Muhterem Hocam, bir misafirimiz, “Allahû Tealâ buyuruyor: Bana borç ver.” Biz O’na borç verebilir miyiz? Ve buyuruyor: “Kuluma yardım et, iyilik yap.” Ben de Allah’a o şekilde ulaş
Soru
Muhterem Hocam, bir misafirimiz, “Allahû Tealâ buyuruyor: Bana borç ver.” Biz O’na borç verebilir miyiz? Ve buyuruyor: “Kuluma yardım et, iyilik yap.” Ben de Allah’a o şekilde ulaşmak istiyorum. Başkalarına yaptığımız yardımlar Allah’a ulaşmanın bir vesilesi mi, nedir?
Cevap
Evet, gerçekten de Bakara Suresi’nin 245. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ karz-ı hasenden bahsediyor. Kim Allah’a güzel bir borç verirse, o verdiği kendisine kat kat çoğaltılarak ödenir. Allah ilahî kanun gereği kişinin rızkını daraltır ve genişletir. Evet, yani rızkı daraltan ve genişleten O’dur.
BAKARA-245: Menzellezî yukridullâhe kardan hasenen fe yudâifehu lehû ed’âfen kesîrah(kesîraten), vallâhu yakbidu ve yebsut(yebsutu) ve ileyhi turceûn(turceûne).
Kim Allah'a güzel bir borç verirse, o takdirde, o (verdiği) kendisine kat kat çoğaltılarak ödenir. Ve Allah, (ilâhi kanun gereği kişinin rızkını) daraltır ve genişletir. Ve O'na döndürüleceksiniz.
İnsanın yaratılışına baktığımız zaman üç vücut ve serbest iradenin sahibidir. Ve bu üç vücut ve serbest irade sahibi insanın Allah’ın kendisine farz kıldığı 7 safha 4 teslimi gerçekleştirmek suretiyle teslim-i küllî ile Allah’a teslim olmasını istiyor.
Herşey Allah’ı tesbih ediyor. Serbest irade sahibi iki varlık var: cinler ve insanlar. Ve Allahû Tealâ onlar için, “İnsanları ve cinleri başka bir şey için değil, bize abd olsun diye yarattık.”
Başlangıç noktasında insanlar şeytanın kulu, şeytanın dostudurlar. İşte bu şeytanın kulu, şeytanın dostluğundan kurtulmak bir dilektir. Allah’ın resûlleriyle insanlar Allah’a davet olunur. Daveti kabul edenler şeytana kul olmaktan, şeytana dost olmaktan kurtulurlar.
Allahû Tealâ başkalarına yaptığımız her güzel davranışı Kendisi'ne yapılmış sayar. Onlara verdiğiniz her mutluluğun karşılığını mutlaka size de yaşatır. O insan ilişkilerinde mutluluk da gene Allah’a ulaşmayı dilemekten geçer. Allah’a ulaşmayı dilemedikçe başkalarını mutlu eden bir dizayna kolay kolay ulaşamayız. Evet, ilk adımı atmak mecburiyetindeyiz.
Ruhumuz 19 tane hasleti, nefsimiz de 19 âfeti muhtevasında barındırıyor. Denge içerisinde hayata başlıyoruz. Ama hiçbir şey bilmiyor halde hayata başlıyoruz. Ve bu hiçbir şey bilmiyor halde hayata başlayan kişi, iblis Sıratı Mustakîm'e, Allah’a ulaşan yola oturmak suretiyle insanların Allah’a kul olmasını, Allah’a dost olmasını engelliyor. Şeytanın kulu, şeytanın dostu olmasının devamını istiyor. Bunu nasıl yapıyor? Onların nefsinin afetlerine tesir ederek.