Muhterem Hocam, bazı hocaların "Kur'ân'ı Kerim'de, hadîslerde veya âyet-i kerimelerde bizleri yanlış yönlendirdiği şeyler var. Onların da bu konuda günahı var." dedi. Din öğreticil
Soru
Muhterem Hocam, bazı hocaların "Kur'ân'ı Kerim'de, hadîslerde veya âyet-i kerimelerde bizleri yanlış yönlendirdiği şeyler var. Onların da bu konuda günahı var." dedi. Din öğreticileri insanları bilerek mi yanlışa yönlendiriyorlar?
Cevap
Hayır, bilerek değil. Kur'ân'ı Kerim'i bilmiyorlar. Bakara 78'e bakınca "Onlar Kur'ân'ı bilmiyorlar ve böylece zan ediyorlar."
BAKARA-78 Ve minhum ummiyyûne lâ ya’lemûnel kitâbe illâ emâniyye ve in hum illâ yezunnûn(yezunnûne).
Ve onlardan bir kısmı ümmîlerdir. Onlar (Allah’ın) Kitabı’nı bilmezler, sadece emaniyeyi (kişilerin yazdığı kitapları) bilirler. Ve onlar sadece zanda bulunuyorlar.
Ahzap 67 ve 68:
AHZÂB-67 Ve kâlû rabbenâ innâ ata’nâ sâdetenâ ve kuberâenâ fe edallûnâs sebîl(sebîlâ).
Ve cehennemde olanlar derler ki: “Yarabbi, muhakkak ki biz, sâdatlarımıza (dînde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik. Ve böylece Senin yolundan (Sıratı Mustakîmi’nden) saptırdılar.”
AHZÂB-68 Rabbenâ âtihim dı’feyni minel azâbi vel anhum la’nen kebîrâ(kebîren).
“Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle lânetle.”
Her devirde ateşe davet eden imamlar da var. Allah'a davet eden imamlar da var. Onlar;
CEHENNEME, ATEŞE DAVET EDENLER, SIRATI MUSTAKÎMDEN SAPTIRANLAR
1. FESAT ÇIKARANLAR
TEVBE-32: … ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar.
RA’D-25: Allah’ın ahdini bozarlar ve Allah’ın O’na ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler. Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar (insanların da Sıratı Müstakîm’e ulaşmalarına mani oldukları için fesat çıkarırlar).
KASAS-41: Ve Biz, onları ateşe davet eden imamlar (önderler) kıldık. Ve kıyâmet günü onlara yardım olunmaz.
2. SÂDAT VE KÜBERALAR
AHZÂB-67: Ve cehennemde olanlar derler ki: “Yarabbi, muhakkak ki biz, sâdatlarımıza (dinde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik.”
AHZÂB-68: Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onlara büyük bir lânetle lânetle.
3. HİDAYETİ GİZLEYENLER
BAKARA-159: İndirdiğimiz o beyyinelerden olan şeyleri ve hidayeti (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaştırılmasını) Kitap’ta Allah insanlara açıkladıktan sonra gizleyenler, onlara hem Allah lânet eder hem de lânet ediciler lânet eder.
ÂLİ İMRÂN-7: … Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve tevîlde bulunmak istedikleri için o (Kitab)’ın müteşâbih olan kısmına uyarlar.
4. RESÛL VE ÂYETLERLE ALAY EDENLER
KEHF-106: (Âyetlerimi) örtmeleri (inkâr etmeleri) ve âyetlerimi ve resûllerimi alay konusu edinmeleri sebebiyle, onların cezası işte bu cehennemdir.
ENÂM-68: Âyetlerimiz hakkında (alaylı) konuşmaya dalanları gördüğün zaman…
NİSÂ-140: Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onların alaya alındığını işittiğiniz zaman…
5. ZÜLMANÎ İLİMLERLE AMEL EDENLER
BAKARA-102:… Ve onlar kendilerine fayda vermeyen, zarar veren şeyleri öğreniyorlar. Andolsun ki onlar, onu (sihri ve ona ait bilgileri) satın alan kimsenin ahirette bir nasibi olmadığını kesin olarak öğrendiler. Elbette onunla nefslerini sattıkları şey ne kötü, keşke bilselerdi.”
ALLAH’A DAVET EDEN RESÛLLER
1. ENFÂL-24: …Allah ve Resûl'ü sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman (davete) icabet edin! Ve Allah’ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve muhakkak sizin O’na haşrolunacağınızı bilin!
BAKARA-139: De ki: ‘Allah hakkında bizimle mücadele mi ediyorsunuz? O, bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız.’
2. YÛSUF-108: De ki: ‘Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur.’
3. YÛNUS-25: Ve Allah, teslim yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat’ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Müstakîm’e ulaştırır.
İSRÂ-53: Ve kullarıma de ki: ‘En güzeli söylesinler!’ Muhakkak ki şeytan, onların aralarını bozar (fesat çıkarır). Muhakkak ki o, insana apaçık düşmandır.
4. NAHL-125: Rabbinin yoluna (Allah’a ulaştıran yola, Sıratı Müstakîm’e) hikmetle ve güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Muhakkak ki senin Rabbin, O’nun yolundan sapanları ve hidayete erenleri bilir.
5. HACC-67: …Öyleyse emrim konusunda seninle niza etmesinler. Sen, Rabbine davet et. Muhakkak ki sen, mutlaka müstakîm (Allah’a doğru istikametlenmiş) olan hidayet üzeresin.
6. KASAS-87: Ve sana indirildikten sonra, Allah’ın âyetlerinden sakın seni alıkoymasın. Ve Rabbine davet et (Allah’a ulaşmaya çağır). Ve sakın müşriklerden olma!
7. FUSSİLET-33: Allah’a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: ‘Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.’ diyenden daha güzel sözlü kim vardır?
Herkes sadece öğrendiğini öğretebilir. Onlar Kur'ân'ı Kerim'den din öğrenmiyorlar. Onlar kitaplardan din öğreniyorlar. Kitaplara yazanlar ise ilim sahipleridir. Bilgileri Allah'tan alarak değil, kendi kafalarındaki standartlara göre algılayan ve dağıtan insanlar. Tabiî bu sonuç çıkacak. Biz de onlar gibi öğretim görseydik biz de şu anda aynı şeyleri söylüyor olacaktık. Ve sizin de ateşe gitmenize biz de sebep olacaktık.
Ama Allah bize bunları öğretti. İnsanlar söylediklerimizi Kur'ân'dan tahkik ettikleri zaman bütün söylediklerimizi yüzde yüz (%100) doğru olduğunu göreceklerdir. Kur'ân'la birebir uyum halinde olduğunu göreceklerdir. Bunun mânâsı onların kurtuluşa ulaşmasıdır. Biz naçiz bir vasıtayız. Allahû Tealâ'nın emir ettiğini yerine getireceğiz. Nitekim Zumer 59'da;
39/ZUMER-9 Em men huve kânitun ânâel leyli sâciden ve kâimen yahzerul âhırete ve yercû rahmete rabbih(rabbihî), kul hel yestevîllezîne ya’lemûne vellezîne lâ ya’lemûn(ya’lemûne), innemâ yetezekkeru ulûl elbâb(elbâbi).
Gece boyunca secde ederek ve kıyamda (ayakta) durarak kanitin olan, ahiretten çekinen (korkan) ve Rabbinin rahmetini dileyen mi? De ki: "(Hiç) bilenle bilmeyen bir olur mu? Ancak ulûl’elbab (daimî zikir sahipleri) tezekkür eder."
Tezekkür edenler ulûl'elbabdır, bilmeyenler cahillerdir. Öyleyse din öğreticileri insanları bilerek mi yanlışa yönlendiriyor? Hayır, dini kitaplardan öğrendikleri için yanlışa yönlendiriyorlar. "Alimler kitap yazar. Karayı akla yazar. Gönüllerde yazılıdır bu kitabın suresi." Yani kitaplardan din öğrenenler var. Onlar faydasız ilmin sahipleridir. Onlar kitap yazar. Karayı akla yazar. Gönüllerde yazılır bu kitabın suresi." Halbuki Kur'ân'ın âyetleri kalpte yazılıdır. 23 sene boyunca Peygamber Efendimiz (S.A.V) kalbine yazılı olan Kur'ân-ı Kerimi okudu.
29/ANKEBÛT-49 Bel huve âyâtun beyyinâtun fî sudûrillezîne ûtûl ilm(ilme), ve mâ yechadu bi âyâtinâ illez zâlimûn(zâlimûne).
Hayır O (Kur’ân-ı Kerim), ilim verilenlerin sinelerinde beyan olunan âyetlerdir. Ve zalimler hariç, onlar âyetlerimizi bile bile inkâr etmezler. Allah razı olsun.