Muhterem Hocam, "Ben Kur'ân okuduktan sonra çok mutlu oluyorum." sonsuz mutluluğun yolu Kur'ân-ı Kerim'i okumaktan mı geçiyor?

Soru

Muhterem Hocam, "Ben Kur'ân okuduktan sonra çok mutlu oluyorum." sonsuz mutluluğun yolu Kur'ân-ı Kerim'i okumaktan mı geçiyor?

Cevap

Kur'ân-ı Kerim'i okumakta bir zikirdir. Ama fıtratımız gereği hiç kimse daimî Kur'ân okuyamaz. Ama namaz kılmakta bir zikirdir, daimî namazda söz konusu değil. 7 vakit namaz ve daha ötesi ama daimî namaz da yok. Ama asıl bizi mutlu kılan Ankebût Suresi 45. âyet-i kerimesinde zikredilen:

29/ANKEBÛT-45 Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).

Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et (namazı kıl). Muhakkak ki salât (namaz), fuhuştan ve münkerden nehyeder (men eder). Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.

"...ve le zikrullâhi ekber..." Daimî Allah ismini tekrar edebiliriz. Ayaktayken zikredebiliriz, otururken zikredebiliriz, yan üstü yatarken/uykudayken zikredebiliriz. İşte bu Allah isminin tekrarıdır. Allahû Tealâ Muzzemmil Suresinin 8. âyet-i kerimesinde:

73/MUZZEMMİL-8 Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).

Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.

12 saate kadar yapılabilecek olan zikirdir.

33/AHZÂB-41 Yâ eyyuhâllezîne âmenûzkûrullâhe zikren kesîrâ(kesîran).

Ey âmenû olanlar, Allah'ı çok zikirle zikredin!

13 saat yapılan zikirdir.

4/NİSÂ-103 Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alâl mu’minîne kitâben mevkûtâ(mevkûten).

Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü'minlerin üzerine, "vakitleri belirlenmiş bir farz" olmuştur.

Rabbinin ismini daimî olarak zikredeceğimiz zikirdir.

Şu dünya üzerinde herşeyin bir ölçüsü vardır. Allah'ın söylediği ölçü asıldır. Allah'ın emrettiği asgari standartlardan çok daha aşağıda bir şey yerine ikâme etmek, çalışmak, tefrittir. Allah'ın emrettiği hiçbir iş, ölçüyü vurmadan onun çok daha ötesini yapmaya çalışmak da, ifrattır. Ölçüleri bilmeyenlerse her devirde ifratla tefriti birbirine karıştırırlar.

Allahû Tealâ en çok sevdiği mahlûk olan insanın daha mutlu, daha mutlu, daha mutlu olması için sadece zikir ibadetini bir sonsuzluk olarak vermiş. Daimî zikri herkesin üzerine farz kılmış. Diğer ibadetlere baktığımız zaman bunların hep kısıntılı olduğunu görüyoruz. Öyleyse ifratın mümkün olmayacağı ibadet şekli var mıdır? Evet, vardır. Adı, zikirdir. Yani herşeyde ifrat ve tefrit vardır ama zikirde tefrit vardır fakat ifrat yoktur. Çünkü Allahû Tealâ daimî zikri farz kılmıştır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 29 Ekim 2026Son güncelleme: 29 Ekim 20262 dk okuma0