Muhterem Hocam, bazı insanlar musîbetlerden kurtulunca Allah’tan da uzaklaşır mı?

Soru

Muhterem Hocam, bazı insanlar musîbetlerden kurtulunca Allah’tan da uzaklaşır mı?

Cevap

Evet. Kur’ân-ı Kerim’de Allahû Tealâ bunu söylüyor. Tevbe 126’da, Allahu Tealâ musîbetlerle imtihan ediyor. Allah'ın muradı ne? Musîbetlerden gerekli dersi alsın ve Allah’a ulaşmayı dilesin. Ama ne yazık ki bu olmuyor: "Tövbe etmiyorlar, zikre başlamıyorlar."

9/TEVBE-126 E ve lâ yerevne ennehum yuftenûne fî kulli âmin merraten ev merrateyni summe lâ yetûbûne ve lâ hum yezzekkerûn(yezzekkerûne).

Ve onlar, senede bir veya iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra tövbe etmiyorlar (Allah’a yönelmiyorlar) ve onlar zikir yapmıyorlar (Allah’ın ismini art arda tekrar etmiyorlar).

Fakat musîbetlerden ders alanlar da var, Bakara 155:

2/BAKARA-155 Ve le nebluvennekum bi şey’in minel havfi vel cûi ve naksın minel emvâli vel enfusi ves semerât(semerâti), ve beşşiris sâbirîn(sâbirîne).

Ve sizi mutlaka korku ve açlıktan ve mal, can ve ürün eksikliğinden imtihan ederiz. Ve sabredenleri müjdele.

O sabredenler kimler? Onlar, “Ben Allah içinim ve mutlaka ruhum Allah’a ulaşacaktır.” diyenler, Bakara 156:

2/BAKARA-156 Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne).

Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.

Ama kişi ruhu Allah’a ulaştıktan sonra Rûm 33’te belirtildiği gibi tekrar dönebiliyor, kardeşimizin ifade ettiği gibi.

30/RÛM-33 Ve izâ messen nâse durrun deav rabbehum munîbîne ileyhi summe izâ ezâkahum minhu rahmeten izâ ferîkun minhum bi rabbihim yuşrikûn(yuşrikûne).

Ve insanlara bir zarar dokunduğu zaman Rab’lerine dua ederek, O’na yönelirler. Sonra onlara kendisinden rahmet tattırdığı (Rahîm esması ile hidayete erdirdiği) zaman onlardan bir kısmı Rab’lerine şirk (ortak) koşarlar (hidayetteyken dalâlete düşerler).

Gerçekten de Allahû Tealâ senede birkaç defa insanları musîbetlerle imtihan ediyor. İnsana bir zarar dokunduğunda nasıl davrandıkları Allah için önemlidir. Musîbetleri yaşayan insanlardan bir kısmı musîbetlerden gerekli uyarıyı almıyor, hayatını değiştirmiyor, Allah’a ulaşmayı dilemiyor. Ama bir de ikinci grup var. Musîbetleri Allah’a ulaştırmak için bir vesile kabul ediyorlar.

7 safha musîbete baktığımız zaman 7 âyet-i kerimeyle bunu net olarak anlıyoruz.

MUSÎBETLER KENDİ YAPTIKLARIMIZDAN KAYNAKLANIYOR

1. ÂLİ İMRÂN – 182: İşte bu (azap), Allah kullara zulmedici olduğundan değil, ellerinizle takdim ettiğiniz (yaptığınız) şeyler sebebiyledir.

2. NİSÂ – 62: Bundan sonra onlara, elleriyle işlediklerinden dolayı bir musîbet geldiği zaman halleri nasıl olur. ...

3. ENFÂL – 51: İşte bu, ellerinizle takdim ettikleriniz (kendi yaptıklarınız) sebebiyledir...

YÛNUS – 44: Muhakkak ki Allah, insanlara (hiç) bir şeyle (asla) zulmetmez. Lâkin insanlar, kendi nefslerine zulmederler.

4. HACC – 10: İşte bu, senin ellerinle takdim edilen şeyler sebebiyledir. Ve muhakkak ki Allah, abidler (Allah’a kul olanlar) için zulmedici değildir.

HACC – 35:... Onlara isabet edenlere (musîbetlere) sabredenlerdir ve salâtı (namazı) ikame edenlerdir. Ve onlar, onları rızıklandırdığımız şeylerden infâk ederler.

5. KASAS – 47: Ve eğer elleriyle takdim ettikleri (yaptıkları) sebebiyle onlara bir musîbet isabet ederse: “Rabbimiz keşke bize bir resûl gönderseydin, böylece biz, Senin âyetlerine tâbî olurduk ve mü’minlerden olurduk.” diyecek olmasalardı (seni Nebî-Resûl olarak göndermezdik).

6. RÛM – 36: Ve insanlara rahmet tattırdığımız zaman onunla ferahlarlar (şımarırlar). Ve eğer, elleri ile takdim ettiklerinden dolayı onlara bir kötülük isabet ederse o zaman onlar, ümitsizliğe düşerler.

7. ŞÛRÂ – 30: Size bir musîbet isabet ettiği zaman işte o, ellerinizin kazandığı (yaptıklarınız) sebebiyledir. (Musîbetlerin) çoğunu affeder.

ŞÛRÂ – 48: ... Ve muhakkak ki Biz, insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman onunla ferahlar. Ve eğer elleriyle takdim ettikleri sebebiyle bir kötülük isabet ederse, işte o zaman insan mutlaka kefûr olur (inkâr eder, nankör olur).

Evet, önemli olan musîbetlerden, kendi yaptıklarımızdan kaynaklananlardan ders çıkartmak.

Fakat şeytan boş durmuyor. Kendisine bir zarar dokunduğu zaman Allah’a ulaşmayı dileyerek O’na yönelen insanların bir kısmını iblis kandırmayı başararak tekrar dalâlete, gizli şirke düşürüyor. Rûm 33’te Allahû Tealâ bunu söylüyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 29 Ekim 2026Son güncelleme: 29 Ekim 20264 dk okuma0