Muhterem Hocam, bazı kişiler tebliğ yaptığımız zaman Allah’ın adaletinden şüphe ettiklerini görüyoruz, cennet ve cehenneme inanmadıklarını söylüyorlar, bu kişilere nasıl tebliğ yap

Soru

Muhterem Hocam, bazı kişiler tebliğ yaptığımız zaman Allah’ın adaletinden şüphe ettiklerini görüyoruz, cennet ve cehenneme inanmadıklarını söylüyorlar, bu kişilere nasıl tebliğ yapmalıyız? Onların bu tarz konuşmalarından sonra tebliği devam ettirmeli miyiz?

Cevap

Sevgili kardeşlerim çok doğaldır. Eğer kişi Allah'a ulaşmayı dilemiyorsa o zaman Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişinin Allahû Teala hassalarına engeller koyuyor. İşte Bakara 6, 7:

2/BAKARA-6 İnnellezîne keferû sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn(yu’minûne). Onlar muhakkak ki kâfirdirler. Onları ikaz etsen de etmesen de onlar için eşittir (birdir), mü’min olmazlar.

2/BAKARA-7 Hatemallâhu alâ kulûbihim ve alâ sem’ıhim, ve alâ ebsârihim gışâvetun, ve lehum azâbun azîm(azîmun). Allah onların kalplerinin üzerini ve işitme (sem’î) hassasının üzerini mühürledi ve görme (basar) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Onlar için azîm (büyük) azap vardır.

Eee diyeceksin ki; bunlar dinde ilmin sahibi, onların ilimleri faydasız ilimdir. Câsiye 23’te;

45/CÂSİYE-23 E fe raeyte menittehaze ilâhehu hevâhu ve edallehullâhu alâ ilmin ve hateme alâ sem’ihî ve kalbihî ve ceale alâ basarihî gışâveten, fe men yehdîhi min ba’dillâhi, e fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne). Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah, onu ilim (onun faydasız ilmi) üzere dalâlette bıraktı. Ve onun işitme hassasını ve kalbini mühürledi. Ve onun basar (görme) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidayete erdirir? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?

Yine sağır, dilsiz ve körler Allah'ın dalâlete bıraktığı kişiler yani hassaları engelli olan insanlar sağır ve körlerdir.

Eğer irşad makamı onlara âyetlerle tebliğ yaparsa ve karşı çıkıyorlarsa bunlar o zaman da uzuvlarına engeller konuyor. O zaman hassaları ve uzuvları engelli olan insanlara doğal olarak Allah'ın adaletinden de şüphe ederler, cennet ve cehennemden de şüphe ederler, hepsi bir şüphe üzeredir. "Bu kişilere nasıl tebliğ yapmalıyız? Onların bu tarz konuşmalarından sonra tebliğe devam ettirmeli miyiz?" Elbette zaten onlar şüphe içindedirler, onlar cehalet içindedirler, onlar bütün 19 negatif özelliğin sahibidirler.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) bakın ne buyuruyor:

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Deylemi, El Firdevsü bi Me’sûru’l-Hitâb c.6 s.567/449 (Beyrut); Ramuze’l-Ehadis c.2 s.463/3; İ. Gazali, İhyâu Ulûmiddîn I. cilt, sh. 154.

"Her âlimle değil, sizi beş şeyden sakındırıp, beş şeye çağıran âlimle oturunuz. Riyadan ihlasa, Kibirden tevazuya, Düşmanlıktan nasihate, Şüpheden yakîne, Dünyaya rağbetten zühde."

İşte bakın "Her âlimle değil, sizi beş şeyden sakındırıp, beş şeye çağıran âlimle oturunuz..." Allah razı olsun ve Allah'a ulaşmayı, İslâm'ın 7 tane hedef emrini bildireceksiniz ve onları Allah'a davet edeceksiniz inşallah.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma1