Muhterem Hocam, bir misafirimiz: “Bir mürşid arayışında değilim. Kendi iç dünyama yolculuk yapmak derdindeyim. Kendimi düzeltmek, nefsimi düzeltmekle meşgulüm.” dedi. Mürşidsiz nef

Soru

Muhterem Hocam, bir misafirimiz: “Bir mürşid arayışında değilim. Kendi iç dünyama yolculuk yapmak derdindeyim. Kendimi düzeltmek, nefsimi düzeltmekle meşgulüm.” dedi. Mürşidsiz nefs tezkiyesi yapılabilir mi?

Cevap

Hayır. Allahû Tealâ insanoğlu için elzem olan, ahiret ve dünya saadetine insanı ulaştıran gerekli olan herşeyi son şeriat kitabı Kur’ân-ı Kerîm’e koymuş.

“Biz bu kitapta hiçbir şey eksik bırakmadık. Herşeyi açıklamak için biz sana bu kitabı indirdik.”

Ama kim için herşey Kur’ân’da var? Hikmet sahibi âlim için, yani mürşid için.

KUR'ÂN'DA HER KONU AÇIKLANMIŞ

1. ZUMER - 27: Ve andolsun ki, bu Kur’ân’da insanlar için bütün meselelerden örnekler verdik. Umulur ki, böylece onlar tezekkür ederler.

2. EN’ÂM - 38: ...Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rab’lerine haşrolunacaklar (olunurlar).

3. NAHL - 89: Ve sana, herşeyi beyan eden (açıklayan), hidayete erdiren ve rahmet olan Kitab’ı, müslümanlara (Allah’a teslim olanlara) müjde olarak indirdik.

4. EN’ÂM - 67: Her haber için kararlaştırılmış bir zaman vardır. Ve yakında bileceksiniz.

5. BAKARA - 269: (Allah) hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse böylece ona çok hayır verilmiştir. Ve ulûl'elbabtan başkası tezekkür edemez.

ŞÛRÂ - 51: Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illa vahiy ile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek. Allah, bilir ve hikmet sahibidir.

6. ENBİYÂ - 7: Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.

BAKARA - 186: Ve kullarım sana, Benden sordukları zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana îmân etmiş olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).

7. FURKÂN - 33: Ve sana hak ile ve en güzel (ahsen) tefsir ile ulaştırdığımızdan (meselelerden) başka bir meseleyi sana getirmediler.

Öyleyse eğer Kur’ân-ı Kerîm bizim herşeyimiz, Kur’ân-ı Kerîm kâinatın kitabı, Kur’ân-ı Kerîm biz insanlar için bir mutluluk daveti, reçetesi ve garantisi ise o zaman Kur’ân-ı Kerîm mürşidlerin el kitabıdır. Onun için mürşidlerin hası Nebîler Sultanı Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Müslim, Cuma-463. İbn Mace, Mukaddime-7

"Sözün en doğrusu Allah’ın Kitabıdır. Yolun en faziletlisi Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz’in yoludur. İşlerin en şerrlileri sonradan icat edilen bid’atlardır. Bid’at dalâlettir, dalâletin sonu nar-ı cehennemdir."

Ama Kur’ân-ı Kerîm Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in el kitabıydı. Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in ahlâkı Kur’ân ahlâkıydı. Fakat Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in yaşadığı dönemde bir tek kişiydi. O dönemde yaşayan bütün insanların ona ulaşması fiziken imkânsızdı.

Allahû Tealâ, din kolaylıktır, din güzelliktir, buyuruyor. Öyleyse herkesin yanı başında kolaylıkla ulaşabileceği, onu hidayetçilerin en hayırlısına götürebilecek olan bir vesile mutlaka vardır.

Mâide 35'de Allahû Tealâ bunu emrediyor: “Sizi kim Allah’a ulaştırmaya vesile olacaksa onu Allah’tan isteyin.”

5/MÂİDE-35: Yâ eyyuhellezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihî leallekum tuflihûn(tuflihûne).

Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

İşte insanla Allah arasındaki ilişkide her devirde Allah’ın tasarrufunda olan, hidayete erdiren bir tek kişi var; o devrin imamı.

Kutsal kitaplar devrin imamının el kitabıdır. Devrin imamları için herşey Kur’ân’da vardır ama diğerleri de vesiledir. İşte velî resûller, velî mürşidler... Yani bunların hepsi salihlerdir.

Salâh makamı yedi kademeden oluşuyor.

Diğerleri ister devrin imamının dışındaki kavim resûlleri olsun, velî mürşidler olsun ve Salâh’a ulaşmayan vekil mürşidler olsun; muhlisler, ulûl’elbab, muhsinler ve zahidler, bunların hepsi vesiledir.

DEVRİN İMAMLARI

Nebî olan Devrin İmamları (Peygamberler)

NEBÎ RESÛLLER

ENBİYÂ-73, ÂLİ İMRÂN-164, AHZÂB-7, AHZÂB-40, ÂLİ İMRÂN-81, FURKÂN-35, MÂİDE-19, BAKARA-213, MERYEM-58, BAKARA-151, MERYEM-87

Nebî olmayan Velî olan Devrin İmamları

VELÎ RESÛLLER

SECDE-24, ÂLİ İMRÂN-179, MU’MİNÛN-44, ENBİYÂ-28

KAVİM RESÛLLERİ

ÂLİ İMRÂN-164, NAHL-36, KASAS-68, CUMA-2, ZUMER-71, A’RÂF-35, TÂHÂ-134, MU’MİN-78, BAKARA-87, İBRÂHÎM-4, FÂTIR-24, MU’MİNÛN-44, YÂSÎN-13, YÂSÎN-14, YÂSÎN-16, YÂSÎN-20, YÂSÎN-21

VELÎ MÜRŞİDLER (Ma’ruf ile Emreden ve Münkerden Nehyedenler)

ÂLİ İMRÂN-104, ÂLİ İMRÂN-110, ÂLİ İMRÂN-114, TEVBE-71, TEVBE-112, HACC-41, LOKMÂN-17

Vekil Mürşidler

MUHLİSLER

HİCR-40, SÂFFÂT-74, SÂFFÂT-128, SÂFFÂT-160, SÂFFÂT-169, SÂD-83, BEYYİNE-5

ULÛL’ELBAB

ÂLİ İMRÂN-7, BAKARA-179, BAKARA-197, BAKARA-269, ÂLİ İMRÂN-190, ÂLİ İMRÂN-191, NİSÂ-103, MÂİDE-100, YÛSUF-111, SÂD-43, ZUMER-9, ZUMER-21, MU’MİN-54, TALÂK-10

MUHSİNLER

ÂLİ İMRÂN-20, ÂLİ İMRÂN-134, MÂİDE-93, TEVBE-120, HACC-37, ANKEBÛT-69, SÂFFÂT-105, AHKÂF-12

ZAHİDLER

ENFÂL-45, YÛSUF-20, TÂHÂ-34, AHZÂB-21, AHZÂB-35, AHZÂB-41, CUMA-10

Allahû Tealâ, Allah’a ulaştırmaya vesile olan zatı, vesileyi Allah’tan isteyin, buyuruyor. Devrin imamının dışındaki bütün kavim resûlleri, bütün velî mürşidler, bütün vekil mürşidler hepsi vesiledir.

Eğer siz Allah’a ulaşmayı dilerseniz ve Allah bu talebi kalbinizde gördüğü an mutlaka Allahû Tealâ en yakınınızda olanı size sevdirir ve hacet namazı kılmanız hâlinde Allahû Tealâ onu size gösterir. Bunu dileyen kişi nefsiyle cihad etsin. Yani nefs tezkiyesinin ancak mürşidle başlayabileceği kesin kanun olarak Kur’ân-ı Kerîm’e yerleşmiş durumda. İşte Ankebût 6:

29/ANKEBÛT-6: Ve men câhede fe innemâ yucâhidu li nefsihî, innallâhe le ganiyyun anil âlemîn(âlemîne).

Ve kim cihad ederse, o taktirde sadece kendi nefsi için cihad eder. Muhakkak ki Allah, âlemlerden müstağnidir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur).

Mürşidsiz nefs tezkiyesi mümkün değil.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20265 dk okuma0