Muhterem Hocam, beklenti sahibi olmayı tetikleyen kibir afetimidir?
Soru
Muhterem Hocam, beklenti sahibi olmayı tetikleyen kibir afetimidir?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, bütün afetler, eğer afetler varsa, daima kişiyi beklenti içine sokar. Çünkü Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor hadîsinde: "Bu ümmet için en çok korktuğum şey heva ve tûl-i emeldir. Heva, nefsin 19 âfetinin toplam adıdır. Hak'tan ayırır. Tûl-i emel ise ahireti unutturur. Şu dünya arkasını dönmüş gidiyor, ahiret ise yüzünü dönmüş geliyor. Her birinin kendine has evlatları, talipleri vardır. İşte bu dünyanın talipleri, beklenti içinde olanlardır. Eğer ahiret taliplerinden olup dünyanın evlâdından olmamaya gücün yeterse, Allah’ı çok zikret."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Beyhakî, Şuabü’l-İmân, XIII, 174/10132
"Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, heva ve tûl-i emeldir. Heva insanı Hak’tan alıkoyar.
Tûl-i emel ise ahireti unutturur. Şu dünya, arkasını dönmüş gidiyor.
Ahiret ise yüzünü dönmüş geliyor.
Her birinin kendine has evlatları (talipleri) vardır. Eğer ahiret taliplerinden olup dünyanın evlatlarından olmamaya gücünüz yeterse bunu yapın! Bolca amel-i sâlihler işleyin! (Zikir yapın) Zira siz bugün amel diyarındasınız, burada hesap yok. Yarın ise hesap olan ancak amel işleme imkânı bulunmayan bir diyara geçeceksiniz."
Öyleyse Allah’a ulaşmayı dileyen, ahiret talebinin sahibi, mürşidine tâbî olan kişi daima zikredecek, zikredecek, zikredecek ve insanlardan beklenti içinde olmayacak. Onun için Allah Resûlü (S.A.V) şöyle buyuruyor:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Kütüb-ü Sitte - Hadisler 7200, 7205.
“Dünyadan rağbetini kes ki; Allah seni sevsin, insanların elindekinden rağbetini kes ki; insanlar seni sevsin.”
"Dünyadan rağbetini kes ki Allah seni sevsin.“ Nefsinin 19 âfetinin talebi dünyadır. "Ama insanların elinden de rağbetin kes ki insanlar seni sevsin.“ İnsanlardan da beklenti içinde olmak, (onlar da âciz kullardır) bize verebilecek bir şey yok. Yani onlar bizim derdimize derman olamazlar. Bizim derdimize derman olan, çözüm getiren daima çözüm mercii Allah’tır.