Muhterem Hocam, ben sizi yeni izlemeye başladım. Diğer kanallardaki sohbetlerde çok farklı bir tarafınızı fark ettim. Hangi konuyu anlatırsanız anlatın bunu âyetlerle anlatıyorsunu

Soru

Muhterem Hocam, ben sizi yeni izlemeye başladım. Diğer kanallardaki sohbetlerde çok farklı bir tarafınızı fark ettim. Hangi konuyu anlatırsanız anlatın bunu âyetlerle anlatıyorsunuz ve hadîslerle destekliyorsunuz ama başka kanallarda bu yok. Ayrıca diğer hocaların birisinin söylediği diğerine uymuyor. Bu konuşan din adamları Kur’ân’a göre konuşursa o zaman konuştukları farklı olabilir mi? Ben sizi dinlerken aklıma Hz. Ali’nin sözü geliyor: “Kur’ân suskundur, onu insanlar konuşturur.” Bu çerçevede din adamları şefaatin bu dünya hayatında olmadığını, şefaatin öbür dünyada olduğunu söylüyorlar. Bu konuyu hep merak ediyordum. Bu konuyu da âyetler ve hadîsler çerçevesinde sizden öğrenebilir miyiz?

Cevap

Evet, evvela şefaat nedir? Şefaat; mürşid önünde kişinin 12 tane ihsanla mürşidine tâbi olduğu zaman, tövbe ettiğinde, tövbe eden kişi ile Allah arasında mağfiret; devrin imamıyla başın üzerine gelen devrin imamının ruhu ile Allah arasında mağfiret; ama tövbe eden kişi ile devrin imamı arasında şefaattir. Yani mürşidin Allah’tan aldığı yardımı tövbe eden kişiye reflekte etmesi, ona yansıtmasıdır şefaat.

Kur’ân-ı Kerîm’de 11 âyet-i kerîmede Allahû Tealâ şefaati anlatıyor ve şefaatin bu dünya hayatında olduğu buyuruluyor. Her devirde de şefaat etme yetkisi sadece devrin imamına aittir. Nebî resûllerle velî resûllerin arasında birbirinden farklı tam 10 tane özellik var. Bu 10 özellikten bir tanesi de; nebî resûller asaleten şefaat yetkisine sahip. Onların olmadığı dönemlerde velî resûller ise vekâleten şefaat yetkisine sahip.

NEBİ (PEYGAMBER) RESULLER, ŞERİAT KİTABI VERİLENLER

1. Nebi kelimesi sadece Peygamberler için kullanılır. ÂLİ İMRÂN - 81

2. Sadece insanlardan seçilirler. BAKARA - 213

3. Aynı soydan gelirler. MERYEM - 58

4. Aynı anda 2 Nebi olmamıştır. FURKÂN - 35

5. Aralarında fetret devri vardır. MÂİDE - 19

6. Şeriat kitabı sahibidirler. ÂLİ İMRÂN - 81

7. Nebi Resullerin 5 görevi vardır. BAKARA - 151

8. Nebi Resul Asaleten hepsi devrin imamıdır. ENBİYÂ - 73

9. Asaleten şefaat yetkisine sahiptir. MERYEM - 87

10. Peygamber Efendimiz son Nebidir. AHZÂB - 40, BAKARA - 213

VELİ RESULLER, PEYGAMBERLERİN ŞERİAT KİTABI İLE AMEL EDENLER

1. Resul, Peygamberler dışındaki kişiler için de kullanılmıştır. YÛSUF - 50, NEML - 35

2. İnsanlardan, Meleklerden ve Cinlerden olabilirler. HACC - 75, EN’ÂM - 130

3. Farklı soydan gelirler. ÂLİ İMRÂN - 179, İBRÂHİM – 4

4. Aynı anda bütün kavimlerde Veli resuller vardır. NAHL - 36, İBRÂHİM - 4, MU’MİNÛN - 44, YÂSİN - 13-14-16-20

5. Fetret devri yoktur art arda gelir. MU’MİNÛN - 44

6. Nebîlere verilen şeriat kitaplarıyla hükmederler. ÂLİ İMRÂN - 81

7. Veli resullerin 4 görevi vardır. ÂLİ İMRÂN - 164, CUMA - 2

8. Veli resullerin içlerinden biri vekâleten Devrin imamı olarak seçilir. SECDE - 24

9. vekâleten şefaat yetkisi vardır. ENBİYÂ - 28

10. Kıyamete kadar devamlı resuller gelecektir. ÂLİ İMRÂN - 81

Örneğin hidayet çağındayız. 14 asır evvel Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz’le sahabenin yaşadığı döneme baktığımız zaman o döneme asr-ı saadet deniyor. Asr-ı saadette şefaat yetkisi Nebîler Sultanı Hazret-i Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz’e aitti ve Allahû Tealâ âyette bunu söylüyor. Ama 1400 yıl geçtikten sonra, bir daha o günden bu yana nebî resûl gelmeyecek.

Her yüz yılda bir Allah’ın gönderdiği müceddit, vekâleten şefaat yetkisine sahip olan kişi, o dönemde yaşayan velî resûller arasından seçilir. Örneğin çağımız hidayet çağı. Hidayet çağında her kavmin içerisinde, ardı arkası kesilmeksizin Allah velî resûller tayin ediyor ve bunlardan bir tanesini Allah seçmiş. Seçtiği velî resûl,14 asır evvel Resûlullah’ın geleceğini bize müjdelediği, “Ümmetimin en hayırlısı” diye buyurduğu Mehdi (A.S). Allahû Tealâ Âli İmrân 81’de bunu söylüyor.

Ve bu dönemde Resûlullah’ın asaleten 14 asır evvel yerine getirdiği şefaati, bugün onun vekili olarak Mehdi (A.S) vekâleten şefaat yetkisini gerçekleştiriyor. Ve şefaat bu dünya hayatındadır. Ölümden sonra söz konusu değil. Şimdi bir daha 11 tane şefaatle ilgili âyetlere bakacak olursak;

ŞEFAAT AYETLERİ

1. BAKARA-48 …ondan (hiç kimseden) bir şefaatin kabul edilmeyeceği ve hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve onlara yardım edilmeyeceği günden sakının.

2. BAKARA-123 Kimseden kimseye bir şey ödenmediği ve onlardan bir fidye kabul edilmeyeceği ve kendilerine şefaatin fayda vermeyeceği ve onlara yardım olunmayacağı bir günden sakının.

3. BAKARA-254 Ey âmenû olanlar! İçinde ne bir alışverişin ne bir dostluğun ve ne de bir şefaatin bulunmadığı gün (kıyamet günü) gelmeden önce, size verdiğimiz rızıklardan infak edin...

4. BAKARA-255 …Göklerde ve yerde olan herşey O’nundur. O’nun izni olmadan, O’nun katında kim şefaat etme yetkisine sahiptir?...

5. NİSA-85 Kim güzel bir şefaatle yardım ederse, ondan onun bir nasibi olur. Ve kim kötü bir şefaatle (günah işlenmesine) yardım ederse onun da ondan (o şerrden) bir payı olur...

6. A’RÂF-53 …Artık bize şefaat edecek şefaatçiler var mı ki; bize şefaat etsinler. Veya (dünyaya) döndürülmüş olsaydık, yapmış olduklarımızdan başkasını yapardık, derler…

7. MERYEM-87 Rahmân’ın indinde, ahd ittihaz edenlerden (Allah’tan ahd alanlardan) başkası şefaate malik olamaz.

8. TÂHÂ-109 İzin günü, Rahmân’ın kendisine izin verdiği ve sözünden razı olduğu (tasarruf rızasının sahibi) kimseden başkasının şefaati bir fayda vermez.

9. MUDDESSİR-48 Artık şefaat edenlerin şefaati onlara fayda sağlamaz.

10. SEBE-23 Ve O’nun huzurunda, kendisine izin verdiği kimseden başkasının şefaati bir fayda vermez.

11. ZUHRÛF-86 Ve onların, O’ndan (Allah’tan) başka taptıkları şeyler şefaate malik değildir. Hakk’a şahit olanlar hariç ve onlar (Hakk’ı) bilirler.

12. HADÎS-İ ŞERİF: Kıyamet günü şefaat isteyenlere sözüm; “Burada şefaatim yoktur, dünyada iken yeterince uyarılmadınız mı?” olacak.

Kaynak: Sahih Buhârî, 8. Cilt 1282. Hadis

13.HADÎS-İ ŞERİF: Peygamber Efendimiz (S.A.V) sevgili kızı Hz. Fâtıma’ya; “Yavrum! Sorumluluklarını yerine getir ve kendini ateşten koru. Yaşadığım müddetçe babalık görevimi eksiksiz yerine getiririm. Lâkin hesap günü sana bir faydam dokunmaz.”

Kaynak: Buhârî, Menakıb, 13; Müslim, İman, 89

14. HADÎS-İ ŞERİF: “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi ise nefsinin arzu ve isteklerine uyan ve buna rağmen hâlâ Allah’tan iyilik temenni edendir.”

Kaynak: Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 25.

Demek ki şefaat yetkisi sadece devrin imamındadır. Allahû Tealâ ona o yetkiyi vermiştir. Ve hadîslerde de kıyamet günü şefaat isteyenlere: “Benim burada şefaatim yoktur. Dünyadayken yeterince uyarılmadınız mı?” diyor. Çünkü Allahû Tealâ bütün velî resûlleri; “Ve mâ nursilul murselîne illâ mubeşşirîne ve munzirîne” Biz resûllerimizi müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderiyoruz.

18/KEHF-56 Ve mâ nursilul murselîne illâ mubeşşirîne ve munzirîne, ve yucâdilullezîne keferû bil bâtılı li yudhıdû bihil hakka vettehazû âyâtî ve mâ unzirû huzuvâ(huzuven).

Biz, resûlleri sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndeririz. Kâfirler (ise) hakkı bâtılla iptal etmek için mücâdele ederler. Âyetlerimi ve uyarıldıkları şeyleri alay (konusu) ederler.

İşte kimler için müjdeleyici? Ulaşmayı dileyenler için. Kimler için uyarıcı? Dilemeyenler için. Ve hadîs-i şerifte Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), kızı Fâtıma’ya diyor ki: “Yavrum! Sorumluluklarını yerine getir ve kendini ateşten koru. Yaşadığım müddetçe babalık görevimi eksiksiz yerine getiririm. Ama sakın, hesap günü sana bir faydam dokunmaz.” diye buyuruyor. Yine: “Akıllı kişi nefsine hâkim olan, ölüm sonrası için çalışandır. Aciz kişi ise nefsinin arzu ve isteğini yerine getiren ve buna rağmen hâlâ Allah’tan iyilik temenni edendir.” buyuruyor.

Evet, demek ki şefaat âyetleri ekranda görüldüğü gibi. Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhârî, Rikak 42; Müslim, Zühd 5, (2960); Tirmizî, Zühd 46, (2380).

“Ölüyü, (mezara kadar) üç şey takip eder:

1- Ailesi

2- Malı

3- Ameli.

Bunlardan ikisi geri döner, biri bâki kalır; ailesi ve malı geri döner, ameli kendisiyle bâki kalır.”

Öyleyse Allah’ın huzurunda hesaba çekildiğinde, Allahû Tealâ kişinin amel defteriyle onu yargılıyor. Ondan sonra orada bir kimsenin yardımı söz konusu değil. Şefaatin bu dünya hayatında olduğunu, tekrar âyetleri tek tek okuduğumuzda net olarak anlıyoruz. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ekim 2026Son güncelleme: 17 Ekim 20267 dk okuma0