Muhterem Hocam, ben Kur’ân’ı okuyunca tek mürşidin Allah olduğunu görüyorum.Mürşidin farz olduğu nerede yazıyor?
Soru
Muhterem Hocam, ben Kur’ân’ı okuyunca tek mürşidin Allah olduğunu görüyorum.Mürşidin farz olduğu nerede yazıyor?
Cevap
Sen o zaman Kur’ân’dan mesajı anlayamamışsın. Allahû Tealâ gönderdiği bütün peygamberler ki 25 tane peygamber Kur’ân’da zikrediliyor, bunların hepsi hayatta oldukları dönemde mürşiddiler. Onların olmadığı dönemlerde Kur’ân’ı anlamış olsan o zaman Nahl Suresinin 36. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ:
16/NAHL-36 Ve lekad beasnâ fî kulli ummetin resûlen eni’budûllâhe vectenibût tâgût(tâgûte), fe minhum men hedallâhu ve minhum men hakkat aleyhid dalâletu, fe sîrû fîl ardı fanzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne).
Ve andolsun ki Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). (Allah’a ulaşmayı dileyerek) Allah’a kul olsunlar ve taguttan (insan ve cin şeytanlardan) içtinap etsinler (sakınıp kurtulsunlar) diye. Onlardan bir kısmını (Resûlün daveti üzerine Allah’a ulaşmayı dileyenleri), Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının (dilemeyenlerin) üzerine dalâlet hak oldu. Artık yeryüzünde gezin. Böylece yalanlayanların akıbetinin, nasıl olduğuna bakın (görün).
Bu resûllerin hepsi mürşid. Yetmez. Bu resûllerin arasından her zaman Allahû Tealâ’nın seçtiği, Âli İmrân 179’a göre vekâleten tayin ettiği devrin imamı mürşid.
3/ÂLİ İMRÂN-179 Mâ kânallâhu li yezerel mu’minîne alâ mâ entum aleyhi hattâ yemîzel habîse minet tayyib(tayyibi), ve mâ kânallâhu li yutliakum alâl gaybi ve lâkinnallâhe yectebî min rusulihî men yeşâu fe âminû billâhi ve rusulihî, ve in tu’minû ve tettekû fe lekum ecrun azîm(azîmun).
Allah, habis olanı (kötüyü), temiz olandan (mü'min olanı, mü'min gözükenden) ayırıncaya kadar mü'minleri, sizin bulunduğunuz hâl üzere (mü'min olanla mü'min gözükenin bir arada olduğu bir durumda) terk edecek değildir. Ve Allah sizi gayba muttali edecek (gaybı bildirecek) değildir. Ve lâkin Allah, resûllerinden dilediği kimseyi seçer (gaybı o resûlüne bildirir). O halde, Allah'a ve O'nun resûllerine îmân edin. Ve eğer âmenû olur ve takva sahibi olursanız, o zaman sizin için ""Büyük Ecir"" vardır.
Burada, seçiyor burada resûllerden bir tanesini ve Secde 24’e göre o seçtiği kişiyi devrin imamı olarak tayin ediyor. Bu mürşid. Hepsi Kur’ân’da.
32/SECDE-24 Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).
Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.
Mu’minûn Suresinin 44. âyet-i kerimesinde:
23/MUMİNÛN-44 Summe erselnâ rusulenâ tetrâ, kullemâ câe ummeten resûluhâ kezzebûhu fe etbâ’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdîs(ehâdîse), fe bu’den li kavmin lâ yu’minûn(yu’minûne).
Sonra Biz, resûllerimizi art arda (arası kesilmeksizin) gönderdik. Her ümmete resûlü geldiği zaman, her defasında onu yalanladılar. Biz de onları birbiri arkasından (helâk ettik). Ve onları efsane kıldık. Artık mü’min olmayan kavim (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.
Öyleyse kavim resûlleri arasında bir boşluk yok. Fetret dönemi yok. Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de 19 ayrı isimle mürşidi tarif ediyor. Buna peygamber olan mürşid hariç.
KUR'ÂN-I KERİM'DE GEÇEN MÜRŞİD'LERİN 19 AYRI İSMİ
1. NEBÎ
BAKARA-213, ÂLİ İMRÂN-81, AHZÂB-7, BAKARA-121, BAKARA-136
2. İMAM
ENBİYÂ-73, İSRÂ-71, SECDE-24
3. HALİFE
BAKARA-30, EN’ÂM-165, NÛR-55
4. VELÎ RESÛL
ÂLİ İMRÂN-81, BAKARA-101, BAKARA-252
5. MÜJDELEYİCİ VE NEZİR
HÛD-2, HÛD-25, FURKÂN-51, BAKARA-119, BAKARA-213, NİSÂ-165, KEHF-56, FURKÂN-56, İSRÂ-105,
FUSSİLET-4
6. HİDAYETÇİ
A’RÂF-186, HACC-8, MUMİN-33, TÂHÂ-123, BAKARA-38
7. EHLİ ZİKİR
NAHL-43, ENBİYÂ-7
8. MÜNADİ MEHDİ
ÂLİ İMRÂN-193, KAF-41, A’RÂF-44, RA’D-33, YÂSÎN-21, ZUMER-36
9. SADIK
BAKARA-177, ÂLİ İMRÂN-17, TEVBE-119
10. SALİH
ÂLİ İMRÂN-114, İSRÂ-25, CİNN-11
11. SULTAN
RAHMÂN-33
12. HİKMET SAHİBİ ÂLİM
BAKARA-269, ZUMER-9, ÂLİ İMRÂN-18
13. EHLİBEYT
AHZÂP 33
14. VELİYYEN MURŞİDÂ
KEHF-17
15. VELİYYİN VE LÂ ŞEFÎİ
SECDE-4
16. VELİYYUN HAMÎM
FUSSİLET-34
17. VELİYYİN VE LÂ NASÎR
ŞÛRÂ-8, BAKARA-107, BAKARA-120, TEVBE-74
18. VELİYYİN VE LÂ VÂK
RA’D-37
19. VELİYYUL MU'MİNİN VELÎYYUL HAMÎD
ÂLİ İMRÂN-68, ÂLİ İMRÂN-122, ŞÛRÂ-28
Dolayısıyla mürşidin farz olduğu nerede yazılı? Allahû Tealâ resûllerden bahsederken bir nebî resûller var, bir de velî resûller var. Nebî resûller peygamber resûllerdir. Allah’ın kendine şeriat kitabı verdiği peygamberlerdir. Velî resûllerle nebî resûller arasında birbirinden farklı tam 10 tane özellik var.
NEBÎ (PEYGAMBER) RESÛLLER, ŞERİAT KİTABI VERİLENLER
1. Nebî kelimesi sadece Peygamberler için kullanılır. ÂLİ İMRÂN - 81
2. Sadece insanlardan seçilirler. BAKARA - 213
3. Aynı soydan gelirler. MERYEM - 58
4. Aynı anda 2 Nebî olmamıştır. FURKÂN - 35
5. Aralarında fetret devri vardır. MÂİDE - 19
6. Şeriat kitabı sahibidirler. ÂLİ İMRÂN - 81
7. Nebî Resûllerin 5 görevi vardır. BAKARA - 151
8. Nebî Resûl Asaleten hepsi devrin imamıdır. ENBİYÂ - 73
9. Asaleten şefaat yetkisine sahiptir. MERYEM - 87
10. Peygamber Efendimiz son Nebîdir. AHZÂB - 40, BAKARA - 213
VELÎ RESÛLLER, PEYGAMBERLERİN ŞERİAT KİTABI İLE AMEL EDENLER
1. Resûl, Peygamberler dışındaki kişiler için de kullanılmıştır. YÛSUF - 50, NEML - 35
2. İnsanlardan, Meleklerden ve Cinlerden olabilirler. HACC - 75, EN’ÂM - 130
3. Farklı soydan gelirler. ÂLİ İMRÂN - 179, İBRÂHİM – 4
4. Aynı anda bütün kavimlerde Veli resûller vardır. NAHL - 36, İBRÂHİM - 4, MU’MİNÛN - 44, YÂSİN - 13-14-16-20
5. Fetret devri yoktur art arda gelir. MU’MİNÛN - 44
6. Nebîlere verilen şeriat kitaplarıyla hükmederler. ÂLİ İMRÂN - 81
7. Veli resûllerin 4 görevi vardır. ÂLİ İMRÂN - 164, CUMA - 2
8. Veli resûllerin içlerinden biri Vekaleten Devrin imamı olarak seçilir. SECDE - 24
9. Vekaleten şefaat yetkisi vardır. ENBİYÂ - 28
10. Kıyâmete kadar devamlı resûller gelecektir. ÂLİ İMRÂN - 81
Şu anda nebî resûlün olmadığı bir fetret dönemini yaşıyoruz. Ama şu anda dünya üzerinde ne kadar kavim varsa hepsinin arasında Allahû Tealâ’nın tayin ettiği bir velî resûl var. Bu velî resûller belki kendilerini bilmiyorlar. Bu velî resûlleri Allah’ın kendisine bildirdiği, vekâleten devrin imamı tayin ettiği kişi biliyor. Ve onun 5. görevi bu velî resûllere daha bilmedikleri şeyleri öğretmek.
7 safha 4 teslimi yaşayan velî mürşidler var. İşte şu anda fetret dönemi var ve şu anda her kavmin içerisinde bir velî resûl var. Velî resûller insanlardan, cinlerden, meleklerden seçiliyor. Her kavmin içinde ayrı ayrı. Aynı anda her kavmin içerisinde velî resûller var. Aralarında bir boşluk yok. O şeriat kitabı, nebî resûlün şeriat kitabıyla amel ederler. 4 görevin sahibidirler. Ve vekâleten bir tanesini Allah devrin imamı tayin ediyor ve vekâleten şefaat ve kıyâmete kadar bu devam edecek. İşte âyetler.
Gelelim velî mürşidlere. Allahû Tealâ’nın 7 safha ve 4 teslimini yaşayan velî mürşidler var. Sahâbe Resûlullah (S.A.V) döneminde bu 7 safhanın 7’sini yaşadı ve Yûsuf Suresinin 108. âyet-i kerimesinde asaleten devrin imamı Peygamber Efendimiz (S.A.V), ona tâbî olan 7 safha 4 teslimi yaşayan sahâbenin hepsi birer mürşid, velî mürşidler. İşte bu 7 safha 4 teslimi yaşayan sâbikûnların her kavmin içerisinde var.
12/YÛSUF-108 Kul hâzihî sebîlî ed’û ilâllâhi alâ basîratin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel muşrikîn(muşrikîne).
De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”
Allahû Tealâ Kehf Suresinin 17. âyet-i kerimesinde Allah kimi Kendisine ulaştırmışsa o bir velî mürşid vasıtasıyla ulaşmıştır. Kimi de dalâlette bırakırsa onun için bir velî mürşid yok.
18/KEHF-17 Ve terâş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minhu, zâlike min âyâtillâhi, men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).
Ve güneşin doğduğu zaman mağaralarının sağ tarafından geldiğini ve battığı zaman sol taraftan onların yanlarından geçtiğini görürsün. Ve onlar, onun (mağaranın) geniş sahası içinde bulunuyorlardı. İşte bu, Allah’ın âyetlerinden (mucizelerinden)dir. Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa (kim Allah’a ulaşmayı dilemezse) artık onun için velî mürşid (irşad eden evliya) bulunmaz.
Kimi Allah dalâlette bırakıyor? Ra’d 27’de Allah’a ulaşmayı dilemeyeni dalâlette bırakıyor.
13/RAD-27 Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbihi, kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).
Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).”
Allah’a ulaşmayı dilemeyenler için velî mürşid bulunmaz. Allah’a ulaşmayı dileyenler için Allahû Tealâ onlara mürşid göstereceğini garanti ediyor. Vekil mürşidler var.
Öyleyse nerede yazıyor bu mürşidin farziyeti? Kur’ân-ı Kerim’de. Bütün bunların hepsi âyetler.