Muhterem Hocam, bir kişinin hidayet yolculuğunda mürşidin rolü nedir?
Soru
Muhterem Hocam, bir kişinin hidayet yolculuğunda mürşidin rolü nedir?
Cevap
Mürşidsiz ne ruhun hidayeti, mürşidsiz ne fizik vücudun hidayeti, mürşidsiz ne nefsin hidayeti ve mürşidsiz iradenin hidayeti olamaz. Din hidayeten ibarettir. İşte büyük Kutsal Kitaplar hidayet ve nurdur. Bir daha söyleyelim. Hidayet ruhun, ruhun hidayeti Allah'a teslimi. Fizik vücudun hidayeti, fizik vücudun Allah'a teslimi. Nefsin hidayeti, nefsin Allah’a teslimi. İradenin hidayeti, iradenin Allah’a teslimi.
Allah’ın Kitapları Öğüttür, Hidayet ve Nurdur 1. TEVRAT MÂİDE – 44 Muhakkak ki Tevrat’ı Biz indirdik, onda hidayet ve nur vardır. Kendileri (Hakk’a) teslim olmuş peygamberler, yahudilere, onunla hükmeder. Rabbanîler (kendilerini Rabb’lerine adamış olanlar) ve Ahbar olanlar da (zahidler, yahudi âlimler, hahamlar) Allah’ın Kitab’ından korumakla görevli oldukları ile hüküm verirler ve onlar, onun üzerine şahitler oldular. Artık insanlardan korkmayın, Ben’den korkun ve Benim âyetlerimi az bir değere satmayın. Ve kim, Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, o taktirde işte onlar, onlar kâfirlerdir. 2. İNCİL MÂİDE – 46 Onların izleri üzerine, Tevrat’tan ellerinde bulunanı tasdik edici olarak Hz. Meryem’in oğlu İsâ’yı gönderdik. Ve ona, içinde bir hidayet ve bir nur olan, Tevrat’tan ellerinde bulunanı tasdik eden ve müttekîler (takvâ sahipleri) için, hidayete erdirici ve vaaz edici (öğüt verici) olan İncil’i verdik.
3. KUR'ÂN-I KERİM ŞÛRÂ – 52 Ve işte böylece sana emrimizden bir ruh (Kur'ân-ı Kerim) vahyettik. Ve sen, kitap nedir ve îmân nedir bilmiyordun. Ve lâkin O'nu “nur” kıldık. Kullarımızdan dilediğimizi O'nunla hidayete erdiririz... AHKÂF – 12 Ve O’ndan (Kur’ân’dan) önce îmâm ve rahmet olarak Hz. Musa’nın kitabı (Tevrat) vardır. Bu, Arap lisanı ile (Hz. Musa’nın kitabını) tasdik eden bir kitaptır. …
4 SIRAT-I MUSTAKİM (HİDAYET) 1. RUHUN HİDAYETİ NİSÂ – 175: Böylece Allah’a âmenû olanları (ölmeden önce ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyenleri) ve O’na (Allah’a) sarılanları ise, (Allah) Kendînden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Kendisine ulaştıran “Sıratı Mustakîm”e hidayet edecektir (ulaştıracaktır). 2. FİZİK VÜCUDUN HİDAYETİ NAHL – 36: ... Onlardan bir kısmını (Resûlün daveti üzerine Allah’a ulaşmayı dileyenleri), Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının (dilemeyenlerin) üzerine dalâlet hak oldu... YÂSİN – 60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır. YÂSİN – 61: Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tir. 3. NEFSİN HİDAYETİ HİCR – 41: Allahû Tealâ şöyle buyurdu: “İşte bu, Bana yönlendirilmiş (Bana ulaştıran) yoldur.” 4. İRADENİN HİDAYETİ EN’ÂM – 153: Ve muhakkak ki; bu, Benim mustakîm olan yolumdur. Öyleyse ona tâbî olun. Ve (başka) yollara tâbî olmayın ki; o taktirde sizi, onun yolundan ayırır. İşte böyle size onunla vasiyet etti (emretti). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.
Ve Kutsal Kitapların hepsinde, Tevrat'ta hidayet ve nurdur. İncil'de hidayet ve nurdur. Kur'ân'da hidayet ve nurdur. Nur, Allah’ın teslimiyle ifade edilebilir. Yani hidayet ve teslim olma ruhun hidayeti, nefsin hidayeti, fizik vücudun hidayeti. Hidayet ve teslim olma nefsin hidayeti. Hidayet ve teslim olma iradenin hidayeti. İrade teslimi hidayet ve nur. İşte Kutsal Kitaplar`a baktığımızda olay buysa Mâide 44 hidayet ve nur, Hicr 44 hidayet ve nur, Kur'ân hidayet ve nur.
5/MÂİDE - 44 İnnâ enzelnât tevrâte fîhâ huden ve nûr(nûrun), yahkumu bihân nebiyyûnellezîne eslemû lillezîne hâdû ver rabbâniyyûne vel ahbâru bimâstuhfizû min kitâbillâhi ve kânû aleyhi şuhedâe, fe lâ tahşevûn nâse vahşevni ve lâ teşterû bi âyâtî semenen kalîlâ(kalîlen) ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humul kâfirûn(kâfirûne). Muhakkak ki Tevrat’ı Biz indirdik, onda hidayet ve nur vardır. Kendileri (Hakk’a) teslim olmuş peygamberler, yahudilere, onunla hükmeder. Rabbanîler (kendilerini Rabb’lerine adamış olanlar) ve Ahbar olanlar da (zahidler, yahudi âlimler, hahamlar) Allah’ın Kitab’ından korumakla görevli oldukları ile hüküm verirler ve onlar, onun üzerine şahitler oldular. Artık insanlardan korkmayın, Ben’den korkun ve Benim âyetlerimi az bir değere satmayın. Ve kim, Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, o taktirde işte onlar, onlar kâfirlerdir.
15/HİCR - 44 Lehâ seb’atu ebvâb(ebvâbin), li kulli bâbin minhum cuz’un maksûm(maksûmun). Onun (cehennemin) 7 kapısı vardır. Her kapı için onlardan taksim edilmiş (bölünmüş) bir grup vardır.
Eğer olay buysa o zaman kesinlikle mürşidsiz mümkün değil. Çünkü Yûnus bunu en güzel şekilde ifade etmiş: "Gel ey gardaş Hakkı bulalım dersen, bir kamil mürşide varmasan olmaz." Yani İslâmın yedi safhasının, yediside mürşidsiz olmaz. Öyleyse bir kişinin hidayet yolculuğunda yedi safha hidayeti yaşayabilmesi ancak mürşidine tâbi olmasına bağlıdır. Mürşidsiz hiç kimse dini yaşayamaz. Mürşid sadece öğreten değil aynı zamanda yaşatandır.