Muhterem Hocam, bazı insanlar "Cennete gitmenin şartı îmânlı olmaktır. Îmânlı olmayan kişiler yani kâfir olan kişiler cennete giremez." diyorlar. Îmân sahibi olmanın yolu nedir?
Soru
Muhterem Hocam, bazı insanlar "Cennete gitmenin şartı îmânlı olmaktır. Îmânlı olmayan kişiler yani kâfir olan kişiler cennete giremez." diyorlar. Îmân sahibi olmanın yolu nedir?
Cevap
Îmân sahibi olmanın vasfı kalbin içine bu kelimenin Allahû Tealâ tarafından yazılmasıdır. Kimin kalbine 'îmân' yazılmışsa o kişi mü'mindir, îmânın sahibidir. Kim de böyle bir hedefe ulaşmamışsa kalbinin içinde 'küfür' kelimesinin sahibidir. Yani o Kur’ân-ı Kerim tabiriyle kâfirdir.
Allahû Tealâ ile kişi arasındaki ilişkilerde 7 tane kalp şartı var, 7 tane inanç şartı var. 7 tane de ni'met tamamlanmadıkça kişinin îmân sahibi olması mümkün değildir. Bunların hepsi ama hepsi mürşide ulaşıldığı an gerçekleşir ve kişi ancak o zaman îmân sahibi olabilir.
MÜMİN OLMANIN 7 İNANÇ ŞARTI
1. Allah’a inanmak. BAKARA - 285
2. Meleklerine inanmak. BAKARA - 285
3. Allah’ın Kitaplarına inanmak. BAKARA - 285
4. Resûllerine inanmak. BAKARA - 285
5. Ruhun ölmeden evvel Allah’a ulaştırılmasına inanmak. RAD - 21
6. Hayrın Allah’tan, şerrin insanın nefsinden olduğuna inanmak. NİSA - 79
7. Ba’su ba’del mevt’e, ölümden sonra tekrar canlandırılacağınıza inanmak. BAKARA - 28, 56
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEYEN KİŞİNİN 7 KALP ŞARTI
1. Kalpteki ekinet alınır. EN’ÂM - 46
2. İhbat konur. HAC - 54
3. Kalp Allah’a döndürülür. KAF - 33
4. Kalbe giden nur yolu açılır. EN’ÂM - 125
5. Kalbin mührü açılır. ZUMER - 22
6. Kalpteki küfür kelimesi alınır. EN’ÂM - 46
7. Kalbe iman yazılır. MUCÂDELE - 22
7 NİMET
1. Devrin İmamının Ruhu Gelir. MU’MİN - 15
2. Kalbe İman Yazılır. MUCÂDELE - 22
3. Günahlar Sevaba Çevrilir. FURKÂN - 70
4. Ruh Vücudu Terk Eder. NEBE - 39
5. Fizik Vücut Allah’a Kul Olmaya Başlar. RA’D - 36
6. Salih Amel (Zikir) Başlar. ZUMER - 23
7. İradenin Güçlenmesi. BAKARA - 257
Said Nursi Hz. Kur’ân-ı Kerim'e uygun olan cümleyi net olarak söylüyor, "Îmân, intisaptır." buyuruyor.
"Cehenneme girenler cehennemde bir süre kaldıktan sonra eğer kalplerinde zerre kadar îmân varsa onlar cehennemden çıkıp cennete gireceklerdir." olayı bir hurafedir, bir bid'attır. 58 tane âyet-i kerimede cehennemlik olarak cehenneme giren kişinin bir daha oradan çıkması söz konusu değil.
CEHENNEMDEN ÇIKIŞ YOK-5
50. ZUHRÛF-77 Ve (mücrimler): “Ey malik (ey cehennem bekçisi)! Rabbin bizim üzerimize hüküm versin (bizi öldürsün).” diye seslendiler. (Malik): “Muhakkak ki siz, (bu azabın içinde) kalacak olanlarsınız.” dedi.
51. MUHAMMED-15 …Onlar için orada her çeşit meyve bulunur ve (onlar için) Rab'lerinden mağfiret vardır. (Bunların durumu), ateşte devamlı kalacak olan ve hamîm (sıcak kaynar su) içirilen, bu sebeple bağırsakları parçalanan kimsenin durumu gibi midir?
52. MUCÂDELE-17 Onların malları ve evlâtları, Allah'tan bir şeye (azaba) karşı onlara asla fayda vermez. İşte onlar, ateş ehlidir, orada ebediyen kalacak olanlardır.
53. HAŞR-17 Böylece ikisinin (münafıkların ve şeytanın) akıbeti orada, ateşin içinde ebediyyen kalmak oldu. Ve işte bu, zalimlerin cezasıdır.
54. TEGÂBUN-10 Âyetlerimizi inkâr edenler ve yalanlayanlar; işte onlar, ateş ehlidirler, orada (cehennemde) ebediyyen kalacak olanlardır. Ve (o) ne kötü varış yeri (ulaşılacak yer).
55. CİNN-23 …Ve kim Allah'a ve O'nun Resûl'üne asi olursa, bundan sonra muhakkak ki onun için, içinde ebediyyen kalacağı cehennem ateşi vardır.
56. NEBE-21 Muhakkak ki cehennem mirsad olmuştur.
NEBE-22 Azgınlar için meab (sığınılacak yer) olarak.
NEBE-23 (Onlar) orada bütün zamanlar boyunca kalacak olanlardır.
57. İNFİTÂR-14 Ve muhakkak ki füccar, mutlaka alevli ateş içindedir.
İNFİTÂR-15 Din günü ona (alevli ateşe) yaslanırlar (atılırlar).
İNFİTÂR-16: Ve onlar, ondan (alevli ateşten) gaib olacak (kaybolacak, yanıp bitecek) değillerdir.
58. BEYYİNE-6 Muhakkak ki kitap ehlinden inkâr edenler ve müşrikler, cehennem ateşindedirler ve orada devamlı kalacak olanlardır. …
Allahû Tealâ ne zaman kalbimize îmânı yazıyor? Mürşidimize tâbî olduğumuz an. Bakara 256'da: "Dînde zorlama yok. İrşad yoluyla gayy yolu birbirinden tamamen ayrılmış vaziyette. Kim tagutu inkâr eder Allah'a îmân ederse işte o zaman Allah onun kalbine îmân yazıyor."
2/BAKARA-256: Lâ ikrâhe fîd dîni kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lenfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun).
Dînde zorlama yoktur. irşad yolu (hidayet yolu, Allah'a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah'a îmân ederse (mü'min olur, Allah'a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah'tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem'î'dir, Alîm'dir.
Mu'min 40'ta da: "Kim bir seyyiat işlerse misliyle cezalandırılır. Ama kim mü'min olup ıslâh edici amellere başlarsa Allah bütün seyyiatlerini hasenata çevirir." Allahû Tealâ'nın onun, o güne kadar bütün işlediği günahları sevaba çevirdiğini görüyoruz.
40/MU'MİN-40: Men amile seyyieten fe lâ yuczâ illâ mislehâ, ve men amile sâlihan min zekerin ev unsâ ve huve mu'minun fe ulâike yedhulûnel cennete yurzekûne fîhâ bi gayri hisâb(hisâbin).
Kim seyyiat (şerr, derecat düşürücü ameller) işlerse mislinden daha fazla cezalandırılmaz. Kadınlardan veya erkeklerden kim amilüssalihat (nefsi ıslâh edici ameller, nefs tezkiyesi) yaparsa işte onlar, (îmânı artan) mü'minlerdir. Onlar, cennete konulacak ve hesapsız rızıklandırılacaktır.
Furkan 70'te günahların sevaba çevrilmesi zikrediliyor ve Hucurât 7'de açıkça îmân sahibi olmanın standartları gerçekleşiyor.
25/FURKÂN-70: İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât(hasenâtin), ve kânallâhu gafûren rahîmâ(rahîmen).
Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü'min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafur'dur (günahları sevaba çevirendir), Rahîm'dir (rahmet nuru gönderendir).
Hucurât 7: "Bilin ki, Allahın Resûl'ü içinizde. Emirlerde size uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Lakin Allah size îmânı sevdirdi (yani kalbinize îmân yazdı) ve kalbinizi o îmânla tezyin etti, küfrü, fıskı ve isyanı sizden beri kıldı. İşte onlar irşada ulaşanlardır."
49/HUCURÂT-7: Va’lemû enne fîkum resûlallâh(resûlallâhi), lev yutîukum fî kesîrin minel emri le anittum ve lâkinnallâhe habbebe ileykumul îmâne ve zeyyenehu fî kulûbikum, ve kerrehe ileykumul kufre vel fusûka vel isyân(isyâne), ulâike humur râşidûn(râşidûne).
Ve aranızda Allah'ın Resûlü olduğunu biliniz. Eğer işlerin çoğunda size itaat etseydi, mutlaka sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size îmânı sevdirdi ve onu kalplerinizde müzeyyen kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı size kerih gösterdi. İşte onlar, onlar irşad olanlardır.
Sevgili kardeşlerim, küfrün, fıskın ve isyanın bizden tamamen beri kılması kişinin daimî zikre ulaşmasıyla mümkündür ve ondan sonra daimî zikre ulaşan insanın 19 kademede kalbi müzeyyen oluyor ve böylece Allahû Tealâ o kişiyi irşada ulaştırıyor.
ORTAK AKIL
NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
NEFS TEZKİESİ VE TASFİYESİ İLE NEFSİN 19 AFETİ 19 HASLETE DÖNER,
RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekinnet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhit
Allahû Tealâ Hucurât 14'te "Araplar: 'Biz mü'min olduk.' Hayır, siz mü'min olmadınız, 'İslâm dairesini girdik.' deyin. Çünkü kalbinizin içine îmân girmedi." buyuruyor.
49/HUCURÂT-14: Kâletil a’râbu âmennâ, kul lem tu’minû ve lâkin kûlû eslemnâ ve lemmâ yedhulil îmânu fî kulûbikum, ve in tutîullâhe ve resûlehu lâ yelitkum min a’mâlikum şey’â(şey’en), innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).
Araplar: “Biz âmenû olduk.” dediler. (Onlara) de ki: “Siz âmenû olmadınız (Allah'a ulaşmayı dilemediniz). Fakat: “Teslim olduk.” deyin. Kalplerinize (içine) îmân girmedi. Ve eğer Allah'a ve O'nun Resûlü'ne itaat ederseniz (Allah'a ulaşmayı dilerseniz), amellerinizden bir şey eksiltmez. Muhakkak ki Allah, Gafûr'dur, Rahîm'dir.”
Dilin söylediği kalbinde yoksa o zaman kalbine îmân girmiyor. Kimin kalbine îmân giriyor? Mürşidine 12 ihsanla tâbî olan, Allah'ın kalbine îmân yazdığı kişinin kalbine îmân giriyor ve o îmânı artan bir mü’min oluyor. Öyleyse îmân sahibi olmanın vasfı, kalbin içine kelime olarak îmânın yazılmasıdır. Eğer îmân yazılmamışsa, içinde 'küfür' kelimesi varsa o kişi kâfirdir. Kalbine îmân yazılan kişi îmânı artan mü'min olarak Kur’ân âyetlerinde yer alıyor.