Muhterem Hocam, bir kimsenin dînini doğru olarak öğrenmek için kime ve nereye başvurması gerekir?
Soru
Muhterem Hocam, bir kimsenin dînini doğru olarak öğrenmek için kime ve nereye başvurması gerekir?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, bu sualin cevabını Allahû Tealâ Kur'ân-ı Kerim'de 2 âyet-i kerimede veriyor. Birincisi Enbiyâ Suresi 7. âyet-i kerime:
“Senden önce de vahyettiğimiz erkeklerden (rical) başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız zikir ehline sorun.”
21/ENBİYÂ-7: Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).
Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.
Kardeşimizin suali de, "Dinini doğru olarak öğrenmek için kime ve nereye müracaat etmesi lâzım?" Bu âyet-i kerime bize şunu söylüyor; Herkes dinini ehli zikirden öğrenebilir.
O zaman ikinci sual, "Ehli zikre nasıl ulaşacağız? Ehli zikri nereden bulacağız?" Kur'ân-ı Kerim'de öncelikle ehli zikre ulaşmanın anahtarının, Allah'a ulaşmayı dilemek olduğunu görüyoruz.
İşte 7 âyet-i kerime, kim Allah'a ulaşmayı dilemezse, Allah onları dalâlette bırakıyor. Yûnus 7, Yûnus 11, Yûnus 15, Yûnus 45, Furkân 21, Rûm 8 ve Secde 10.
ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER – GAYY YOLUNDA
1. YÛNUS-7 …Onlar, Bize ulaşmayı dilemezler. Onlar âyetlerimizden gafil olanlardır…
2. YÛNUS-11…Bize ulaşmayı dilemeyen kimseleri, isyanları içinde şaşkın bırakırız.
RA’D – 27 …Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır…
3. YÛNUS-15 Bize ulaşmayı dilemeyen kimseler şöyle dedi: “Bize bundan başka bir Kur'ân getir…”
4. YÛNUS-45 …Allah'a mülâkî olmayı yalanlayanlar, hüsrandadır…
EN’ÂM – 31 Allah'a mülâkî olmayı yalanlayan kimseler hüsrana düştüler…
5. FURKÂN-21 Ve Bize mülâkî olmayı dilemeyenler:…nefslerinde kibirlendiler…
6. RÛM-8 …İnsanların çoğu, Rablerine mülâkî olmayı inkâr edenlerdir.
7. SECDE-10 …Onlar, Rablerine mülâkî olmayı inkâr edenlerdir.
FUSSİLET – 54 Onlar gerçekten Rab'lerine mülâkî olacaklarından şüphe içindeler…
ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER İÇİN MÜRŞİD YOK, TARÎK-İ CEHİMDE, SIRAT-I CEHİMDE
1. ARÂF – 186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur…”
2. RA’D – 27 De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O'na yönelen kimseyi Kendisine ulaştırır.”
RA’D – 33 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.
3. KEHF – 17 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için veli mürşid bulunmaz.
4. ZUMER – 23… Allah, kimi dalâlette bırakırsa, o zaman onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.
5. ZUMER – 36 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için hidayetçi yoktur.
6. MU’MİN – 33…Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için koruyucu yoktur.
7. ŞÛRÂ – 44 Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o taktirde onun için, bundan sonra bir velî (dost) yoktur…
Bu 7 âyet-i kerime gereğince Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri, Allah dalâlette bırakacağını söylüyor. Onlar için bir:
Ehli zikir yoktur. Hidâyetçi yoktur. Mürşid yoktur. Ehli zikir yoktur. Hidâyetçi yoktur.
Hidâyetçi ehli zikir midir? Evet. Kur'ân-ı Kerim’i araştırdığımız zaman Allahû Tealâ’nın ehli zikri 19 isimle tarif ettiğini görüyoruz. Bu 19 isimden bir tanesi de ehli zikirdir.
KUR'ÂN-I KERİM'DE GEÇEN MÜRŞİD'LERİN 19 AYRI İSMİ
1. NEBÎ
BAKARA-213, ÂLİ İMRÂN-81, AHZÂB-7, BAKARA-121, BAKARA-136
2. İMAM
ENBİYA-73, İSRÂ-71, SECDE-24
3. HALİFE
BAKARA-30, EN’ÂM-165, NÛR-55
4. VELÎ RESÛL
ÂL-İ İMRÂN-81, BAKARA-101, BAKARA-252
5. MÜJDELEYİCİ VE NEZİR
HÛD-2, HÛD-25, FURKÂN-51, BAKARA-119, BAKARA-213, NİSÂ-165, KEHF-56, FURKÂN-56, İSRÂ-105, FUSSİLET-4
6. HİDAYETÇİ
A’RAF-186, HACC-8, MU’MİN-33, TÂHÂ-123, BAKARA-38
7. EHLİ ZİKİR
NAHL-43, ENBİYA-7
8. MUNADİ MEHDİ
ALİ İMRAN-193, KAF-41, A’RÂF-44, RA’D-33, YÂSÎN-21, ZUMER-36
9. SADIK
BAKARA-177, ÂLİ İMRÂN-17, TEVBE-119
10. SALİH
ALİ İMRAN-114, İSRÂ-25, CİNN-11
11. SULTAN
RAHMAN-33
12. HİKMET SAHİBİ ÂLİM
BAKARA-269, ZUMER-9, ÂLİ İMRÂN-18
13. VELÎYYİN VE LÂ NASÎR
ŞÛRÂ-8, BAKARA-107, BAKARA-120, TEVBE-74
14. VELÎYYİN VE LÂ ŞEFÎİ
SECDE-4
15. VELÎYYUN HAMÎM
FUSSİLET-34
16. VELÎYYEN MURŞİDÂ
KEHF-17
17. VELÎYYİN VE LÂ VÂK: RAD-37
18. VELÎYYUL MU'MİNİN VELÎYYUL HAMÎD
ALİ İMRAN-68, ALİ İMRAN-122, ŞÛRÂ-28
19.: EHLİBEYT
AHZÂB 33
İşte Nahl Suresi 43. âyet-i kerimesi ve Enbiyâ Suresi 7. Bir kere daha iki âyet-i kerimede yan yana söyleyelim:
16/NAHL-43: Ve mâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).
Ve Biz, senden önce, kendilerine vahyettiğimiz ricalden (erkeklerden) başkasını (resûl olarak) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o takdirde zikir ehline (daimî zikir sahiplerine) sorun!
16/NAHL-44: Bil beyyinâti vez zubur(zuburi), ve enzelnâ ileykez zikre li tubeyyine lin nâsi mâ nuzzile ileyhim ve leallehum yetefekkerûn(yetefekkerûne).
Beyyinelerle (ispat vasıtaları ile) ve semavî kitaplarla (resûller gönderdik) onlara indirilenleri, insanlara beyan etmen (açıklaman) için sana da zikri (Kur'ân-ı Kerim'i) indirdik. Umulur ki böylece onlar, tefekkür ederler.
21/ENBİYÂ-7: Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).
Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.
Nahl 43’te birincisindeki ehli zikir ve 44’de Allah’ın kendilerine şeriat kitabı indirdiği peygamberleri görüyoruz. Nahl Suresi'nin 44. âyet-i kerimesi, Allah’ın kendilerine şeriat kitabı verdiği peygamberler, Nahl 43 ve 44’de zikredildiği gibi ehli zikirdir. Ama onların olmadığı dönemlerde Allahû Tealâ'nın ehli zikir olarak tarif ettiği vekâleten Devrin İmamı var ve diğerleri vardır.
O zaman buradan hareketle, Ehli zikre nasıl ulaşmamız lâzım? İşte 7 âyet-i kerimede, kim Allah’a ulaşmayı dilerse Allahû Tealâ mutlaka onları Ehli zikre ulaştıracağını beyan ediyor.
ALLAH'A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – ALLAH'I SEVENLER – SEBîLİ REŞAD ÜZERİNDE
1. BAKARA-46 …Rab’lerine muhakkak mülâkî olacaklarına....yakın derecesinde inanırlar.
BAKARA-156 …Biz muhakkak ki Allah için (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız)” derler.
2. BAKARA-249 …O kendilerinin muhakkak Allah’a mülâkî olacaklarını kesin olarak bilenler…
3. EN’ÂM-154 …onlar, Rab’lerine mülâkî olacaklarına inanırlar…
4. RA’D-2 …Âyetleri ayrı ayrı açıklar ki; böylece Rabbinize mülâkî olmaya yakîn hasıl edersiniz.
5. KEHF-110 …Kim Rabbine mülâki olmayı dilerse, o zaman sâlih amel (nefs tezkiyesi) yapsın…
6. ANKEBÛT-5 Kim Allah’a mülâkî olmayı dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir…
7. İNŞİKÂK-6 Ey İnsan! Muhakkak ki sen, Rabbine doğru cehd ile (nefsinle) cihad edersin. Sonunda O’na mülâkî olursun.”
ALLAH'A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – MÜRŞİDE TÂBİİ – TARÎK-İ VE SIRAT-I MÜSTAKİM ÜZERİNDE
1. ÂLİ İMRÂN-31 …Allah’ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbî olunuz ki Allah da sizi sevsin…
2. ÂLİ İMRÂN-164 Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir nîmet olmak üzere kendilerinden bir resûl beas eder...
3. MERYEM-43 …bana tâbî ol. Seni, Sıratı Sevîyye’ye hidayet edeyim.
RA’D – 7 …Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır.
4. YÂSÎN-21 (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar, mehdilerdir.”
5. MU’MİN-38 Ve âmenu olan adam şöyle dedi: “Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım.”
6. ZUHRÛF-61 …Sakın şüphe etmeyiniz! Ve bana tâbî olun, işte bu Sıratı Müstakîm’dir.
7. CUMA-2 Ümmîler arasında kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder...
Bakara 46, Bakara 249, En‘âm 154, Ra‘d 2, Kehf 110, Ankebût 5 ve İnşikâk 6.
Bu 7 âyet-i kerimede, Allah’a ulaşmayı dileyenleri Allahû Tealâ ehli zikre ulaştıracağını ifade ediyor. Meselâ Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) ehli zikirdir. 14 asır evvel Kendisine indirilen Kur’ân-ı Kerim’e baktığımız zaman, Âli İmrân Suresi 31. âyet-i kerimede: “Allah’ı seviyorsanız bana tâbi olun ki Allah da sizi sevsin.” O halde Ehli zikre tâbi olmak asıldır. Âli İmrân 164, yine, Ehli zikre ulaşmak asıl. Meryem 43: “Bana tâbî ol ki seni, Sıratı Sevîyye’ye ulaştırayım.” Ehli zikre ulaşmak, Yâsîn 21, Ehli zikre ulaşmak. Mü’min 38…
O zaman Ehli zikre ulaşmak için öncelikle olmazsa olmaz şart Allah’a ulaşmayı dilemektir. Ama yetmiyor. Allahû Tealâ Allah’a ulaşmayı kalben dileyen kişinin, perşembeyi cumaya bağlayan gece boy abdestiyle hacet namazı kılarak mürşidini Allah’tan sormasını emreder. Çünkü Allahû Tealâ Nahl Suresi 9. âyet-i kerimede “alallâhi kasdus sebîli, Allah’a ulaşan yolun tayini Allah’a aittir.” diyor.
16/NAHL-9: Ve alallâhi kasdus sebîli ve minhâ câir(câirun), ve lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne).
Ve sebîllerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm'e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah'ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.
Mâide Suresi 35. âyet-i kerimede ise: “Takva sahibi olun ve sizi kim Allah'a ulaştırmaya vesile olacaksa, onu Allah'tan hacet namazıyla isteyin.”
5/MÂİDE-35: Yâ eyyuhellezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah'a karşı takva sahibi olun ve O'na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O'nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
Hacet namazı Bakara Suresi 45 ve 46. âyet-i kerimelerde zikrediliyor.
2/BAKARA-45: Vesteînû bis sabri ves salât(sâlâti), ve innehâ le kebîretun illâ alel hâşiîn(hâşiîne).
(Allah'tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah'a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
2/BAKARA-46: Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).
Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab'lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O'na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
“Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Zordur ama huşû sahipleri için değildir.” Kimdir o huşû sahipleri? Onlar kalben Allah'a ulaşmayı dileyenlerdir. Allah'a ulaşmayı dilemeyenler, huşû sahibi değildir. Namaz kılsalar da Allah onlara mürşidlerini göstermez. Ama Allah'a ulaşmayı dileyenleri Allahû Tealâ mutlaka Ehli zikre ulaştıracağını beyan ediyor. Ve kişinin dinini ehli zikirden öğrenmesi gerektiğini âyetler bize net olarak söylüyor.