Muhterem Hocam, bir misafirimiz: “İnsanlar eğer Peygamber sünnetine uyarlarsa tamamen Allah’ı seven bir dünya olacak.” diyor. Tüm dünyanın Allah’a dost olması, peygamberlere itaatt
Soru
Muhterem Hocam, bir misafirimiz: “İnsanlar eğer Peygamber sünnetine uyarlarsa tamamen Allah’ı seven bir dünya olacak.” diyor. Tüm dünyanın Allah’a dost olması, peygamberlere itaatten mi geçer?
Cevap
Evet. Peygamber, insanla Allah arasındaki ilişkide en üst makamı işgal ediyor. Peygamberler arasında fetret dönemi vardır. Ama onların olmadığı dönemlerde kavim resûllerinden bir tanesi yine vekâleten devrin imamı, yani peygamberin varisi olarak bulunuyor. İşte Resûlullah (S.A.V) hadîs-i şerifte: “Her devirde beni temsilen bir kişi, Hz. İsa kardeşimi temsil eden 3 kişi, Hz. Musa’yı temsil eden 7 kişi ve Hz. İbrahim’i temsilen 40 kişi bulunuyor.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Müsned, c.5, s.322; Keşfü’l-Hafâ, c.1, s.289, hadîs no: 925
“Bu ümmet içerisinde kırk kişi İbrahim meşrebi üzerinde, yedi kişi Musa meşrebi üzerinde, üç kişi İsa meşrebi üzerinde, bir kişi de Muhammed meşrebi üzerinde bulunur. Bunlar mertebelerine göre insanların efendisidir.”
O hâlde eğer olay buysa ne yapılması lâzım? Yapılması gereken, ister velî resûl, ister nebî resûl, ister 7 safha 4 teslim yaşayan velî mürşid Allah’a davet ettiği zaman, dinleyenlerden kim daveti kabul ederse Allahû Tealâ’nın verdiği söz gereğince mutlaka Şûrâ 13’te o kişinin ruhunu Kendisine ulaştıracağını Allah garanti ediyor.
Ve yoluna devam ederse ruh tesliminden sonra 7 safha 4 teslimi yaşayan, Allah’ın dünyadayken seçilen insanlar için en üst seviyede vaaz ettiği hedef, teslim-i küllî ile Allah’a teslim olmak. Bu noktaya gelen herkes Allah’ın emrettiği sonsuz ahiret ve dünya saadetine ulaşır. Bütün kutsal kitaplar hidayet ve nur olarak âyetlerde yer alıyor.
Allah’ın Kitapları Öğüttür, Hidayet ve Nurdur
1. TEVRAT
MÂİDE – 44 Muhakkak ki Tevrat’ı Biz indirdik, onda hidayet ve nur vardır. Kendileri (Hakk’a) teslim olmuş peygamberler, yahudilere, onunla hükmeder. Rabbanîler (kendilerini Rabb’lerine adamış olanlar) ve Ahbar olanlar da (zahidler, yahudi âlimler, hahamlar) Allah’ın Kitab’ından korumakla görevli oldukları ile hüküm verirler ve onlar, onun üzerine şahitler oldular. Artık insanlardan korkmayın, Ben’den korkun ve Benim âyetlerimi az bir değere satmayın. Ve kim, Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, o taktirde işte onlar, onlar kâfirlerdir.
2. İNCİL
MÂİDE – 46 Onların izleri üzerine, Tevrat’tan ellerinde bulunanı tasdik edici olarak Hz. Meryem’in oğlu İsâ’yı gönderdik. Ve ona, içinde bir hidayet ve bir nur olan, Tevrat’tan ellerinde bulunanı tasdik eden ve müttekîler (takvâ sahipleri) için, hidayete erdirici ve vaaz edici (öğüt verici) olan İncil’i verdik.
3. KUR'ÂN-I KERİM
ŞÛRÂ – 52 Ve işte böylece sana emrimizden bir ruh (Kur'ân-ı Kerim) vahyettik. Ve sen, kitap nedir ve îmân nedir bilmiyordun. Ve lâkin O'nu “nur” kıldık. Kullarımızdan dilediğimizi O'nunla hidayete erdiririz...
AHKÂF – 12 Ve O’ndan (Kur’ân’dan) önce îmâm ve rahmet olarak Hz. Musa’nın kitabı (Tevrat) vardır. Bu, Arap lisanı ile (Hz. Musa’nın kitabını) tasdik eden bir kitaptır. …
Tevrat’ın bir hidayet ve nur olduğu Mâide 44, İncil’in bir hidayet ve nur olduğu Mâide 46, Kur’ân-ı Kerim’in hidayet ve nur olduğunu Şûrâ 52 ve Ahkâf 12 açıkça beyan ediyor.
Bunların gereğini biz yerine getirebilirsek o zaman mutlak surette üst seviye de birbirini seven, birlik ve beraberlik ruhu içerisinde birbiriyle yardımlaşan mutlu bir toplum, huzurlu insanlardan oluşan bir toplumu oluşturabiliriz inşaallah. Allah razı olsun.