Muhterem Hocam, bir insan nasıl ilim ve irfan sahibi olabilir?
Soru
Muhterem Hocam, bir insan nasıl ilim ve irfan sahibi olabilir?
Cevap
Tabiî bu suâlin cevabını Kur’ân-ı Kerîm net olarak veriyor. İlim, irfan sahibi olabilmek, ilim, irfan sahibi bir Allah dostunun tedrisatına girmeyi gerektiriyor. Yûnus özellikle şunu ifade ediyor:
Savm u salât u hacc u zekat ile sanma biter zâhid işin
İnsân-ı kâmil olmaya lâzım olan irfân imiş
Öyleyse insan-ı kâmil olmak, ilim, irfan, hikmet ve hikmetin ötesini gerektiriyor. Bu sıra dâhilinde Allahû Tealâ’nın bizler için farz kıldığı mürşide tâbî olmadan da bu hedeflere ulaşmak mümkün değil.
Ama kim kalben Allah’a ulaşmayı dilerse o, Allah’ın Kur’ân’da bahsettiği “ilim verilenler” den olur. 7 âyet-i kerîmede Allahû Tealâ cahillerden bahsediyor, ilim verilenlerden bahsediyor ve ilim sahiplerinden bahsediyor. İşte cahiller, ilmin sahibi olmayan, kendi zanlarına tâbî olanlardır; ilim verilenler de mürşidin sohbetini dinleyen ve davetini kabul eden herkesi ilim verilenler grubu içerisinde yer alıyor.
İLİM VERİLENLER (ÖĞRENENLER)
1. NAHL-27: Sonra kıyamet günü (Allah), onları alçaltacak. Ve onlara: "Ortaklarım nerede?" diyecek. "Onlar için ayrılıklara düştünüz." Kendilerine ilim verilenler şöyle dedi: “Muhakkak ki rezillik ve azap, bugün kâfirlerin üstündedir.”
2. İSRÂ-107: De ki: “O’na inanılsın veya inanılmasın, O’ndan önce kendilerine ilim verilen kimseler, onlara (Kur’ân’ın secde âyetleri) okunduğu zaman, secde ederek çeneleri üstüne kapanırlar.”
3. HACC-54: Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, O’na iman etmeleri, onların kalplerinin O’nu (Allah’ı) idrak etmesi içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları mutlaka Sıratı Mustakîm’e hidayet edendir.
4. KASAS-80: Ve ilim verilenler: “Size yazıklar olsun! Âmenû olan ve salih amel (nefs tezkiyesi) yapanlar için Allah’ın sevabı daha hayırlıdır. Buna, sabredenlerden başkası mülâki olmaz.” dediler.
5. ANKEBÛT-49: Hayır O (Kur’ân-ı Kerim), ilim verilenlerin sinelerinde beyan olunan âyetlerdir. Ve zâlimler hariç, onlar âyetlerimizi bile bile inkâr etmezler.
6. RÛM-56: Ve ilim ve iman verilenler: “Andolsun ki Allah’ın Kitabı’ndaki beas (yeniden diriliş) gününe kadar (mezarda) kaldınız.” dediler. İşte bu beas günüdür. Lâkin siz bilmiyordunuz.
7. MUHAMMED-16: Ve seni dinleyenlerden bir kısmı, senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine ilim verilenlere: “Biraz önce (O) ne dedi?” dediler. İşte onlar, Allah’ın kalplerini mühürledikleri kişilerdir ve onlar hevalarına tâbi olanlardır.
CAHİLLER - ZANLARINA TABİ OLANLAR
1. NİSÂ-157 …. Ve muhakkak ki onun hakkında ihtilafa (anlaşmazlığa) düşenler, ondan (bu hususda) mutlaka şüphe içindeler. Onların, onunla ilgili olarak, zanna tâbî olmaktan başka bir ilimleri (bilgileri) yoktur. Ve onu kesinlikle öldürmediler (öldüremediler).
2. ENÂM-116 Ve yeryüzünde bulunanların çoğuna itaat edersen, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar, ancak zanna tâbî olurlar. Ve onlar, ancak yalan uydururlar.
3. ENÂM-148 …De ki: “Sizin yanınızda ilimden bir şey var mı? Öyleyse (varsa) onu bize çıkarın. Siz ancak zanna tâbî oluyorsunuz. Ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”
4. YÛNUS-36 Ve onların çoğu zandan başka bir şeye tâbî olmaz. Şüphesiz zan, haktan bir şey kazandırmaz. Muhakkak ki Allah, onların yaptıklarını bilendir.
5. YÛNUS-66 …Allah’tan başka ortaklara dua edenler (ibadet edenler) neye tâbî oluyorlar? Ancak zanna tâbî olurlar ve onlar sadece tahmin ederler (yalan uydururlar).
6. NECM-23 … Allah onlara hiçbir sultan (delil) indirmedi. Onlar sadece zanna ve nefslerinin arzuladığı şeylere tâbî oluyorlar. Ve andolsun ki, onlara Rab'lerinden hidayet geldi.
7. NECM-28 Ve onların (melekler konusunda) bir ilmi yoktur. Onlar sadece zanna tâbî olurlar. Ve muhakkak ki zan, Hak’tan yana hiçbir şeye fayda sağlamaz.
İLİM SAHİPLERİ (ÖĞRETENLER)
1. KUR'ÂN'IN LAFZINI ÖĞRENENLER
CUMA-2 Ümmîler arasında, kendilerinden bir resûl be’as eden O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder (nefslerini temizler), onlara Kitab’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve hikmeti öğretir. …
2. KUR'ÂN'IN RUHUNU ÖĞRENENLER
ÂLİ İMRÂN-20 … ‘Ben ve bana tâbî olanlar vechimizi (fizik VÜCUTumuzu) Allah’a teslim ettik.’ O kitap verilenlere ve ümmîlere: ‘Siz de vechinizi (fizik VÜCUTunuzu) (Allah’a) teslim ettiniz mi?’ de. Eğer teslim ettilerse, o takdirde, hidayete ermişlerdir.
3. HİKMETİ ÖĞRENENLER
NİSÂ-113 Ve eğer Allah’ın fazlı ve rahmeti senin üzerine olmasaydı, onlardan bir grup mutlaka seni saptırmaya kastedecekti. Ve onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar. Ve sana hiçbir şeyle zarar veremezler. Ve Allah, sana Kitab’ı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti. Ve Allah’ın senin üzerindeki fazlı çok büyüktür.
4. HİKMETİN ÖTESİNİ ÖĞRENENLER
BAKARA-151 Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup, açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitab’ı (Kur'ân-ı Kerim’i) ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
5. MARUFLA EMREDEN MÜNKERDEN NEHYEDENLER
ÂLİ İMRÂN-104 Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.
6. resûlLER
ÂRAF- 62 Size Rabbimin risalelerini (gönderdiklerini) tebliğ ediyorum (ulaştırıyorum). Ve size nasihat ediyorum (öğüt veriyorum). Ve sizin bilmediğiniz şeyleri ben Allah’tan öğreniyorum (biliyorum).
7. DEVİR İMAMLARI
ENBİYA-73 Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık, ve onlara hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.
SECDE-24 Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve ayetlerimize yakîn hasıl etmiş oldukları için…
Bir de ilim sahipleri vardır. Bu ilim sahipleri, Allah’ın Zâtı'na şahit olan; Allah’ın kendisine ilim, irfan, hikmet ve hikmetin ötesini verdiği kişilerdir. Özellikle Kur’ân’ın lafzını öğrenenler, Kur’ân’ın ruhunu öğrenenler, hikmeti öğrenenler, hikmetin ötesini öğrenenler, ma‘rûfu emredip münkerden neh edenler, resûller ve devrin imamı. Bunların hepsi ilim sahibidir. Ama gerçek ilim sahipleri, Allah’ın irşada memur ve mezun kıldığı devrin imamı; onun altındaki velî resûller ve onun altındaki velî mürşidlerdir. Diğerleri de ait olduğu seviye itibarıyla ilim sahibidirler ve ona göre Allah’ın yardımını alıyorlar.