Muhterem Hocam, bir anlaşmazlık yaşandığında yapılması lâzım gelen şey nedir?
Soru
Muhterem Hocam, bir anlaşmazlık yaşandığında yapılması lâzım gelen şey nedir?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, şerrriat kısası, tarikat affı ve hakikat kötülüğe karşı hayırla mukabele etmeyi getiriyor. Kişinin nefsi baştan aşağı afetlerle doluysa kendisine bir kötülük yapıldığı zaman yapacağı şey mutlaka o davranışın intikamını almak.
İşte Allah Kur’ân-ı Kerîm’deki kısas hükmüyle bu insanlara bu intikamı alma fırsatını veriyor. Ama affederseniz daha hayırlı. İşte affedebilen insan kimdir? Tarikata girmiş, 7 kademede nefsini tezkiye etmiş olan kişi.
KÖTÜLÜK (ŞERR) YAPARSA
TOKAT ATAN KİŞİ ZULÜM YAPTIĞI İÇİN DERECAT KAYBEDER.
TOKAT YİYEN KİŞİ ZULME UĞRADIĞI İÇİN DERECAT KAZANIR.
KÖTÜLÜĞE KARŞI KÖTÜLÜK (KISAS) YAPARSA
TOKAT ATAN KİŞİ TOKAT YERSE DERECAT KAZANIR.
TOKAT YİYEN KİŞİ KARŞILIK VERİRSE DERECAT KAYBEDER.
KÖTÜLÜĞE KARŞI SESSİZ KALIRSA (AF)
CÂSİYE-14: ...(Allah’ın) cezalandıracağı kavmi bağışlasınlar.»
TOKAT ATAN KİŞİ ZULÜM YAPTIĞI İÇİN YİNE DERECAT KAYBETMİŞ OLUR.
TOKAT YİYEN KİŞİ AFFETTİĞİ İÇİN YİNE DERECAT KAZANIR.
KÖTÜLÜĞE (ŞERRE) İYİLİKLE MUKABELE EDERSE
FUSSİLET-34: Hasene ve seyyie, eşit değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur.
TOKAT ATAN KİŞİ ZULÜM YAPTIĞI İÇİN KAYBETTİĞİ DERECAT İLE KALIR.
TOKAT YİYEN KİŞİ AFFETMESİ YANINDA, İYİLİKLE KARŞILIK VERİRSE YİNE DERECAT KAZANIR.
Görüyorsunuz, kötülük, şer işliyor; karşı taraf da kısası tatbik ediyor. Ama Allahû Tealâ kötülüğe karşı affı emrediyor. Allah’ın cezalandıracağı kul bağışlayın. Çünkü amel defterine anında seyrül hesap olan Allah onun kaybettiği derecatı yazıyor ve mutlaka bedelini alacaktır.
Ama kötülüğe karşı iyilikle mukabele etmek… Bir insanın nefsinde afetler yoksa, 19 fazilet varsa kim ona hangi kötülüğü yaparsa yapsın onun, o kötülüğe karşı hayırla mukabele etmekten başka bir seçeneği yoktur.
Bu insanlar kimlerdir? Muhlisler, salihler ve ulûl’elbab. Bunlara ne yapılırsa yapılsın, bunların nefsinde afetler olmaması hasebiyle onlar kötülüğe karşı hayırla mukabele ederler. Öyleyse kısas, af, kötülüğe karşı hayırla mukabele etmek.
Öyleyse kısas şeriatı, af tarikatı; ruhunu teslim eden kişileri ve hakikatle irade teslimine ulaşmış olanları ifade eder.
Böyle bir dizaynda sahâbenin davranış biçimi sizin için örnek teşkil etmeli diyor Muhterem Efendimiz. Unutmayın ki Asr-ı Saadet’i yaşayan sahâbe de bizler gibi insanlardı; hatta bizlerden çok daha kötü standartlarda başlamışlardı hayata. Ama sonra da dünyadaki en mutlu insanlar olmayı başardılar. Neyle? Kur’ân-ı Kerîm’le ve Kur’ân’ı onlara öğreten iki cihan serveri Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz’in şefaatiyle.