Muhterem Hocam, bir ilahiyat forumunda ”Ahlâk için din zorunlu değildir fakat din için ahlâk zorunludur.” denmektedir. Bu söz doğru mudur?
Soru
Muhterem Hocam, bir ilahiyat forumunda ”Ahlâk için din zorunlu değildir fakat din için ahlâk zorunludur.” denmektedir. Bu söz doğru mudur?
Cevap
Külliyen yanlış. Din ahlâktır ve ahlâkın yer almadığı, daha doğrusu dinin yaşanmadığı bir yerde ahlâktan bahsedilemez. Bu zavallı kardeşimiz zannediyor ki sonraki çıkarttığımız tedbirlerle insanları bir şeylere zorlarsak, onları ahlâk sahibi kılarız. Ahlâkın temelinde kesinlikle nefs tezkiyesi ve tasfiyesi var. Beşerî münasebetlerde; ki bu ahlâkın ta kendisidir, nefsini hangi oranda kişi tezkiye etmişse, o oranda toplum içinde diğer insanlara karşı davranışlarını Allah’ın emrettiği biçimde yerine getirmiş olur.
Allahû Tealâ üç davranış biçiminden bahsediyor; kısas, af ve kötülüğe karşı hayırla mukabele etme.
Kimdir affedenler? Nefs tezkiyesini yapanlar, yani tarikat ehli. Kimdir kötülüğe karşı hayırla mukabele edenler? Daimî zikre ulaşanlar veya daimî zikrin sahibi olmamasına rağmen o davranışı sergileyebilenler.
ALLAH'IN ADALETİNİN TECELLİ ETMESİ KİŞİ KÖTÜLÜK / ZULÜM (ŞERR) YAPARSA (-100) Tokat atan kişi zulüm yaptığı için derecat kaybeder. (+100) Tokat yiyen kişi zulme uğradığı için derecat kazanır. KİŞİ KÖTÜLÜĞE KARŞI KÖTÜLÜK (ZULÜM) (KISAS) YAPARSA (-100 +100) Tokat atan kişi tokat yerse derecat kazanır. (+100 -100) Tokat yiyen kişi karşılık verirse derecat kaybeder. KİŞİ KÖTÜLÜĞE KARŞI SESSİZ KALIRSA (AF) CASİYE 14: …(Allah’ın) cezalandıracağı kavmi bağışlasınlar. (-100) Tokat atan kişi zulüm yaptığı için derecat kaybetmiş olur. (+100) Tokat yiyen kişi affettiği için derecat kazanır. KİŞİ KÖTÜLÜĞE (ŞERRE) İYİLİKLE MUKABELE EDERSE FUSSİLET 34: Hasene ve seyyie, eşit değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur. (-100) Tokat atan kişi zulüm yaptığı için kaybettiği derecat ile kalır. (+100 +100) Tokat yiyen kişi affetmesi yanında, iyilikle karşılık verdiği için yine derecat kazanır.
Öyleyse, “Ahlâk için din zorunlu değildir” bu kardeşimiz dini anlamamış, “fakat din için ahlâk zorunludur. Bu söz doğru mudur?” Dinin yaşanmasının sonucu ahlâkı oluşturuyor. Ahlâk, insanın beşerî münasebetlerinin bütününü içeriyor. Ve dini yaşamanın sağlaması ahlâktır. Eğer din yaşanmıyorsa ahlâktan bahsedilemez.