre’den nakledilen bir Hadis:
“Ey Abdüşems oğulları! Ey Ka’b İbni Lüey oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!
Ey Abdümenâf oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!
Ey Hâşim oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!
Ey Abdülmuttalib oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!
Ey Fâtıma! Kendini cehennemden kurtar! Çünkü sizi Allah’ın azâbından kurtarmaya benim gücüm yetmez...”
İşte tıpkı bunun gibi biz de bugün diyoruz ki: "Ey insanlar, kendinizi cehennemden kurtarınız. Evlatlarınızı cehennemden kurtarınız. Kendinizi madde bağımlılığından, sigara bağımlılığından, alkol bağımlılığından, her türlü kötü alışkanlıktan ve bağımlılık yaratacak olan şeyden kurtarınız."