Muhterem Hocam, mürşidine tâbi olan bir Müslüman, cennet boyutuna geçişinde mürşidin rolü sadece uyarıcı niteliğinde midir?

Soru

Muhterem Hocam, mürşidine tâbi olan bir Müslüman, cennet boyutuna geçişinde mürşidin rolü sadece uyarıcı niteliğinde midir?

Cevap

Hayır. Her zaman Resûl, müjdeleyici ve uyarıcıdır. Böyle bir slaytımız var, âyetlerle müjdelemek ve uyarmak. Yani nerede resûl varsa, hangi safhada söz konusuysa, orada bir müjdelemek ve uyarmak var. Evet, bakın 21 tane âyet:

MÜJDELEMEK VE UYARMAK (21 âyet)

1. BAKARA-119: Muhakkak ki Biz seni, hak ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ve ashâbı cehîmden (cehennemliklerden) sana sorulmaz (sen cehenneme gideceklerden sorumlu tutulmazsın).

2. BAKARA-213: İnsanlar bir tek ümmetti. Sonra Allah, müjdeleyici ve uyarıcı peygamberler beas etti (gönderdi). Ve onlarla birlikte, insanların aralarında, ayrılığa düştükleri şey hakkında hüküm vermeleri için hak ile kitap indirdi. …..

3. NİSÂ-165: (Onlar) müjdeleyici ve uyarıcı resûllerdir ki, insanların resûllerden sonra Allah’a karşı (bizi uyaran ve müjdeleyen bir resûl gelmedi) diye hüccetleri (delilleri) olmasın. Ve Allah, Azîz’dir, Hakîm’dir.

4. MÂİDE-19: …sizlere gerçekleri açıklayan Resûl’ümüz gelmiştir. “Bize bir müjdeleyici ve de uyarıcı gelmedi.” dersiniz diye (dememeniz için). Oysa size müjdeleyici ve uyarıcı bir Resûl gelmişti. Allah herşeye kaadirdir.

5. ENÂM-48: Biz resûlleri uyarıcılar ve müjdeleyiciler olmaktan başka (bir şey için) göndermeyiz. Artık kim âmenû olur (Allah’a ulaşmayı dilerse) ve ıslâh olursa artık onlar korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.

6. ARÂF-188: …Eğer bengaybı bilseydim, hayrı mutlaka çoğaltırdım, bana bir kötülük dokunmazdı. Ben ancak mü’min olan kavim için bir nezîr (uyaran) ve müjdeleyiciyim.

7. YÛNUS-2: Onlardan bir adama, “İnsanları uyarması, âmenû olanları (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenleri) müjdelemesi” için vahyetmemiz insanlara acâip (garip) mi geldi? Muhakkak ki onlar için, Rab’lerinin yanında sıddıklar makamı vardır.

8. HÛD-2: (Bu kitap), Allah’tan başkasına kul olmamanız içindir. Muhakkak ki ben, O’ndan (O’nun tarafından) sizin için bir uyarıcı ve müjdeciyim.

9. HÛD-25: Ve andolsun ki; Nuh’u kendi kavmine gönderdik. Muhakkak ki ben, sizin için ifadesi açık ve kesin bir uyarıcıyım.

10. İSRÂ-105: Ve Hakk’ı (Kur’ân’ı), O’nu, Biz indirdik. Ve Hakk ile indi. Seni, müjdeleyici ve uyarıcı olmandan başka bir şey için göndermedik.

11. KEHF-2: (Kur’ân-ı Kerim), kayyûm (kıyamete kadar devam edecek) olarak, katından şiddetli azapla uyarmak ve salih amel yapan mü’minlere en güzel ecrin onların olduğunu müjdelemek için (indirildi).

12. KEHF-56: Biz, resûlleri sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. Kâfirler (ise) hakkı bâtılla iptal etmek için mücadele ederler. Âyetlerimi ve uyarıldıkları şeyleri alay (konusu) ederler.

13. MERYEM-97: Böylece Biz, O’nu (Kur’ân-ı Kerim’i) senin lisanınla kolaylaştırdık. O’nunla, takva sahiplerini müjdelemen ve inatçı kavmi uyarman için.

14. FURKÂN-56: Ve Biz, seni sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

15. LOKMÂN-7: Ve ona âyetlerimiz okunduğu zaman onu işitmemiş gibi kibirlenerek döner (gider), onun kulaklarında vakra (işitme engeli) varmış gibi. Öyleyse onu elim azapla müjdele (ikaz et, uyar).

16. AHZÂB-45: Ey Nebî (Peygamber)! Muhakkak ki Biz, seni şahit, müjdeleyici ve nezîr (uyarıcı) olarak gönderdik.

17. SEBE-28: Ve Biz, seni (kâinattaki) insanların hepsi için müjdeleyici ve nezîr (uyarıcı) olmandan başka bir şey için göndermedik. Fakat insanların çoğu bilmezler.

18. FÂTIR-24: Muhakkak ki Biz seni, hak ile müjdeleyici ve nezîr (uyarıcı) olarak gönderdik.

İçinden bir nezîr gelip geçmiş olmayan hiçbir ümmet yoktur.

19. YÂSÎN-11: Sen sadece zikre tâbî olanı vegaybte Rahmân’a huşû duyanı uyarırsın. Öyleyse onu mağfiret ile (günahların sevaba çevrilmesiyle) ve “kerîm ecir” ile müjdele.

20. FUSSİLET-4: Müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Fakat onların çoğu yüz çevirdiler. Artık onlar işitmezler.

21. FETİH-8: Muhakkak ki Biz, seni şahit, müjdeleyen ve uyarıcı olarak gönderdik.

Kimler için müjdeci? Ulaşmayı dileyenler için. Kimler için uyarıcı? O emri yerine getirmeyenler için. Örneğin: Allah’a ulaşma dileği; resûl, dilemeyenler için uyarıcı, dileyenler için müjdeci. İkinci safha Müjdelemek ve uyarmak; Mürşide tâbiiyet: Tâbi olanlar için müjdeci, tâbi olmayanlar için uyarıcı. Ruhun Allah’a teslimi: Mürşit, ruhunu Allah’a teslim edenler için müjdeci, teslim etmeyenler için uyarıcı. Ve bunun gibi Kur'ân-ı Kerim’de yer alan, kardeşimizin hazırladığı tam 21 tane âyet söz konusu. Öyleyse mürşidin rolü sadece uyarıcı mı? Hayır. Her noktada hem müjdelemek hem uyarmak söz konusudur.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 30 Ekim 20264 dk okuma0