Muhterem Hocam, benim mürşidim yok. Doğrudan Allah’a dua ediyor, yardım diliyor ve O’na sığınıyorum. Yanlış mı yapıyorum?
Soru
Muhterem Hocam, benim mürşidim yok. Doğrudan Allah’a dua ediyor, yardım diliyor ve O’na sığınıyorum. Yanlış mı yapıyorum?
Cevap
Kur’ân-ı Kerim’e göre evet. Şimdi beraberce bakalım. Allahû Tealâ, Bakara 186’da ne diyor? “Kullarım sana Benden sorarlarsa...”
2/BAKARA-186 Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb(karîbun) ucîbu da’veted dâi izâ deâni, felyestecîbû lî velyu’minû bî leallehum yerşudûn(yerşudûne).
Ve kullarım sana, Benden sorduğu zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).
Sahâbe dua ederken kime soruyor? Resûlullah’a soruyor. “Kullarım sana Benden sorarlarsa Ben onlara yakınım. Dua edenin davetine icabet ederim.” O zaman sahâbe dua ederken Resûlullah’ı devreye alıyor mu? Evet. Devreye almak zorunda mı? Evet. O zaman da devreye almaları halinde Allahû Tealâ da davete icabet ediyor.
Gelelim Nisâ 64’e: "Biz resûllerimizi insanlar itaat etsin diye gönderiyoruz. O nefslerine zulmedenler, derecat kaybedenler, günah işleyenler sana gelselerdi..." Yani mürşide gelselerdi, "... Allah’tan mağfiret dileselerdi. Mürşid de onlar için mağfiret dileseydi, o zaman Allah onların duasını kabul ederdi."
4/NİSÂ-64 Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi). Ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfera lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen).
Ve Biz, (hiç) bir resûlü, Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka bir şey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resûl’ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.
Öyleyse görüyorsun ki tek başına seni hedefe ulaştırmıyor. Sen dua ediyorsun ama aynı hedef noktasında tâbî olman gereken mürşid de senin için dua ediyor. Bir elin nesi var, iki elin sesi var düsturu gereğince o zaman neticeye ulaşabiliyorsun.
Resûlullah’ın bir hadîsi: “Günahsız bir dille Bana dua edin.” Dua eden kişi zaten günahı için dua ediyor. O zaman “Günahsız bir dille dua edin.” ne demek? “Mürşidinizle Bana dua edin.” diyor. Allah razı olsun.