Muhterem Hocam, benim yuvam yıkıldı. Eşim her pislik şeyi işliyor. Beni aldatıyor. Ne yapacağımı bilmiyorum. Ne buyurursunuz?
Soru
Muhterem Hocam, benim yuvam yıkıldı. Eşim her pislik şeyi işliyor. Beni aldatıyor. Ne yapacağımı bilmiyorum. Ne buyurursunuz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ hiçbirimizi bir başkasının eline ipotek etmemiş. Her zaman çözüm var. Ama çözüm kimde? Allah'ta. Bir serbest irade sahibi olman hasebiyle sen nasıl evlendiysen, evlilik bir kaderse, boşanabilirsin de. Ama şiddet varsa, hiyanet varsa vs. Fakat bunu yine biz neye bağlıyoruz? Diyoruz ki iki rekâtlık istihare namazı kıl. İstihare namazıyla Allahû Tealâ'ya sor: "Benim eşimden ayrılmam uygun mu?" O zaman beyaz ve yeşil renk Allah sana gösterirse, sen gerekeni yerine getirirsin.
Ama diyelim ki hakikaten birisiyle evlisin, böyle bir kişiyle evlisin ve Allahû Tealâ da ne yapmıyor? Boşanma iznini vermiyor. O zaman ne yapması lâzım? Yapması gereken sabır ve zikir. Zikrini arttıracak ve sabredecek. Zikir artışını ve sabır ona ne sağlar? Her gün nefsin manevî kalbindeki âfetlerin azalması, faziletlerinin artışını sağlar. Kabul edelim ki bir gün daimî zikre ulaştı ve afetler sıfır, faziletler 19 var. O zaman böyle bir kişinin eşi hangi davranışı sergilesin sergilesin, ona negatif tesir edebilir mi? Hayır. O kişi kendisine zarar verir.
Nitekim buna misal olarak Peygamber efendimiz (S.A.V) ne diyor? Firavun'un eşi olan Hazreti Asiye annemizi misal veriyor. Dolayısıyla bizim mutsuzluğumuz, huzursuzluğumuz eşimizin elinde, çocuklarımızın elinde, başkasının elinde değil. Nefsimizin âfetlerinden kaynaklanıyor. İblis bile ne diyor? Diyor ki: "Beni niye kınıyorsun? Kendi nefsini kına. Ben bunları sana zorla yaptırmadım. Ben sadece davette bulundum. Sen daveti kabul ettin.”
O zaman eğer gerçekten kurtuluşa ulaşmak istiyorsan mutlaka kalben ulaşmayı dileyip, zikirle nefsin bütün âfetlerini kalbinden temizlemen lâzım. Allah razı olsun.