Muhterem Hocam, bir misafirimiz Allah’a ulaşmak konusunda “İyi ahlakla ulaşılır, iyi ahlak yoksa din yoktur.” diyor. İyi bir ahlaka sahip olmak ne demektir?

Soru

Muhterem Hocam, bir misafirimiz Allah’a ulaşmak konusunda “İyi ahlakla ulaşılır, iyi ahlak yoksa din yoktur.” diyor. İyi bir ahlaka sahip olmak ne demektir?

Cevap

Gerçekten din ahlaktır. Ve Allahû Tealâ’nın bize emri “Kur’ân ahlakı ile ahlaklanın.” Kur’ân ahlakı, Allah’ın ahlakıdır. Allah hepimizin Allah'ın ahlâkı ile ahlâklanmasını, güzel ahlakın sahibi olmamızı istiyor ki Kalem Suresi’nin 4. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e “Biz Seni en üst seviyedeki ahlakla yarattık.”

KALEM-4: Ve inneke le alâ hulukın azîm(azîmin).

Ve muhakkak ki sen, mutlaka çok büyük bir ahlâk üzeresin.

Eğer en güzel ahlakla Allahû Tealâ Peygamber Efendimiz’i yaratmışsa ve o bizim için örnekse Ahzâp 21’de:

AHZÂB-21: Lekad kâne lekum fî resûlillâhi usvetun hasenetun limen kâne yercûllâhe vel yevmel âhıre ve zekerallâhe kesîrâ(kesîren).

Andolsun ki, sizin için ve Allah'a ve ahiret gününe (Allah'a ulaşma gününe) ulaşmayı dileyen ve Allah'ı çok zikredenler için, Allah'ın Resûl'ünde güzel bir örnek vardır.

Allah’a ulaşmayı dileyen, ruhunu Allah’a ulaştıran ve Allah’ı çok zikredenler için Resûlullah en güzel örnektir. İşte Muhterem Efendimiz’in özetlediği bir konunun bütünü. Din bununla özetlenebilir: “Hakk için halk ile, halk için Hakk ile.” Yani Hakk ile halk için, ama Hakk için halk ile. Başlangıç noktasında herkes hakk içindir ama halk iledir, Allah’ın halkıyladır. Allah’a ulaşmayı dileyenlerle birliktedir. Ama ruh Allah’ın Zat’ına ulaştıktan sonra nefsini tasfiye ederse, o zaman başkaları için yaşamaya başlar. Hakk ile halk için olur.

Evvela Hakk içiniz. Ne diyor Bakara 156’da?

BAKARA-156: Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne).

Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.

İşte bu, Hakk için halk ile olmaktır. Ama nefs tezkiyesinden sonra o kişi Hakk ile halk içindir. Başkaları için yaşamaya başlıyor.

İşte Allahû Tealâ’nın emri, netice itibarıyla güzel ahlaktan ibarettir. Güzel ahlak, başkalarına faydayı temin eden ahlakın ta kendisidir.

Onun için Resûlullah (S.A.V) Efendimiz hadîs-i şerifinde:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhârî, Megazî, 35; Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, II, 8; Münâvî, Feyzu’l-Kadîr.

“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.”

Ne zaman hayatımızda başkalarının mutluluğuna adarsak, işte o güzel ahlak olur. Nefsimizdeki âfetler azaldıkça ahlakımız devamlı güzelleşecektir. Onun için de Allah’a ulaşmayı dilemek mecburiyetindeyiz. Sonra mürşidimize tâbî olacağız. Sonra ruhumuzu, fizik vücudumuzu, nefsimizi ve irademizi Allah’a teslim edeceğiz.

İşte Resûlullah (S.A.V) Efendimiz: “Ben güzel ahlakı tamamlamaya geldim.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: İmam Buhârî, Edebü’l-Müfred, B.135, Hds.273

“Ben güzel ahlâkı tamamlamaya geldim.”

Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak, Allah’ın Kur’ân ahlakı ile ahlaklanmaktır. Kur’ân ahlakı, ahlakın bütününü ifade ediyor.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 22 Ekim 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20263 dk okuma0