Muhterem Hocam, bir misafirimiz "Hristiyanlıkta papazla günahları bağışlatmak o şekilde Tanrı'ya ulaşmak vardır. İslâm'da tamamen aracısız ulaşılır. İslâm'da ruhbanlık yoktur." ded

Soru

Muhterem Hocam, bir misafirimiz "Hristiyanlıkta papazla günahları bağışlatmak o şekilde Tanrı'ya ulaşmak vardır. İslâm'da tamamen aracısız ulaşılır. İslâm'da ruhbanlık yoktur." dedi. İnsanla Allah arasında birilerinin girmesi ruhbanlık mıdır?

Cevap

Hayır. Allahû Tealâ âyetlerde açıkça mürşide tâbiiyeti farz kılmıştır. Enbiyâ Suresi'nin 73. âyet-i kerimesinde, âyet-i kerimenin meâli:

21/ENBİYÂ-73 Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâti, ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne).

Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.

Bütün peygamberler Enbiyâ 73'e göre Allah tarafından Allah'la diğer insanlar arasında mürşid olarak tayin edilmişlerdir. Her devirde peygamberler yok. Onların olmadığı dönemlerde her kavimde ardı arkası kesilmeksizin gönderilen velî resûller arasından bir tanesini Allahû Tealâ seçiyor ve Secde 24'e göre vekâleten devrin imamı olarak tayin ediyor.

32/SECDE-24 Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).

Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.

Hristiyanlıkta günahı papazla bağışlatmak diye ruhban sınıfı deniyor. Ama Kur’ân-ı Kerîm'de de Allahû Tealâ şöyle buyuruyor: Nisâ 64: “Biz resûllerimizi insanlar itaat etsin diye gönderiyoruz. O nefslerine zulmedenler sana gelselerdi, Allah'tan mağfiret dileselerdi, resûl de onlar için mağfiret dileseydi, Allah bütün günahlarını sevaba çevirdi.” Öyleyse bu âyet-i kerime Kur’ân'da yer alıyor.

4/NİSÂ-64 Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi). Ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfera lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen).

Ve Biz, (hiç) bir resûlü, Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka bir şey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resûl’ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.

Resûlün talebiyle Allah arasında mağfiret. Tövbe eden kişinin Allah'tan talebi mağfiret. Ama tövbe eden kişiyle devrin imamı arasında şefaattır. Ve şefaat Kur’ân'da zikredilmiştir. Resûlullah'ın şefaati bu dünya hayatında. Mâide 35'te ise hidayete erdiren her devirde devrin imamı olmasına karşılık diğer velî resûller, velî mürşidler de hidayete vesile olanlardır.

5/MÂİDE-35 Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).

Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

Halk arasında dolaşan sözlere birer birer bakın, hepsi iblisin birer tuzağı. İşte bunlardan bir tanesi de “Allah'la kul arasına kimse giremez, İslâm'da ruhban sınıfı yoktur.” ifadesi.

"Ruhban sınıfı deyince neyi kastediyorsunuz?" diyoruz. "İşte rahipleri kastediyoruz. İnsanların günahlarını çıkartıyor, onları affediyor. Siz de bunu iddia etmiyor musunuz?" diyorlar. Allah'ın söylediklerinin ne kadar yanlış anlaşıldığını her vesileyle bir defa daha işitiyoruz. Realiteye baktığımız zaman Allah'ın hiç de öyle söylemediğini görüyoruz. Allah'la kul arasına kimse giremez. İslâm'da ruhban sınıfı yoktur olayı, iblisin uydurduğu bir hurafedir.

Tevrat'ta Özdeyişler 11:14 şöyle buyurur: Allahû Tealâ, “Öğüt olmayan yerde halk düşer ama danışmanların çokluğunda güvenlik vardır.” Evet, öğüt olmayan yerde halk düşer ama danışmanların, yani mürşidlerin olduğu, mürşidlerin çokluğunda ise güvenlik vardır.

İncil'de 11:28-29'da İsa (A.S) şöyle der: “Ey bütün emekçiler, yürekleri ağır olanlar, bana gelin, size rahat vereceğim. Boyunduruğumu üzerinize alın, benden öğrenin. Çünkü ben yumuşak huylu ve alçak gönüllüyüm ve canlarınız için huzur bulacaksınız.”

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 23 Ekim 2026Son güncelleme: 23 Ekim 20263 dk okuma0