Muhterem Hocam, bir kimsenin yaptığı ibadetleri başkasına göstermesinden ve duyurmasından haya etmesi, utanması doğru bir şey mi?

Soru

Muhterem Hocam, bir kimsenin yaptığı ibadetleri başkasına göstermesinden ve duyurmasından haya etmesi, utanması doğru bir şey mi?

Cevap

"Yani Mevlânâ, kahveye gittiğiniz zaman kahvede olanların tesiri altında kalacaksanız gitmeyin diyor. Ama gittiğiniz zaman kahvedekiler sizin yörüngenize gidecekse o zaman gidin, diyor. Yetmez. Kur’ân-ı Kerîm’de Ra‘d sûresinin 22. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ buyuruyor:

13/RAD-22 Vellezîne saberûbtigâe vechi rabbihim ve ekâmûs salâte ve enfekû mimmâ razaknâhum sirren ve alâniyeten ve yedraûne bil hasenetis seyyiete ulâike lehum ukbed dâr(dâri).

Onlar, sabırla Rab’lerinin Vechini (Zat’ını, Zat’a ulaşmayı ve Allah’ın Zat’ını görmeyi) dileyenler ve namazı ikame edenler, onları rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve açıkça infâk edenlerdir. Ve seyyiati, hasenat ile (iyilikle) savan kimselerdir. İşte onlar için, bu dünyanın (güzel bir) akıbeti (sonucu) vardır.

Demek ki kim için gizli infak söz konusu, kim için açık infak söz konusu? Gizli infak, zikirle Allah’ın katından nurları nefsimizin kalbine göndermek ve infak etmekle gerçekleşir. Açık infak ise Allah’ın bize verdiği rızıklardan ihtiyaç sahibi olan insanlara vermekle gerçekleşir.

Her ikisi de söz konusu. Allah razı olsun."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20261 dk okuma14