Muhterem Hocam, bir misafirimiz “Allah her şeyi gören, bilendir, işitendir. O’nunla konuştuğumuzda Rabbimizden cevap gelmese bile bizi dinlediğini bilmemiz yeterli oluyor.” dedi. Al

Soru

Muhterem Hocam, bir misafirimiz “Allah her şeyi gören, bilendir, işitendir. O’nunla konuştuğumuzda Rabbimizden cevap gelmese bile bizi dinlediğini bilmemiz yeterli oluyor.” dedi. Allah ile karşılıklı konuşmak da mümkün müdür?

Cevap

Elbette. Şûrâ 51’de Allahû Tealâ buyuruyor ki:

42/ŞÛRÂ-51 Ve mâ kâne li beşerin en yukellimehullâhu illâ vahyen ev min verâi hıcâbin ev yursile resûlen fe yûhıye bi iznihî mâ yeşâu, innehu aliyyun hakîm(hakîmun).

Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illâ vahyile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek. Allah, bilir ve hikmet sahibidir.

“Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır; illâ vahyile veya perde arkasından veya dilediğini izniyle vahyetmesiyle resûl melek göndererek.”

Öte yandan Enbiyâ Suresi'nin 7. âyet-i kerimesinde:

21/ENBİYÂ-7 Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.

“Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.” buyuruluyor.

Bu âyet-i kerimeden anlıyoruz ki bizler Kur’ân-ı Kerim’i daimî zikrin sahibi ehli zikirden öğrenmek durumundayız.

Belki birçok insan “Allah ile konuşulur mu?” diye bir sual söz konusu olabilir: Bu tarz bir sualin sahiplerine biz açıkça bir cevap veriyoruz ki; Evet, her an kişi Allah ile konuşabilir. Ama bu yetkinin sahibi olmak zorundayız.

Allah’ın en üst seviyedeki kanunu liyakat ve mükâfat kanunudur. Neye lâyıksak Allahû Tealâ onun mükâfatını veriyor. Yoksa insanlar sadece Allah’a ulaşıp O’ndan talepte bulunabilirler ama cevabını alamazlar. Bu herkes için mümkün olan bir meziyet değildir.

Allah ile konuşmak Allah’ın büyük ikramlarından birisidir. Allahû Tealâ her zaman hazırdır. Yeter ki kişi o seviyeye lâyık bir insan olsun.

İnsanlar emanîye bilgilerle şunu, hurafeleri dillendiriyorlar: “Vahiy Peygamber Efendimiz’le sona ermiştir.” Hayır, vahiy kıyâmete kadar devam edecektir. Risâlet de kıyâmete kadar devam edecektir. Sona eren nübûvvettir.

Sona eren Allah’ın nebîlerine verdiği şeriat kitabıdır. Öyleyse nübûvvet Peygamber Efendimiz’de sona ermiştir. O’na verilen şeriat kitabı Kur’ân-ı Kerim bütün kâinatın şeriat kitabıdır. Ondan sonra nebî gelmeyecek, ondan sonra başka bir şeriat kitabı gelmeyecektir.

Ama her devirde bu şeriat kitabını açıklamakla vazifeli Allah’ın velî resûlleri olacaktır. Onlardan bir tanesini de Allahû Tealâ hidayete erdirmekle vazifeli devrin imamı olarak tayin edecektir. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma3