Muhterem Hocam, bir Hadîs-i Şerif’te duymuştum. Ahir zamanda karanlık gece gibi fitne olacakmış. İnsanlar mü’min olarak sabahlayıp kâfir olarak gecelermiş. Bu nasıl olur? Açıklayabilir misiniz?

Soru

Muhterem Hocam, bir Hadîs-i Şerif’te duymuştum. Ahir zamanda karanlık gece gibi fitne olacakmış. İnsanlar mü’min olarak sabahlayıp kâfir olarak gecelermiş. Bu nasıl olur? Açıklayabilir misiniz?

Cevap

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Ahmed b. Hanbel’in Müsned, Tirmizî. “Yakında, kopkoyu karanlık gece parçaları gibi fitneler olacaktır.” Hz. Ali: “Ey Allah’ın Resûl’ü! O fitnelerden kurtuluş yolu nedir?” diye sorduğunda, Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz buyurdular ki: “Mukaddes ve Yüce olan Allah’ın Kitab’ıdır. O’nda sizden öncekilerin, sizden sonrakilerin haberi ve kendi aranızdakinin hükmü vardır. O, Allah’ın kesin sözüdür. Kim ki, kibrinden dolayı o Kitab’ı terk ederse, Allah onun belini kırar. Kim de hidayeti O’ndan başkasında ararsa, Allah, o kimseyi dalâlette bırakır. O, Allah’ın sapasağlam bir ipi, apaçık bir nuru ve Sıratı Mustakîm’e ulaştıran hikmet dolu bir haberidir.”

Fitne; bizi Kur’ân’dan, Sıratı Mustakîm’den ayıran herşeydir. İnsanların mü’min olarak sabahlayıp kâfir olarak gecelemesi, dünya fitnesine dalmanın bir sonucu. Dünya bütün insanlar için bir fitne midir? Evet. Hem Enfâl-28 hem de Tegâbun-15’te: “Mallarınız ve çocuklarınız bir fitnedir. Allah’ın katında ecrun azîm vardır.”

8/ENFÂL-28: Va’lemû ennemâ emvâlukum ve evlâdukum fitnetun ve ennallâhe indehû ecrun azîm(azîmun). Ve biliniz ki; çocuklarınız ve mallarınız, sizin için sadece bir fitnedir (imtihandır). Ve Allah ki; O’nun katında, (muhakkak) azîm bir ecir (bedel, ücret) vardır.

64/TEGÂBUN-15: İnnemâ emvalukum ve evlâdukum fitneh(fitnetun), vallâhu indehû ecrun azîm(azîmun). Oysa sizin mallarınız ve evlâtlarınız fitnedir (imtihandır). Ve Allah ki, ecrun azîm (en büyük mükâfat) O’nun indindedir (katındadır).

Mal ve çocuklar insanları Allah’tan ayırıyor. Aynı şekilde Allah Tealâ, Munâfikûn Suresinin 9. âyet-i kerimesinde bizi uyarıyor:

63/MUNÂFİKÛN-9: Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tulhikum emvâlukum ve lâ evlâdukum an zikrillâh(zikrillâhi), ve men yef’al zâlike fe ulâike humul hâsirûn(hâsirûne). Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Mallarınız ve evlâtlarınız sizi Allah’ın zikrinden alıkoymasın. Ve kim bunu yaparsa, o taktirde işte onlar, onlar hüsranda olanlardır.

Dünyaya dalan bu insanlar zikri bırakıyorlar. Zikrin devrede olmaması küfrü, devrede olması ise şükrü ifade ediyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 8 Ekim 2026Son güncelleme: 8 Ekim 20262 dk okuma0