Bir insan Allah’ın güvenini nasıl kazanabilir?

Soru

Bir insan Allah’ın güvenini nasıl kazanabilir?

Cevap

Allah’ın güvenini kazanmak için Allah’tan hoşlanmak, Allah’ı sevmek, Allah’a âşık olmak ve en sonunda irade teslimiyle Allah’a nail olmak söz konusudur. Allah’ın bize olan güveninin simgesi, işareti hepimizin kalbinde yaşar. Biz, O'na ne kadar güveniyorsak O da bize o kadar güvenir. Güven duymak, herşeyden evvel Allahû Tealâ ile bir ilişkinin kurulmasıyla başlar. Siz güveni duydukça Allah’ın bize olan yardımları, o güvene paralel olarak gelişir. Allahû Tealâ bize söz veriyor ve mutlaka sözünü tutar. O, gerçekleştirince O'na daha çok güven duyarız. Bu güven duygusu giderek artar ve bizi emin olma noktasına ulaştırır. Allah'ın her söylediğini mutlaka gerçekleştireceğine emin olan bir hüviyete ulaşırız.

İşte Yunus Emre Hz. "O ne derse biz yaparız. Biz ne dersek O dost tutar." Mesela Allahû Tealâ Âli İmrân 160'da diyor ki:

3/ÂLİ İMRÂN-160 İn yansurkumullâhu fe lâ gâlibe lekum, ve in yahzulkum fe men zellezî yansurukum min ba’dihi, ve alâllâhi felyetevekkelil mu’minûn(mu’minûne).

Eğer Allah size yardım ederse, o zaman sizi yenecek yoktur. Ve eğer sizi yardımsız (yüz üstü) bırakırsa, ondan sonra size kim yardım eder. Öyleyse mü’minler, Allah’a tevekkül etsinler (Allah’a güvensinler).

Öyleyse görüyoruz ki, evvel emirde en üst noktada mutlaka Allah'a güven. Mutlak olarak sözünü tutan, sadece Allah'tır. O'nun dışındakilerin hiç kimsenin Allah'ın yardımı olmadan sözünü mutlak yerine getirmesi imkânsız. Ancak Allah'ın yardımıyla bunu gerçekleştirebilir. İşte Allahû Tealâ Zumer 54'te:

39/ZUMER-54 Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne).

Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.

Demek ki, Allah'ın emirlerine itaat mutlaka Allah'ın yardımıyladır. Allahû Tealâ yardım etmezse hiçbirimizin onu yerine getirmesi imkânsız.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma6