Muhterem Hocam, ben de Allah’a ulaşmayı dilemek istiyorum. Bunu nasıl yapabilirim?

Soru

Muhterem Hocam, ben de Allah’a ulaşmayı dilemek istiyorum. Bunu nasıl yapabilirim?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, insanlık tarihi boyunca Allah’ın ne kadar peygamberi varsa hepsi ama hepsi kavimlerini Allah’a ulaşmayı dilemeye davet etmişler. Ve bu davetten de asla onlardan bir ecir istememişler. Söyledikleri şey: “Bizim ücretimiz Allah’a aittir ve biz sizin Allah’a ulaşmayı dilemenizi istiyoruz yani âdeta sizin mutlu olmanız için varız.”

Allah’ın dizaynı bu. Takva sahibi olmak neden önemli? Çünkü ezelî ve tek bir din var. Bu din babamız Hz. İbrâhîm’in Hanif dini, Arapça adıyla İslâm ve İslâm dinini yaşamanın ilk adımı, birinci adımı takva sahibi olup Allah’a ulaşmayı dilemektir.

İşte Rûm 31’de hepsinin söyledikleri şey: “Allah’a yönelin, takva sahibi olun. Sakın müşriklerden olmayın.”

30/RÛM-31 Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).

O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

Kimler o müşrikler?

30/RÛM-32 Minellezîne ferrakû dînehum ve kânû şiyeâ(şiyean), kullu hızbin bimâ ledeyhim ferihûn(ferihûne).

(O müşriklerden olmayın ki) onlar, dînlerinde fırkalara ayrıldılar ve grup grup oldular. Bütün gruplar, kendilerinde olanla ferahlanırlar.

Bu şirk gizli şirktir, nefsini, hevasını ilâh edinmektir. Ve dinde fırkalara ayrılanlar da mürşidlerine tâbî olmayan insanlardır. İki özellik söz konusu: Birisi gizli şirk, diğeri de dinde fırkalara ayrılma.

İslâm’ın olmazsa olmaz şartı, gizli şirkten kurtulmak ve mürşide tâbiiyet. İşte slaytımıza bakacak olursak birçok peygamber ne yapmışlar? Bu iki unsuru birlikte ifade etmişler: “Allah’a ulaşmayı dileyin. Takva sahibi olun ve bana itaat edin. Mürşidinize tâbî olun."

ŞUARÂ SURESİNDE GEÇEN 8 ÂYET

Hz. NÛH

1. ŞUARÂ-108 Fettekullâhe ve atîûni.

Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).

2. ŞUARÂ-110 Fettekullâhe ve atîûni.

Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).

Hz. HÛD

3. ŞUARÂ-126 Fettekullâhe ve atîûni.

Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).

4. ŞUARÂ-131 Fettekullâhe ve atîûni.

Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).

Hz. SALİH

5. ŞUARÂ-144 Fettekullâhe ve atîûni.

Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).

6. ŞUARÂ-150 Fettekullâhe ve atîûni.

Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).

Hz. LÛT

7. ŞUARÂ-163 Fettekullâhe ve atîûni.

Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin (bana tâbî olun).

Hz. ŞUAYB

8. ŞUARÂ-179 Fettekullâhe ve atîûni.

Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin (bana tâbî olun).

İşte Şuarâ Suresi’nde geçen 8 âyet bu konuyu ifade ediyor.

Şuarâ 108’de Hz. Nuh (A.S), Şuarâ 110’da Hz. Nuh (A.S) diyor ki: “Allah’a karşı takva sahibi olun, bana itaat edin.” Bu ilk iki safhayı ifade ediyor. Allah’a ulaşmayı dileyin ve bana itaat edin.

Hz. Hûd (A.S): “Allah’a karşı takva sahibi olun ve bana itaat edin.”

Hz. Salih (A.S): “Allah’a karşı takva sahibi olun ve bana itaat edin.”

Hz. Lût (A.S): “Allah’a karşı takva sahibi olun ve bana itaat edin.”

Hz. Şuayb (A.S): “Allah’a karşı takva sahibi olun ve bana itaat edin.”

İşte bu iki, birinci ve ikinci safha varsa %100 kişi teslim dinini yaşıyor.

O zaman ne yapacak kardeşimiz? El açıp: “Yâ Rabbim, bütün peygamberler kavimlerini nasıl Allah’a ulaşmayı dilemeye davet etmişlerse ve dileyenler felâha ermişlerse ben de Sana ulaşmayı diliyorum. Benim de ruhumu Kendine ulaştır. Beni de felâha erenlerden kıl.” diye talepte bulunacak. Bunu yapması hâlinde mutlaka Allahû Tealâ’nın yardımıyla o kişi, 7-8 aylık süre içerisinde ruhunu Allahû Tealâ Kendisine ulaştıracaktır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 18 Ekim 2026Son güncelleme: 18 Ekim 20264 dk okuma0