Muhterem Hocam, bir ilahiyatçı katıldığı bir TV programında ‘Tarikatlarda ne îmân şartı kalmıştır ne İslâm şartı. Tarikatlarda İslâm'ın da îmânın da ilk şartı, şeyh denen tarikat ş
Soru
Muhterem Hocam, bir ilahiyatçı katıldığı bir TV programında ‘Tarikatlarda ne îmân şartı kalmıştır ne İslâm şartı. Tarikatlarda İslâm'ın da îmânın da ilk şartı, şeyh denen tarikat şefinin sözünü dinlemektir. Gerisi hikaye. Tartışmasız, tevilsiz, putperestlik, şirk.’ dedi. Bu konu hakkında ne buyurursunuz? Kur'ân-ı Kerim bu konuda ne diyor?
Cevap
Ne diyor Sevgili kardeşlerim? Nisâ Suresi'nin 80. âyet-i kerimesinde:
4/NİSÂ-80 Men yutiır resûle fe kad atâallâh(atâallâhe), ve men tevellâ fe mâ erselnâke aleyhim hafîzâ(hafîzen).
Kim Resûl'e itaat ederse, böylece andolsun ki Allah'a itaat etmiş olur. Ve kim yüz çevirirse, o taktirde Biz seni, onların üzerine muhafız olarak göndermedik.
“Resûl’e itaat Allah’a itaattir.”
Âli İmrân Suresi'nin 132. âyet-i kerimesinde:
3/ÂLİ İMRÂN-132 Ve atîûllâhe ver resûle leallekum turhamûn(turhamûne).
Ve Allah'a ve Resûl'e itaat edin, umulur ki böylece siz rahmet olunursunuz.
“Allah’a ve Resûl’e itaat edin.” Görüyoruz ki dinin tamamı Allah’a ve Resûl’e itaatten bahsediyor. Allah’a itaat, Allah’a ulaşmayı dilemektir. Resûl’e itaat de tâbîyettir.
Şimdi günümüz geleneksel din tatbikatına baktığımız zaman Allah’a ulaşmayı dilemek var mı? Yok. Hepsi isyanda. Günümüz din tatbikatında mürşide tâbîyet var mı? Yok. Dolayısıyla isyandalar. Hani "Kendisi muhtaç himmet bir dede nerde kaldı gayrıya himmet ede." İşte böyle insanlar söz konusu.
Hâlbuki tarikat dediğimiz şuan da biz ehli tarikiz. Ehli tarik ne demek? Ehli tarik tarikat Kur’ân’ın bir gerçeğidir. Yani insanların bir uydurması değildir. İnsanların uydurması değildir.
Şimdi tarikatla ilgili slaytımıza beraberce bakalım: Allahû Tealâ ne diyor?
KUR’ÂN’DAKİ TARİKAT GERÇEĞİ
1. NİSÂ-168 Muhakkak ki inkâr edenleri ve zulmedenleri (başkalarını da mürşide ulaşmaktan men edip saptıranları), Allah mağfiret edecek değildir ve yola (Allah’a ulaştıran Sıratı Mustakîm’e) hidayet edecek değildir.
2. NİSÂ-169 Ancak cehennem yoluna (hidayet eder, ulaştırır), onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Ve bu, Allah için kolaydır.
3. MÜ’MİNÛN-17 Ve andolsun ki Biz, sizin üzerinizde 7 yol yarattık ve Biz, yaratmaktan gâfil değiliz.
4. AHKAF-30 Onlar: “Ey kavmimiz! Muhakkak ki biz, Hz. Musa’dan sonra indirilen, onların elindekini tasdik eden Hakk’a ulaştıran ve Tarîki Mustakîm’e hidayet eden bir kitap dinledik.” dediler.
5. CİNN-16 Ve eğer onlar, tarikat üzere olarak (Allah’a) yönelselerdi, onları mutlaka bol su (rahmet) ile sulardık (bol bol rahmet ulaştırırdık) ki.”
Her şeyi zıddı ile kaim kılarak çift yaratmış Allahû Tealâ. Tarîk-i müstakîmden bahsediyor ama tarîk-i cahîmden de bahsediyor. Sırât-ı müstakîmden bahsediyor ama sırât-ı cahîmden de bahsediyor.
Kâinat slaytımıza bakacak olursak ne görüyoruz?
SIRAT-I RABBİKEL MUSTAKÎM
Allahû Tealâ kâinatı, 3 asıl (ZAHİRİ ÂLEM, GAYB ÂLEMİ, EMR ÂLEMİ), 3 de karşıt (KARŞIT ZAHİRİ ÂLEM, KARŞIT GAYB ÂLEMİ, KARŞIT EMR ÂLEMİ) olmak üzere 6 âlemden, cinsiyetsiz bir insan şeklinde yarattı.
Cinsiyetsiz insan vücudu şeklinde olan kâinatın kalbe denk gelen kısmında dünya bulunur. Üst bedenin baş kısmına doğru olan kısmı 1.gök katından itibaren artarak vücudun baş kısmından 7.gök katına yükselir, en tepede arş bulunur. Bu Allah’ın yoludur.
Vücudun alt bedenden aşağı doğru indikçe ise 7 yer katı bulunur, bu şeytanın yoludur.
ARŞ
7. GÖK KATI...
6. GÖK KATI...
5. GÖK KATI...
4. GÖK KATI...
3. GÖK KATI...
2. GÖK KATI...
1. GÖK KATI...
ALLAH’IN YOLU - SEBİLİ REŞAD (SIRATI MUSTAKÎM, TARÎKİ MUSTAKÎM)
DÜNYA GEZEGENİ
ŞEYTANIN YOLU - SEBİLİ GAYY (SIRATI CEHİM, TARÎKİ CEHİM).
1. YER KATI...
2. YER KATI...
3. YER KATI...
4. YER KATI...
5. YER KATI...
6. YER KATI...
7. YER KATI...
7 YER KATI...
Üç asıl ve üç de karşıt olmak üzere 6 âlemden oluşan kâinat cinsiyetsiz bir insan vücudu şeklinde yaratılmış ve biz bu kâinatın neresinde yaşıyoruz? Dünya gezegeninde. Dünya gezegeni, insan vücudu şeklindeki bu kâinatın kalbine tekabül ediyor.
Kalbimizden, dünya gezegeninden başlayan ve arşta Allah’ın Zât’ında biten bir yol var üç bölümden oluşuyor: yatay bölüm sebîl-i reşad, dikey bölüm tarîk-i müstakîm. Ve bu tarîk-i müstakîm fiziktir yine yatay bölüm sırât-ı müstakîm ve en sonunda ruhun Allah’ın Zât’ında yok olması.
Ama onun zıddı olan gayy yolu vardır. Gayy yolu şeytanın yolu: tarîk-i cahîm ve sırât-ı cahîm ile esfeli sâfilîne bağlanıyor.
Sebîl-i reşad, tarîk-i müstakîm ve sırât-ı müstakîm ile kişi Allah’a bağlanıyor. Ama gayy yolu, tarîk-i cahîm ve sırât-ı cahîm ile de kişi esfeli sâfilîndeki şeytana bağlanıyor. Ve kişi bir tercih yapmakla mükelleftir.
İblis ne diyor? İblis diyor ki “Ruh insana hayat verir. Ruh vücuttan çıkınca insan ölür. Ancak ölümle insanın ruhu Allah’a ulaşır, dünya hayatında ruhun Allah’a ulaşması yok.” diyerek iblis denen şeytan insanları Allah’a ulaşmayı dilemekten alıkoyuyor.
Hangi âyette bunu söylüyor Allahû Tealâ: A’râf Suresi'nin 16 ve 17. âyetlerinde:
7/ARÂF-16 Kâle fe bimâ agveytenî le ak'udenne lehum sırâtekel mustekîm(mustekîme).
(İblis): “Bundan sonra, beni azdırman sebebiyle, mutlaka Senin Sıratı Mustakîmin'e onlara karşı (mani olmak için) oturacağım.” dedi.
7/ARÂF-17 Summe le âtiyennehum min beyni eydîhim ve min halfihim ve an eymânihim ve an şemâilihim, ve lâ tecidu ekserehum şâkirîn(şâkirîne).
Sonra, elbette onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim ve onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.
“Beni azdırmana yemin ederim Senin sıratı mustakîmin'e oturacağım." A’râf 17 "Önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından gireceğim onlara çoğunu şükredici bulmayacaksın.”
Kimdir şükredenler? Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. Kimdir küfredenler? Dilemeyenlerdir.
Dolayısıyla kişi dilemiyorsa o zaman Bakara 6-7’a göre:
2/BAKARA-6 İnnellezîne keferû sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn(yu’minûne).
Onlar muhakkak ki kâfirdirler. Onları ikaz etsen de etmesen de onlar için eşittir (birdir), mü’min olmazlar.
2/BAKARA-7 Hatemallâhu alâ kulûbihim ve alâ sem’ıhim, ve alâ ebsârihim gışâvetun, ve lehum azâbun azîm(azîmun).
Allah onların kalplerinin üzerini ve işitme (sem’î) hassasının üzerini mühürledi ve görme (basar) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Onlar için azîm (büyük) azap vardır.
İşte "Onlar muhakkak ki kâfirdirler. Onları ikaz etsen de etmesen de onlar için birdir, onlar mü’min olmazlar. Allah onların kalplerini, işitme hassalarını mühürlemiş ve basar hassasının üzerine gışavet adlı perde yerleştirmiştir. Onlar artık sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler.
Bu sağır, dilsiz ve körlerin hepsinin gideceği yer neresi? Cehennemdir. Çünkü Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerîm'de Mulk 10'da:
67/MULK-10 Ve kâlû lev kunnâ nesmeu ev na'kılu mâ kunnâ fî ashâbis saîr(saîri).
Ve: “Eğer biz işitmiş veya akıl etmiş olsaydık, alevli ateş halkı arasında olmazdık.” dediler.
"İşitseydik ve akletseydik bugün cehennemde olmazdık.” Demek ki işitenler ve akledenler cennete, işitmeyenler ve akletmeyenler cehennemede. Neyi işitmiyorlar Evet Allah Resûlü ne diyordu? “Size ben dinlemeyi emrediyorum, size itaati emrediyorum." kişi dinliyor. "Size cihadı emrediyorum, size hicreti emrediyorum.”
Allah Resûlü Vel Asr Suresi'nin özeti olan bir hadîs-i şerifte ise şöyle buyuruyor: “Ya mürşid olun, ya mürid olun, ya dinleyen olun veya seven olun; sakın beşincisi olmayın, helâk olursunuz.”
BİR ÂYET BİR HADÎS
1. ASR - 1
Vel asri.
Asra yemin olsun.
2. ASR - 2
İnnel insâne le fi husr(husrin).
Muhakkak ki insan, gerçekten hüsrandadır.
3. ASR - 3
İllâllezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve tevâsav bil hakkı ve tevâsav bis sabrı.
Ama âmenû olanlar (ilk 7 basamağı aşanlar), nefs tezkiyesi yapanlar (ikinci 7 basamağı aşanlar), Allah’a ruhu ulaşıp Hakk’ı tavsiye edenler (üçüncü 7 basamağı aşanlar) ve sabrı tavsiye edenler (dördüncü 7 basamağı aşanlar) hariç.
4. HADÎS
"Ya âlim olun; ya muteâlim (öğrenen) olun; ya dinleyen olun veya seven olun sakın beşincisi olmayın helâk olursunuz (beşincisi ilme ve ilim ehline buğuz edenlerdir.)"
Kaynak: Mecmeu’z-Zevâid ve Menbeu’l-Fevaid, c. 1, s.122.
İşte sevgili kardeşlerim burada ya alim, mürşid olun, ya mütealim, mürid olun, ya dinleyen olun ya da ilmi seven olun. Beşincisi ise ilme ve ilim ehline buğz edenler ilmi sevmeyenler. İlim dediği Kur’ân-ı Kerim’dir. Yani Kur’ân-ı Kerim’i sevmeyenler, o zaman Kur’ân-ı Kerim’i sevmeyenler onlar kimlerdir? Kur’ân-ı Kerim’in âyetleriyle alay edenlerdir.
Allahû Tealâ Kehf Suresi'nin 106. âyet-i kerimesinde:
18/KEHF-106 Zâlike cezâuhum cehennemu bimâ keferû vettehazû âyâtî ve rusulî huzuvâ(huzuven).
(Âyetlerimi) örtmeleri (inkâr etmeleri) ve âyetlerimi ve resûllerimi alay konusu edinmeleri sebebiyle, onların cezası işte bu cehennemdir.
Onların Allah ve Resûlü'ne (âyetleriyle ve resûlleri ile) alay ederler. İşte bu Allah'ın âyetleriyle ve resûlleri ile alay ederler onlar kesinlikle sevmeyenlerdir. Ve Allahû Tealâ böyle buyuruyor. O zaman sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ bizden Kur’ân âyetleriyle 7 inanç şartının sahibi olmamızı istiyor. Bu inanç şartları ilim bazında gerçekleşiyor. Hemen 7 inanç şartına bakalım.
Ama Allahû Tealâ aynı zamanda 7 kalp şartının sahibi olmamızı istiyor. 7 inanç şartıyla hiç kimse kurtuluşa ulaşamaz.
MÜMİN OLMANIN 7 İNANÇ ŞARTI
1. Allah’a inanmak. BAKARA - 285
2. Meleklerine inanmak. BAKARA - 285
3. Allah’ın Kitaplarına inanmak. BAKARA - 285
4. Resûllerine inanmak. BAKARA - 285
5. Ruhun ölmeden evvel Allah’a ulaştırılmasına inanmak. RAD - 21
6. Hayrın Allah’tan, şerrin insanın nefsinden olduğuna inanmak. NİSA - 79
7. Ba’su ba’del mevt’e, ölümden sonra tekrar canlandırılacağınıza inanmak. BAKARA - 28, 56
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEYEN KİŞİNİN 7 KALP ŞARTI
1. Kalpteki ekinet alınır. EN’ÂM - 46
2. İhbat konur. HAC - 54
3. Kalp Allah’a döndürülür. KAF - 33
4. Kalbe giden nur yolu açılır. EN’ÂM - 125
5. Kalbin mührü açılır. ZUMER - 22
6. Kalpteki küfür kelimesi alınır. EN’ÂM - 46
7. Kalbe iman yazılır. MUCÂDELE - 22
7 NİMET
1. Devrin İmamının Ruhu Gelir. MU’MİN - 15
2. Kalbe İman Yazılır. MUCÂDELE - 22
3. Günahlar Sevaba Çevrilir. FURKÂN - 70
4. Ruh Vücudu Terk Eder. NEBE - 39
5. Fizik Vücut Allah’a Kul Olmaya Başlar. RA’D - 36
6. Salih Amel (Zikir) Başlar. ZUMER - 23
7. İradenin Güçlenmesi. BAKARA - 257
Muhterem Efendimiz ne buyuruyor? Allah’a inanmak kurtuluş için yeterli değil. Ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasına inanmak yine yeterli değildir. Bunun farz olduğuna inanmak da yeterli değil. Ancak ne lazım? Kişinin iradesini kullanarak Allah’a ulaşmayı dilemesi gerekir. Allah'a ulaşmayı dilemedikçe ki bu da kalpten ben diledim derse bu talep kalbinde yoksa nedir? Bu talep kalbinde yoksa o kişi aslında inandığını zanediyor ama asla kurtuluşa ulaşamaz. İşte 7 inanç şartının kalbe inmesi gerekir. Ancak kimin kalbine iner? Allah'a ulaşmayı dileyenin. Allah onun kalbinde eğer ekinet varsa ki yoktur başlangıç noktasında. O Allah'a davet olunan birisidir, daveti kabul ettiğini düşünelim. O zaman Hacc 54’de ne olur? Hacc 54’de Allahû Tealâ:
22/HACC-54 Ve li ya’lemellezîne ûtûl ilme ennehul hakku min rabbike fe yu’minû bihî fe tuhbite lehu kulûbuhum, ve innallâhe le hâdillezîne âmenû ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun (irşad makamının, Velî Resûl'ün, Nebî Resûl'ün) söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, O'na îmân etmeleri, onların kalplerinin O'nu (Allah'ı) idrak etmesi (kalplerinden ekinnetin alınıp yerine ihbat sistemi konarak kalplerin mutmain olması) içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet edendir.
O kişinin kalbine ihbatı koyar. Engeller yoktur başlangıç noktasında kalbine ihbatı koyar Hacc 54. Ama eğer kalpte engeller varsa o ekineti alır yerine tekrar ihbat koyar. İhbat, âyetleri kalpte algılama sisteminin adıdır. Ve kalpteki ekinetin alınması, ihbatın konulması, kalbin Allah'a dönmesi, kalbe giden nur yolunun açılması ve kalbin mührünün açılması, küfrün dışarıya alınması yerine imanın yazılması.
7 Kalp şartıyla o kişi nefs tezkiyesine başlar. Ama aynı zamanda 7 nimetin de sahibi olur. Sahabe gibi Kur’ân’daki İslâm’ı yaşayanlar, onlar 7 nimetin de sahibi olanlardır. Ama 7 nimetin sahibi olabilmesi için de kişinin 7 kalp şartının sahibi olması lazım.
Ne diyordu Allah Resûlü? “Allah şüphesiz ki bu dini, nefsinizi ihlâsa ulaştırmak için var etti.”
İhlâs, Allah’ın hepimizden istediği bir hedeftir. Allah razı olsun.
Dolayısıyla biz bütün şartlara riayet ediyoruz. Tarîk ehliyiz. Allah’a inanıyoruz Elhamdülillah, meleklere inanıyoruz Elhamdülillah, Allah'ın kitaplara inanıyoruz Elhamdülillah, resullere inanıyoruz, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasına inanıyoruz, hayrın Allah’tan, şerrin nefsimizden olduğuna inanıyoruz ve ölümden sonra dirilmeye inanıyoruz.
Yani inanç şartları yok, inanç şartlarının hepsi var. Kalp şartları da öyledir.
Ama şimdi onlara dönelim. Dillerinde pelesenk ettikleri “Âmentü şerhi” veya işte diğer imanın şartları, İslam'ın şartlarını sayıyorlar ama kalplerinde bir tanesini yerine getiriyorlar mı? Hayır hiçbirisi yok.