Muhterem Hocam, bazı mürşidlerin insanları kendilerine çağırdıkları doğru mudur?

Soru

Muhterem Hocam, bazı mürşidlerin insanları kendilerine çağırdıkları doğru mudur?

Cevap

Aslında onlar kendini mürşid zannedenlerdir. Ama mürşid olanlar hepsi Allah’a davet ediyorlar. Âyetler gayet açık. 7 safhaya davet.

ALLAH’A DAVET EDENLER

1. ENFÂL-24 …Allah ve Resûl'ü sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman (davete) icabet edin!

Ve Allah’ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve muhakkak sizin O’na haşrolunacağınızı bilin!

BAKARA-139 De ki: ‘Allah hakkında bizimle mücâdele mi ediyorsunuz? O, bizim de Rabbimizdir, sizin

de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız.’

2. YÛSUF-108 De ki: ‘Benim ve bana tâbi olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı

görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur.’

3. YÛNUS-25 Ve Allah, teslim yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zât’ına ulaştırmayı) dilediği

kimseyi, Sırat-ı Müstakîm’e ulaştırır.

İSRÂ-53 Ve kullarıma de ki: ‘En güzeli söylesinler!’ Muhakkak ki şeytan, onların aralarını bozar (fesat

çıkarır). Muhakkak ki o, insana apaçık düşmandır.

4. NAHL-125 Rabbinin yoluna (Allah’a ulaştıran yola, Sırat-ı Müstakîm’e) hikmetle ve güzel öğütle

davet et. Onlarla en güzel şekilde mücâdele et. Muhakkak ki senin Rabbin, O’nun yolundan sapanları

ve hidayete erenleri bilir.

5. HAC-67 …Öyleyse emrim konusunda seninle nizâ etmesinler. Sen, Rabbine davet et. Muhakkak ki

sen, mutlaka müstakîm (Allah’a doğru istikametlenmiş) olan hidayet üzeresin.

6. KASAS-87 Ve sana indirildikten sonra, Allah’ın âyetlerinden sakın seni alıkoymasın. Ve Rabbine

davet et (Allah’a ulaşmaya çağır). Ve sakın müşriklerden olma!

7. FUSSİLET-33 Allah’a davet eden ve sâlih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: ‘Muhakkak ki ben teslim

olanlardanım.’ diyenden daha güzel sözlü kim vardır?

İşte Enfâl 24: “Allah ve Resûl'ü size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman daveti kabul edin, icabet edin.”

“Benim ve bana tâbî olanlar görerek Allah’a davet ediyoruz.”

Yûnus 25: “Sen Rabbine davet et. Hikmetle davet et. Rabbine davet et."

Kasas 87: Rabbine davet.

Fussilet 33: Allah’a davet eden. Davet edenler kimler? Nefs tasfiyesi yaparak teslimlerini gerçekleştirenler. Her devirde kişi ya Âli İmrân 78-79’daki gibi şeytana davet edenler var. Kasas 41’de.

3/ÂLİ İMRÂN-78 Ve inne minhum le ferîkan yelvûne elsinetehum bil kitâbi li tahsebûhu minel kitâbi ve mâ huve minel kitâb(kitâbi), ve yekûlûne huve min indillâhi ve mâ huve min indillâh(indillâhi), ve yekûlûne alâllâhil kezibe ve hum ya’lemûn(ya’lemûne).

Ve muhakkak ki onlardan (Ehli Kitap’tan) bir grup mutlaka, onu (okuduklarını) kitaptan zannetmeniz için kitabı okurken dillerini eğip bükerler oysa o kitaptan değildir. O, Allah’ın katından olmadığı halde: “O, Allah’ın katındandır.” derler. Ve onlar Allah’a karşı bilerek yalan söylüyorlar.

3/ÂLİ İMRÂN-79 Mâ kâne li beşerin en yu’tiyehullâhul kitâbe vel hukme ven nubuvvete summe yekûle lin nâsi kûnû ıbâden lî min dûnillâhi ve lâkin kûnû rabbâniyyîne bi mâ kuntum tuallimûnel kitâbe ve bimâ kuntum tedrusûn(tedrusûne).

Bir insan için, Allah’ın kendisine kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra onun insanlara; “Allah’tan başka bana kul olun” demesi olamaz (mümkün değildir). Fakat, sizin kitabı tedris etmiş (okuyup öğrenmiş) olmanız ve öğretiyor olmanızdan dolayı ancak: “Rabbâni (kendini Rabb’e adamış) kullar olunuz” der.

Kasas 41 ile Fussilet 33 birbirinin zıttı. Kasas 41’de ateşe davet edenler var. Fussilet 33’te Allah’a davet edenler var.

28/KASAS-41 Ve cealnâhum eimmeten yed’ûne ilen nâr(nârı), ve yevmel kıyâmeti lâ yunsarûn(yunsarûne).

Ve Biz, onları ateşe davet eden imamlar (önderler) kıldık. Ve kıyâmet günü onlara yardım olunmaz.

41/FUSSİLET-33 Ve men ahsenu kavlen mimmen deâ ilâllâhi ve amile sâlihan ve kâle innenî minel muslimîn(muslimîne).

Allah’a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?

Allah’a, ateşe çağıran imamlar her devirde vardır. Allah’ın gerçek dostları da vardır, sahtekârlar da vardır. Burada dikkat edilmesi lazım gelen şey iki taraf da Allah’tan bir şeyler aldığını söylerler. Bir grup gerçekten Allah’tan vahiy almaktadırlar. Diğer grup ise sahtekârdırlar. Vahiy almadıkları hâlde aldıklarını iddia ederler.

Allah’ın gerçek mürşidleri etrafındaki insanlara: "Söylediklerimi dikkatle dinleyin. Kur’ân’la karşılaştırın ve söylediklerimden ders alın ve bu öğrendiklerinizi başkalarına da öğretin.” derler. Etraflarında insanlar toplandığı için kendi kendilerini mürşid zannedenler ise öğrendikleri yanlış din bilgileriyle insanların Allah’ın yoluna girmesine mâni olurlar.

"Mürşid bir şirk vasıtasıdır. İnsanlar Allah’a tapmayı unutup mürşide tapmaya başlarlar." Bu tamamen bir hurafe, bir bid’attır. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ekim 2026Son güncelleme: 17 Ekim 20264 dk okuma0