Muhterem Hocam, Osmanlı'da himayesi altında bulunan Müslüman olmayan halka karşı nasıl bir hoşgörü sergilenmiştir? Onların Osmanlı'ya karşı hayranlığını oluşturan özellikler nelerdir?
Soru
Muhterem Hocam, Osmanlı'da himayesi altında bulunan Müslüman olmayan halka karşı nasıl bir hoşgörü sergilenmiştir? Onların Osmanlı'ya karşı hayranlığını oluşturan özellikler nelerdir?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, herşeyden evvel Osmanlı, 7 safha 4 teslimi yaşayan tasavvuf erlerinden oluşan bir toplumdur. Hangi inançtan olursa olsun: saray erkânı Mevlevi; askerîye sınıfı Bektaşi; halk sınıfı, esnaf sınıfı Ahi Evran; hepsi 7 safha 4 teslimi yaşıyor.
7 safha 4 teslimi yaşayan insanlar, kendilerini sevmeyenleri de sevenlerdir. Öyle olunca herkesin birbirini sevdiği, herkesin birbirini öne geçirdiği, baş tacı ettiği bir muhteva söz konusudur. Öyle bir güzellik var ki, ecnebîler Osmanlı’ya çocuklarını, “Bizim çocuklarımız da sizin sahip olduğunuz güzel ahlâka sahip olsunlar.” diye onlara eğitim vermeleri için teslim ediyorlar.
İşte II. Murat sefere çıkıyor. Bir Rum bezirganın bahçesinden geçiyor ve Osmanlı'da öyle bir güzel ahlâk var ki, aldığı herşeyin mutlaka ki sahibi orada olmasa da parasını veriyor. Ama birisi padişahın atının önüne çıkıyor ve diyor ki: “Askerlerin bahçemden elma almış ama parasını bırakmamış.” II. Murat: “Kim bu?” diyor. “Ne yaptı?” diyor. Bir asker hemen öne geçiyor: “Ben yaptım padişahım.” “Niye bunu yaptın?” “Yerdeki bir çürük elmayı ben almıştım, daldakilerin parasını kardeşlerim verdi ama yerdeki çürük elmanın para ettiğini düşünemedim.” O zaman II. Murat diyor ki: “Kul hakkıyla benim orduma katılmayın. Ne istiyorsun ey bahçe sahibi?”, “Bir kese altın", "verin.” diyor. Etraftakiler: “Bir çürük elmanın karşılığı bir kese altın mı?”, II. Murat: “O hak sahibidir.” diyor. İşte hakka o kadar üst seviyede önem veriyorlar ki, herkes onlara hayranlık duyuyor. Onların Osmanlı’ya karşı hayranlığını oluşturan, bu güzel ahlaktır.