Muhterem Hocam, bazı insanların bilinçli olarak mürşidlere karşı olumsuz anlatımlarda bulundukları doğru mu?
Soru
Muhterem Hocam, bazı insanların bilinçli olarak mürşidlere karşı olumsuz anlatımlarda bulundukları doğru mu?
Cevap
Evet, her devirde kalbi tâb edilen şeytanın hegemonyası içerisinde insan şeytanlar, cin şeytanlar hep var olmuştur.
Ama hak mürşide, Allah'ın irşada memur ve mezun kıldığı mürşide ulaşabilmek hacet namazı kılmakla mümkündür. Nitekim bugün duhan bir fitne, bir cehalet perdesi, bir cehalet dumanı herkesi sarmış durumda ve insanlar mü’min olduklarını zannediyorlar. Azap içindeler.
Ama Allahû Tealâ bu azaptan kurtulabilmeleri için biz onlara resûl gönderdik. Ama onlar resûlden ibret almadılar. Yani resûlden ibret almayanlar daveti kabul etmeyenlerdir. Daveti kabul etmeyenler o zaman Allah’ın davetini kabul etmeyip şeytanın davetini kabul ediyor. Şeytana itaat ediyor. Ve şeytana itaat etmekle de dünyaya meylediyor.
Her devirde Mü’minûn Sûresi’nin 44. âyet-i kerimesinde resûllerin yalanlandığını görüyoruz. Öldürülmek istediklerini görüyoruz. Resûlleri inkâr etmenin sonucu elbette çok ağır bir bedeli ifade ediyor, azap.
23/MUMİNÛN-44 Summe erselnâ rusulenâ tetrâ,, kullemâ câe ummeten resûluhâ kezzebûhu fe etbâ’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdîs(ehâdîse), fe bu’den li kavmin lâ yu’minûn(yu’minûne).
Sonra Biz, resûllerimizi art arda (arası kesilmeksizin) gönderdik. Her ümmete resûlü geldiği zaman, her defasında onu yalanladılar. Biz de onları birbiri arkasından (helâk ettik). Ve onları efsane kıldık. Artık mü’min olmayan kavim (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.
Mürşidine ulaşmayan kişi on âyet-i kerime gereğince dalâlette.
MÜRŞİDE TÂBÎ OLMAYAN (Tarikata Girmeyen) DALÂLETTEDİR (10 AYET)
1. ÂLİ İMRÂN-164 Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir ni’met olmak üzere kendilerinden bir resûl beas eder... Ondan evvel onlar gerçekten açık bir dalâlet içinde idiler.
2. A‘RÂF-186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur. Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın terkeder.
3. NAHL-36 ...Biz, bütün ümmetlerin içinde resûl beas ettik. Allah’a kul olsunlar ve tağuttan içtinap etsinler diye. Onlardan bir kısmını, Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu. …
4. KEHF-17 …Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa artık onun için velî mürşid bulunmaz.
5. TÂHÂ-123 …“İkiniz oradan inin! Hepiniz birbirinize düşman olarak. Bundan sonra Benden size mutlaka hidayet gelecek. O zaman kim hidayetime tabi olursa artık o, dalâlette kalmaz ve şâki olmaz.”
6. KASAS-50 …eğer sana icabet etmezlerse, bil ki onlar heveslerine tâbidirler. Allah’tan bir hidayetçi olmaksızın kendi heveslerine tâbi olandan daha çok dalâlette kim vardır? ...
7. ZUMER-23 …İşte bu, Allah’ın hidayetidir, dilediğini onunla hidayete erdirir. Ve Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi yoktur.
8. CÂSİYE-23 Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah onu ilim üzere dalâlette bıraktı. …Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidayete erdirir?…
9. AHKÂF-32 Ve Allah’ın davetçisine icabet etmeyen kimse, yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değildir. Ve onun Allah’tan başka dostları yoktur. İşte onlar apaçık dalâlet içindedirler.
10. CUMA-2 Ümmîler arasında, kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. …Ve daha önce elbette onlar, sadece açık bir dalâlet içinde idiler.
Allahû Tealâ’nın indinde insanlar var mürşidlerini ararlar. Bunlar Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. İnsanlar var aramazlar. Eğer insan orada Allah’a ulaşmayı dilemezse onunla irşad makamı arasında hicab-ı mesture mutlaka irşad makamından nefrete sebebiyet verecektir.
Her zaman bir tarafta resûl, diğer tarafta da büyük kısmı mutlaka resûle karşı olan o ülkenin din konusundaki ileri gelenleri olmuşlardır.
İrşad makamı söz konusu değilse kişi şeytanla beraberdir. Mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır. "mürşid farz değildir. Yaşadığımız devrede zaten mürşid de yoktur, son mürşid Peygamber Efendimiz (S.A.V)." diyenler tamamen yanılgı içindedirler.