Muhterem Hocam, bir insan dünya hayatını kötü amellerle geçirse bile cehennemde cezasını çektikten sonra yine cennete gidecek midir?
Soru
Muhterem Hocam, bir insan dünya hayatını kötü amellerle geçirse bile cehennemde cezasını çektikten sonra yine cennete gidecek midir?
Cevap
Böyle bir şey söz konusu değil.
Kur’ân’ın bütününü tarıyoruz. 58 tane âyet-i kerimede cehenneme giren kişinin, cehennemlik olarak cehenneme giren kişinin cehennemden çıkması mümkün değil. Meryem-71’i, 72’yi yanlış yorumluyorlar.
Mahkeme-i Kübra’dan sonra cennetlik ve cehennemlik bütün insanlar, onların hepsi cehenneme gideceklerdir. Ama cennetliklerin cehenneme girmesi, orayı görmek ve hamd ve şükürle oradan ayrılmak.
Cehennemlikler ise, cehennemlikler için cehennem kalıcı bir yerdir.
Allah’ın söylediği açık ve kesindir.
Cehennemde kalmak üzere cehenneme giren hiç kimse cehennemden çıkamaz.
Kişi Allah’a inanıyor ama Allah’a ulaşmayı dilemiyorsa kurtuluşu mümkün değildir.
Hiç kimse “Kalbinde zerre kadar îmân var.” diye cehennemden çıkıp cennete giremez.
“Cehenneme girenler cehennemde bir süre kaldıktan sonra eğer kalplerinde zerre kadar îmân varsa onlar mutlaka cehennemden çıkıp cennete gireceklerdir.” Bu bir hurafedir, bid’attır.
“Belki ibadetlerimizi yapamıyoruz, belki günahlarımız var ama neticede biz mü’miniz, Allah’a inanıyoruz.” diye safsatalarla hiç kimse kurtuluşa ulaşamaz.
Bu tamamen insanların uydurmaları. İnsanlar dini Kur’ân’dan öğrenmedikleri süre içerisinde hep zanlarıyla kalacaklardır.
Cehennemden çıkış yok. 58 tane âyet-i kerime.
CEHENNEMDEN ÇIKIŞ YOK
1. BAKARA-39 Ve inkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir, orada ebedî kalacak olanlardır.
2. BAKARA-81 Hayır (sandığınız gibi değil), kim, günah kazanmış da hataları kendisini kuşatmışsa, işte onlar artık ateş ehlidir ve orada devamlı kalacak olanlardır.
3. BAKARA-86 İşte onlar öyle kimselerdir ki, dünya hayatını ahirete karşı satın almışlardır. Bu sebeple azap onlardan hafifletilmez ve onlar yardım da olunmazlar.
4. BAKARA-161 Muhakkak ki küfredip kâfir olarak ölenler, işte onlar, Allah'ın, meleklerin ve insanların hepsinin lâneti onların üzerinedir.
BAKARA-162 (Onlar), onun (lânetin) içinde ebediyyen kalacak olanlardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara bakılmaz.
5. BAKARA-167 … Böylece Allah, onlara amellerinin hasara uğradığını gösterecek. Ve onlar ateşten çıkacak da değiller.
6. BAKARA-217 …Bu sebeple işte onlar, amelleri dünyada ve ahirette boşa gitmiş olanlardır. Ve işte onlar, ateş ehlidir. ve onlar, orada ebediyyen kalacak olanlardır.”
7. BAKARA-257 Allah, âmenû olanların dostudur, onları zulmetten nura çıkarır. Ve kâfirlerin dostları taguttur, onları nurdan zulmete çıkarırlar. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada ebedî kalacak olanlardır.
8. BAKARA-275 … Ve kim de (faizciliğe) dönerse, işte onlar, ateş ehlidir. Ve onlar orada ebedî kalacak olanlardır.
9. ÂLİ İMRÂN-86 Îmânlarından sonra inkâr eden kavmi, Allah nasıl hidayete erdirir? … …Ve Allah, zâlimler kavmini hidayete erdirmez.
ÂLİ İMRÂN-87 İşte onların cezası, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lânetinin onların (fâsıkların) üzerlerine olmasıdır.
ÂLİ İMRÂN-88 Onlar, onun (lânetin) içinde ebedî kalacak olanlardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara bakılmaz...
10. ÂLİ İMRÂN-116 …Ve işte onlar ateş ehlidir, onlar, orada devamlı kalacak olanlardır.
11. NİSÂ-14 Ve kim Allah'a ve O'nun Resûl'üne isyan eder ve O'nun sınırlarını aşarsa, onu, içinde ebedî kalacakları ateşe koyar. Ve onun için “alçaltıcı azap“ vardır.
12. NİSÂ-93 Ve kim, bir mü'mini taammüden öldürürse, o taktirde onun cezası, içinde ebediyyen kalacağı cehennemdir ve Allah ona gazab etmiş ve ona lânet etmiştir. …
13. NİSÂ-169 Ancak cehennem yoluna (hidayet eder, ulaştırır), onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Ve bu, Allah için kolaydır.
14. MÂİDE-37 Ateşten çıkmak isterler ve onlar oradan çıkacak değillerdir. Ve, onlar için “daimî azap” vardır.
15. MÂİDE-80 … Nefislerinin, onlar için takdim ettiği ise “Allah'ın onlara öfkelenmesi” ki ne kötü şey. Ve onlar azâp içinde devamlı kalacak olanlardır.
16. EN'ÂM-128 …Allah'ın dilediği şey (cehennemin yok olma zamanı gelmesi hali) hariç; sizin barınacağınız yer ateştir, orada ebedî kalacak olanlarsınız.” buyurdu. …
17. A'RÂF-36 Ve âyetlerimizi yalanlayan kimseler ve onlara karşı kibirlenenler, işte onlar ateş ehlidirler ve onlar, orada devamlı kalanlardır
18. TEVBE-17 … İşte onların amelleri heba olmuştur. Ve onlar, ateşte ebedî kalacak olanlardır.
19. TEVBE-63 Allah ve O'nun Resûl'üne karşı, kim haddi aşarsa, artık onun için mutlaka orada ebediyyen kalacağı cehennem ateşinin olduğunu bilmiyorlar mı? İşte bu, büyük rüsvalıktır.
20. TEVBE-68 Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara ve kâfirlere, orada ebedî kalacakları cehennem ateşini vaadetti. O (cehennem), onlara yeter. Ve Allah, onlara lânet etti. …
21. YÛNUS-27 … İşte onlar, ateş halkıdır. Onlar, orada devamlı kalanlardır.
22. YÛNUS-52 Sonra zulmedenlere: “Ebedî (devamlı) azabı tadın!” denildi. Kazandıklarınızdan başkası ile mi cezalandırılacaksınız?
23. HÛD-39 Kendisine alçaltacak bir azap gelecek kimseleri artık yakında bileceksiniz. Ve onun üzerine, kalıcı azap nüfuz edecek.
24. HÛD-106 Şâkî olanlara gelince; artık onlar, ateştedir. Onlar, orada çok zor bir şekilde soluk soluğa, nefes alıp verirler.
HÛD-107 Onlar, semalar ve yeryüzü (cehennemin semaları ve arzı) durdukça orada ebedî kalanlardır. Rabbinin dilediği şey (cehennemi yok etmeyi dilemesi) hariç.
25. RA'D-5 … Ve işte onlar, boyunlarında demir halkalar olanlardır ve işte onlar ateş ehlidir. Onlar orada ebedî kalanlardır.
26. NAHL-29 Haydi, orada ebediyyen kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Kibirlenenlerin (büyüklük taslayanların) kaldığı yer ne kötüdür.
27. NAHL-84 … Sonra kâfirlere cehennemden çıkmaları için izin verilmez. Ve onlardan, (Allah'tan) rıza talepleri kabul edilmez.
28. KEHF-2 (Kur'ân-ı Kerim), kayyum olarak, katından şiddetli azapla uyarmak ve salih amel yapan mü'minlere en güzel ecrin onların olduğunu müjdelemek için (indirildi).
KEHF-3 Orada ebedî olarak kalıcıdırlar (kalacaklardır).
29. TÂHÂ-101 Onlar, onda (o yükün getireceği azabın içinde) ebedî kalacak olanlardır. Ve kıyâmet günü yüklendikleri, onlar için ne kötü (yük)tür.
30. TÂHÂ-127 İsraf edenleri (haddi aşanları) ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Ve ahiret azabı daha şiddetli ve bâkidir (devamlıdır).
31. ENBİYÂ-99 Eğer onlar gerçekten ilâhlar olsaydılar, oraya (cehenneme) girmeyeceklerdi. Ve hepsi orada ebediyyen kalacak olanlardır.
32. MU'MİNÛN-103 Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.
33. FURKÂN-65 Ve onlar: “Rabbimiz cehennem azabını bizden uzaklaştır. Muhakkak ki onun azabı daimî helâk edicidir.” derler.
34. FURKÂN-68 … Allah'ın (öldürülmesini) haram kıldığı kişiyi haklı olmadıkça öldürmezler ve zina yapmazlar. Ve kim bunları yaparsa günah cezasıyla karşılaşır.
FURKÂN-69 Kıyâmet günü onun azabı kat kat artar. Ve orada alçaltılmış olarak ebediyyen kalır.
35. SECDE-14 Öyleyse bu "likâe" gününüzü, unutmanızdan dolayı (azabı) tadın. Muhakkak ki Biz de sizi unuttuk. Ve yaptıklarınız sebebiyle ebedî azabı tadın.
36. SECDE-20 Ve fakat fasık olanlar, onların mevası ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya iade edilirler. Ve onlara: "Ateşin azabını tadın! Ki onu tekzip etmiştiniz." denir.
37. AHZÂB-64 Muhakkak ki Allah, kâfirleri lânetledi. Onlar için alevli ateşi (cehennemi) hazırladı.
AHZÂB-65 Orada ebediyyen kalıcılardır (kalacak olanlardır). (Orada) bir dost ve bir yardımcı bulamazlar.
38. SEBE-51 Ve onları dehşete kapıldıkları zaman görsen. Artık kaçış (kurtuluş) yoktur. Ve onlar, (cehenneme) yakın bir yerden yakalandılar.
39. FÂTIR-37 …“Rabbimiz bizi (buradan) çıkar, yapmış olduklarımızdan başka salih amel yapalım.” … …Size nezir gelmedi mi? O halde (azabı) tadın. Artık zalimler için bir yardımcı yoktur.
40. SÂFFÂT-9 Kovulmuş olarak, onlar için kesilmeyen sürekli azap vardır.
41. ZUMER-40 Kendisini rezil edecek azap, kime gelecekse (ona ulaşır) ve mukim (sürekli) azap onun üstüne iner.
42. ZUMER-72 (Onlara): "Orada ebediyyen kalmak üzere cehennemin kapılarından girin!" denildi. Artık kibirlenenlerin mesvası (kalacağı yer) ne kötü.
43. MU'MİN-11 (Kâfirler) dediler ki: "Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün, iki kere dirilttin, böylece günahlarımızı itiraf ettik. Artık (buradan) çıkmaya bir yol var mı?"
44. MU'MİN-49 Ve ateşin içinde olanlar, cehennem bekçilerine şöyle dediler: "Rabbinize dua edin. Azaptan bir günü bize hafifletsin."
45. MU'MİN-76 Ebediyyen orada kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Artık kibirlenenlerin kalacakları yer ne kötü.
46. FUSSİLET-24 Artık sabredebilirlerse artık ateş onların kalacakları yerdir. Ve eğer onlar affedilmek isterlerse, onlar affedilecek olanlardan değillerdir.
47. FUSSİLET-28 İşte bu Allah'ın düşmanlarının cezası ateştir. Âyetlerimizi bilerek inkâr etmiş olmaları sebebiyle ceza olarak, onlar için orada ebedîlik yurdu vardır.
48. ŞÛRÂ-45 … Muhakkak ki zalimler, mukîm (devamlı) azabın içindedirler, değil mi?
49. ZUHRÛF-74 Muhakkak ki mücrimler (suçlular), cehennem azabı içinde ebediyyen kalacak olanlardır.
50. ZUHRÛF-77 Ve (mücrimler): “Ey malik (ey cehennem bekçisi)! Rabbin bizim üzerimize hüküm versin (bizi öldürsün).” diye seslendiler. (Malik): “Muhakkak ki siz, (bu azabın içinde) kalacak olanlarsınız.” dedi.
51. MUHAMMED-15 …Onlar için orada her çeşit meyve bulunur ve (onlar için) Rab'lerinden mağfiret vardır. (Bunların durumu), ateşte devamlı kalacak olan ve hamîm (sıcak kaynar su) içirilen, bu sebeple bağırsakları parçalanan kimsenin durumu gibi midir?
52. MUCÂDELE-17 Onların malları ve evlâtları, Allah'tan bir şeye (azaba) karşı onlara asla fayda vermez. İşte onlar, ateş ehlidir, orada ebediyyen kalacak olanlardır.
53. HAŞR-17 Böylece ikisinin (münafıkların ve şeytanın) akıbeti orada, ateşin içinde ebediyyen kalmak oldu. Ve işte bu, zalimlerin cezasıdır.
54. TEGÂBUN-10 Âyetlerimizi inkâr edenler ve yalanlayanlar; işte onlar, ateş ehlidirler, orada (cehennemde) ebediyyen kalacak olanlardır. Ve (o) ne kötü varış yeri (ulaşılacak yer).
55. CİNN-23 …Ve kim Allah'a ve O'nun Resûl'üne asi olursa, bundan sonra muhakkak ki onun için, içinde ebediyyen kalacağı cehennem ateşi vardır.
56. NEBE-21 Muhakkak ki cehennem mirsad olmuştur.
NEBE-22 Azgınlar için meab (sığınılacak yer) olarak.
NEBE-23 (Onlar) orada bütün zamanlar boyunca kalacak olanlardır.
57. İNFİTÂR-14 Ve muhakkak ki füccar, mutlaka alevli ateş içindedir.
İNFİTÂR-15 Din günü ona (alevli ateşe) yaslanırlar (atılırlar).
İNFİTÂR-16 Ve onlar, ondan (alevli ateşten) gaib olacak (kaybolacak, yanıp bitecek) değillerdir.
58. BEYYİNE-6 Muhakkak ki kitap ehlinden inkâr edenler ve müşrikler, cehennem ateşindedirler ve orada devamlı kalacak olanlardır. …
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhârî, Tefsir, 26; Müslim, İman, 348-355; Ahmed, I, 281-307; İbn-i Sa’d, I, 74, 200; Belâzurî, I, 119; Semîra ez-Zâyid, I, 357-359.
Peygamber Efendimiz (S.A.V) Kureyş kabilesini Safâ Tepesi’ne davet etti ve şöyle hitap etti.
“–Ey Kureyş cemaâti! Ben size, şu dağın eteğinde veya şu vâdide düşman atlıları var; hemen size saldıracak, mallarınızı gasbedecek desem, bana inanır mısınız?”
Onlar da hiç
düşünmeden:
“–Evet inanırız! Çünkü şimdiye kadar Sen’i hep doğru olarak bulduk. Sen’in yalan söylediğini hiç işitmedik!” dediler.
Oraya gelmiş bulunan herkesten bilâ-istisnâ bu tasdîki alan Peygamber Efendimiz (S.A.V) onlara şu ilâhî hakîkati bildirdi:
“–O hâlde ben şimdi size, önünüzde şiddetli bir azap günü bulunduğunu, Allâh’a mülâkî olmaya inanmayanların o çetin azâba uğrayacaklarını haber veriyorum. Ben sizi o çetin azaptan sakındırmak için gönderildim.
Ey Kureyşliler! Size karşı benim hâlim, düşmanı gören ve âilesine zarar vereceğinden korkarak hemen haber vermeye koşan bir adamın hâli gibidir.
Ey Kureyş cemaâti! Siz uykuya dalar gibi öleceksiniz. Uykudan uyanır gibi de dirileceksiniz. Kabirden kalkıp Allâh’ın huzûruna varmanız, dünyâdaki her hareketinizin hesâbını vermeniz muhakkaktır. Netîcede hayır ve ibâdetlerinizin mükâfâtını, kötü işlerinizin de ceza ve şiddetli azâbını göreceksiniz! Mükâfât ebedî bir cennet; mücâzat ise dâimî bir cehennemdir.”
Cehennemde kalmak üzere giden hiç kimse cehennemden çıkamaz.
Kişi “Allah’a inanıyor.” demekle kurtuluşa ulaşamaz. Allah razı olsun.