Muhterem Hocam, bir Allah dostu: "Allah'a itaat eden, zindanlarda olsa bile bahtiyardır. Allah'ı unutan, saraylarda olsa bile bedbahttır" diye buyurmuştur. İnşaallah bu sözü açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, bir Allah dostu: "Allah'a itaat eden, zindanlarda olsa bile bahtiyardır. Allah'ı unutan, saraylarda olsa bile bedbahttır" diye buyurmuştur. İnşaallah bu sözü açıklar mısınız?
Cevap
Evet sevgili kardeşlerim.
ALLAH’IN ÜLKESİ, MUTLULUK ÜLKESİ Allah’ın Ülkesi Emr Âlemi’dir. Mutluluk Üçgeni: Kişi ruhuna tâbi olduğu zaman mutlaka, yaşadığı olaylarda (derecat kazandırıcı herşey) Allah’ın ülkesinde: Bir kenarı Allah, bir kenarı ruhumuz, bir kenarı kazandığımız dereceler. Derecat kazandırıcı herşey bizi Allah’ın ülkesinde tutar: İyilik yapmak, tebliğ yapmak, zikir, zekat, hac, namaz, oruç, mürşid önünde tövbe, Allah’a ulaşmayı dilemek. Ruhun hasletleri: Sevgi, İmân, Doğruluk, Adalet, Edep, İlim, Cömertlik, Sekînet, İtaat, Sabır, Tevazu, Kanaat, Şükür, Ketumiyet, Hakikat, Faziletler, Vefa, İhlâs, Tevhid.
Apsis-Ordînat Ekseninin Pozitif Tarafı (Yukarı Doğru) 70: İrade Teslimi Yapanlar 60: Nefs Teslimi Yapanlar 50: Daimî Zikre Ulaşanlar 40: Muhsin Olanlar 30: Ruh Teslimi Yapanlar 20: Mürşide Tâbi Olanlar 10: Allah’a Ulaşmaya Dileyenler --- 0 Noktası Başlangıç çizgisi (Dünya seviyesi) --- Apsis-Ordînat Eksenin Negatif Tarafı (Aşağı Doğru) -10: Âyetlerden Gafil Olanlar -20: Âyetleri Yalanlayanlar -30: Âyetleri Satanlar -40: Âyetleri İnkar Edenler -50: Âyetleri Gizleyenler -60: Âyetlerle Alay Edenler -70: Âyetleri Zülmanî İlmi ile Kullananlar
ŞEYTANIN ÜLKESİ, MUTSUZLUK ÜLKESİ Şeytanın ülkesi Zülmanî Âlem’dir. Mutsuzluk Üçgeni: Kişi nefsine tâbi olduğu zaman mutlaka, yaşadığı olaylarda (derecat kaybettirici herşey) şeytanın ülkesinde: Bir kenarı şeytan, bir kenarı nefsimiz, bir kenarı kaybettiğimiz dereceler. Derecat kaybettirici herşey bizi şeytanın ülkesinde tutar. Nefsin afetleri: Kin ve Nefret, Küfür, Yalan, Zulüm, Haset, Cehalet, Cimrilik, Öfke ve Gays, İsyan, Sabırsızlık, Kibir ve Gurur, Hırs ve Şehvet, Nankörlük, Dedikodu, Zan, İptilalar, Vefasızlık, Müraillik, Fitne-Fesat.
Allah'ın Ülkesi ve Şeytan'ın Ülkesi. Aslında bütün kâinat Allah'ındır, ülkeler de Allah'ındır ve insanlar yaşıyor. Ama bu hayat senaryosu içerisinde Allah'ın cezalandırdığı, hapse attığı kişiler var. Bir de Allah'ın güzel hayat kendisine bahşettiği kişiler var. Bu neye göre şekilleniyor? Âkıl ve bâliğ olduğu noktadan itibaren kişinin Allah'ı dilemesine veya dilememesine göre şekilleniyor. Çünkü Allahû Tealâ diyor ki: "Bütün bu kâinatı senin için yarattım. Ama sen de boşuna değilsin, seni kendim için yarattım." Öyleyse herşeyin uğruna yaratıldığı insanın hedefi Allah'tır, Allah'ın Zat'ına ulaşmak, Allah'ın Zat'ını görmek. Şimdi eğer yaratılış hedefine uygun olarak bu kişi yapmadığı takdirde, yapmıyorsa, Allah'a isyan ediyorsa, o zaman mülkünde (mesela şu anda hangi ülkede birisi isyan ederse kolluk kuvvetleri onu alır, tutuklar, hapse atar) işte hapis bir nevi Allahû Tealâ'nın zindanı. Ama bu Zindan'da kişi eğer Allah'a ulaşmayı dilerse, hemen zindandan kurtulup Allah'ın Ülkesi'ne geçer, mutlu olur, bahtiyar olur. Ama Allah'ı unutan, yani kişi ömür sermayesi içerisinde hiçbir zaman Allah'a ulaşmayı dilemezse, o zaman sarayda da olsa, nerede olursa olsun kesinlikle mutsuz, huzursuz, bedbahttır. Dünyada sarayda gibi görünen ama gerçekte Allah katındaki yeri zulmânî yer âlem olan ama dünyada çok sıkıntı çeken ama Allah katında Allah'ın Ülkesi'nde olan nice insanlar var. Öyleyse herşey Allah'ın insanlar için tâyin hedefe göre şekilleniyor. Hedefine doğru yolculuk yapan kişi zindanda olsa bahtiyardır. Allah'ın kendisi için seçtiği hedefe kilitlenmeyen, ona doğru hareket etmeyen kişi kendi hâline yozlaşmaya kalırsa Saray'da da olsa bedbahttır. Allah razı olsun.