Muhterem Hocam, bir misafirimiz Allah’a ermiş bir evliya olmak konusunda “Aciz kullarız. Ne yapsak da onlar gibi olamayız.” dedi. Günümüzde ermiş evliya olmak zor mudur?
Soru
Muhterem Hocam, bir misafirimiz Allah’a ermiş bir evliya olmak konusunda “Aciz kullarız. Ne yapsak da onlar gibi olamayız.” dedi. Günümüzde ermiş evliya olmak zor mudur?
Cevap
Günümüzde ermiş evliya olmak ‘Bir dilektir’ sadece. Yani insanlar için zor gibi görünüyor ama Allah için çok kolay. Çünkü kişi ermiş evliya olmayı dileyecek. Evliyalık bir dilektir ama o dileğin sahibinin ruhunu Kendisine ulaştıran, onu Kendisine dost kılan, hidayete erdiren Allah’tır.
Allahû Tealâ’nın da verdiği sözü yerine getirmemesi mümkün değildir. Evliya olmaktan murat; Ruhun Allah’a ulaştırılması ve bu sebeple Allah’ın dostu olmaktır. Ama eğer lügat mânâsı itibarıyla Allah’ın dostu olmaktan bahsediyorsak, dostluk Allah’a ulaşmayı dilediğimiz andan itibaren başlar.
Allah’a ulaşmayı dileyen kişi, dostluk açısından Allah’ın evliyasıdır ve onlara müjdeler vardır, korku yoktur. Kim Allah’a ulaşmayı dilemişse, bir dilek Allah’a yeter. O dileğin sahibi olan herkesin ruhunu Allah Kendisine mutlaka ulaştıracaktır. O kişi için Allah’ın evliyası olmak garanti edilmiştir.
Yûnus Suresi’nin 62, 63, 64. âyet-i kerîmeleri:
YÛNUS-62: E lâ inne evlîyâ allâhi lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Muhakkak ki Allah'ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzun olmazlar, öyle değil mi?
YÛNUS-63: Ellezîne âmenû ve kânû yettekûn(yettekûne).
Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah'a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.
YÛNUS-64: Lehumul buşrâ fîl hayâtid dunyâ ve fîl âhıreh(âhıreti), lâ tebdîle li kelimâtillâh(kelimâtillâhi), zâlike huvel fevzul azîm(azîmu).
Onlara, dünya hayatında ve ahirette müjdeler (mutluluklar) vardır. Allah'ın sözü değişmez. İşte O, fevz-ül azîmdir.
Rûm 31’de:
RÛM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
Şûrâ 13’te ise:
ŞÛRÂ-13 ... kebure alâl muşrikîne mâ ted'ûhum ileyhi, allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).
Takva, zaten 1. safha takva. Takva, Allah’a ulaşmayı dilemektir. 'Allah’a ulaşmayı dileyeni Allah Kendisine hidayet eder.' Şûrâ 13’te olduğuna göre, o zaman bize düşen sadece Zumer 17’ye göre Allah’a yönelmek, kalpten Allah’a ulaşmayı dilemek.
ZUMER-17: Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâd(ıbâdi).
Ve onlar ki; tağuta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah'a yöneldiler (Allah'a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Dilek bize aittir ama neticeyi, sonucu oluşturacak, ruhumuzu Kendisine ulaştıracak olan Allah’tır, Rabbimizdir.
Dolayısıyla evliyalık zor mudur, kolay mıdır? Sualin cevabı: Evliyalık kadar kolay bir şey yok.
Nitekim Allahû Tealâ bizim Kendisine dost olmamızı istiyor. O istediğine göre, Allah bizim için kolaylık diler, zorluk dilemez. Allah dilediğine göre evliya olmak en kolay şey. Allah razı olsun.