Muhterem Hocam, berzah âlemindeki insanlar öldüklerinin farkında mı? Orada yaşam var mı? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, berzah âlemindeki insanlar öldüklerinin farkında mı? Orada yaşam var mı? Açıklar mısınız?
Cevap
"Evet sevgili kardeşim, yaşam da var ve öldüklerinin farkındalar. Zaten Secde Suresi 11 ve 12. âyetler bunu açıklıyor:
32/SECDE-11 Kul yeteveffâkum melekul mevtillezî vukkile bikum summe ilâ rabbikum turceûn(turceûne). De ki: “Size vekil kılınan ölüm meleği, sizi vefat ettirecek (öldürecek). Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.”
“Size vekil kılınan ölüm meleği sizi vefat ettirecek, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.”
32/SECDE-12 Ve lev terâ izil mucrimûne nâkısû ruûsihim inde rabbihim, rabbenâ ebsarnâ ve semi’nâ ferci’nâ na’mel sâlihan innâ mûkinûn(mûkinûne). Ve keşke mücrimleri, Rab’lerinin huzurunda başlarını eğerek: "Rabbimiz, biz gördük ve işittik. (Bundan sonra) bizi (dünyaya) geri döndür, salih amel yapalım. Muhakkak ki biz, mukinun (yakîn hasıl edenler) olduk." (derken) görseydin.
O zaman Berzah âlemine geçen muminler başları önde: “Rabbena! Rabbimiz, gördük ve işittik. Bizi tekrar dünyaya geri gönder, salih amel işleyelim.” derler.
Kur'ân-ı Kerim’de tam 7 tane âyet-i kerimede, öldükten sonra pişmanlıklarını beyan ederek: “Bizi dünyaya geri gönder ya Rabbim.” diye talepte bulunuyorlar. "Bizi dünyaya geri gönder."
RESULLERE TÂBÎ OLMAK İÇİN DÜNYA’YA GERİ DÖNMEK İSTEYENLER.
EN’ÂM-27 Ateşin üzerinde durduruldukları zaman görsen. O zaman: “Keşke biz geri döndürülseydik, Rabbimizin âyetlerini yalanlamazdık mü’minlerden olurduk.” dediler.
A‘RÂF-53 “…Rabbimizin resûlleri hak ile gelmiştir. Artık bize şefaat edecek şefaatçiler var mı ki; bize şefaat etsinler. Veya (dünyaya) döndürülmüş olsaydık, yapmış olduklarımızdan başkasını yapardık.” derler. …
İBRÂHİM-44 Azabın onlara geleceği gün ile insanları uyar. O zaman zalimler şöyle diyecek: “Rabbimiz, bizi yakın bir süreye kadar tehir et (bize zaman ver). Senin davetine icabet edelim ve resûllere tâbî olalım.” …
MU’MİNÛN-99 Onların birine ölüm geldiği zaman: “Rabbim, beni geri döndür.” dedi.
MU’MİNÛN-100 “Böylece terk ettiğim salih amelleri işlerim.” Hayır, muhakkak ki onun söylediği söz, sadece (boş) bir kelimedir. Ve beas edilecekleri güne kadar onların arkasında berzah vardır.
SECDE-12 Ve keşke mücrimleri, Rab’lerinin huzurunda başlarını eğerek: “Rabbimiz, biz gördük ve işittik, bizi (dünyaya) geri döndür, salih amel yapalım. Muhakkak ki biz, mukinun (yakın hasıl edenler) olduk.” (derken) görseydin.
SECDE-29 De ki: “Fetih günü, kâfir olanlara imanları bir fayda vermez ve onlara süre verilmez.”
FÂTIR-37 Ve onlar, orada feryat ederler: “Rabbimiz bizi (buradan) çıkar, yapmış olduklarımızdan başka (amel) salih amel yapalım.” …
ŞÛRÂ-44 Ve Allah kimi dalalette bırakırsa, o takdirde onun için, bundan sonra bir velî yoktur. Zalimleri, azabı gördükleri zaman: “(Dünyaya) geri dönüşe bir yol var mı?” derken görürsün.
MU’MİN-11 (Kâfirler) dediler ki: “Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün, iki kere dirilttin, böylece günahlarımızı itiraf ettik. Artık (buradan) çıkmaya bir yol var mı?”
İşte ister İbrâhîm 44 olsun, ister Fâtır 37 olsun, ister diğer bütün âyetler olsun, Secde 29 âyetlerinde aynı zamanda Secde 12 de bu âyette hep dünyaya tekrar geri gelmek ve salih amel işlemek istiyorlar ama tâbî imtihanı kaybetmişlerdir.