Muhterem Hocam, bir misafirimiz: “Mürşid konusunda bir şeyler öğrenmek istiyorsan müftüye sorabilirsin. Onlar gerçekleri biliyorlar." dedi. Dîni öğretmek toplumun belirlediği kişil
Soru
Muhterem Hocam, bir misafirimiz: “Mürşid konusunda bir şeyler öğrenmek istiyorsan müftüye sorabilirsin. Onlar gerçekleri biliyorlar." dedi. Dîni öğretmek toplumun belirlediği kişilerin görevi midir?
Cevap
Allah’ın tayiniyle gerçekleşir. Allahû Tealâ bütün hakikatlere muhtevî olan Kur’ân-ı Kerim’de insanları hidayete erdirmekle her devirde bir kişiyi vazifeli kılıyor. Allah’ın kendisine şeriat kitabı verdiği bir peygamberse, o zaten doğal olarak vazifesi gereği hidayete erdirendir. Enbiyâ Suresi'nin 73. âyet-i kerimesinde Allah bunu açıklıyor.
21/ENBİYÂ-73 Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâti, ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne).
Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.
Öyleyse bütün peygamberler asaleten devrin imamlarıdır. Ama onların olmadığı dönemlerde de, fetret döneminde Allahû Tealâ velî resûllerden bir tanesini seçiyor, vekâleten devrin imamı olarak tayin ediyor. Secde 24:
32/SECDE-24 Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).
Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.
“Onlardan emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık. Sabır sahibi ve âyetlerimize yakîn sahibi oldukları için…” Devrin imamı Allah’ı temsil ediyor. Allah’tan öğrendiği Kur’ân-ı Kerim’i bizlere açıklıyor. Kur’ân-ı Kerim’in lafzî mânâsını ve 7 ruhunu. Ama onun dışında bütün kavim resûlleri devrin imamını temsil ediyor. İşte Mâide 35’te:
5/MÂİDE-35 Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
“Sizi kim Allah’a ulaşmaya vesile olacaksa onu Allah’tan isteyin.” Demek ki kavim resûllerini temsil eden velî mürşidler var. Ama sahabeye baktığımız zaman hepsi ümmî Nebî ve Resûl olan Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e tâbî olmuşlar ve 7 safha 4 teslimi yaşamışlar. Resûlullah’ın 7 safha varisi;
Birinci derecedeki varisi devrin imamıdır. Hikmetin ötesini öğretiyor. Devrin imamı Allah'ı temsil ediyor.
İkinci varis kavim resûlleridir, velî mürşidlerdir. Ve ondan sonra vekil mürşidler var. Muhlisler, ulûl’elbab, muhsinler ve zahidler olarak Kur’ân-ı Kerîm’de yer alıyor.
7 SAFHA VARİSLER (ALLAH’A DAVET EDENLER)
ÂLİMLER
1. KUR’ÂN'IN LAFZINI ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
CUMA-2 Ümmîler arasında, kendilerinden bir resûl beas eden (görevlendiren) O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder (nefslerini temizler), onlara Kitab’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve hikmeti öğretir. ...
2. KUR’ÂN'IN RUHUNU ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
ÂLİ İMRÂN-20 … “Ben ve bana tâbi olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah'a teslim ettik.” O kitab verilenlere ve ümmîlere: “Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah'a) teslim ettiniz mi?” de. Eğer teslim ettilerse, o taktirde, hidayete ermişlerdir...
3. HİKMETİ ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
NİSÂ-113 … Ve Allah, sana Kitab'ı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti. Ve Allah'ın senin üzerindeki fazlı çok büyüktür.
ULÛL’ELBAB
ÂLİ İMRÂN-7 … onlar da tezekkür edemezler, sadece Ulûl'elbab.
MUHLİSLER
HİCR-40 ”Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.”
4. HİKMETİN ÖTESİNİ ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
BAKARA-151 Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitap’ı ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
5. MARUFLA EMREDEN MÜNKERDEN NEHYEDENLER VE TEBLİĞ EDENLER
ÂLİ İMRÂN-104 Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.
6. VELÎ RESÛLLER VE TEBLİĞ EDENLER
ARÂF-62 Size Rabbimin risalelerini (gönderdiklerini) tebliğ ediyorum (ulaştırıyorum). Ve size nasihat ediyorum (öğüt veriyorum). Ve sizin bilmediğiniz şeyleri ben Allah’tan öğreniyorum (biliyorum).
HALİFELER
7. VEKALETEN DEVRİN İMAMLARI VE TEBLİĞ EDENLER
SECDE-24 Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize yakîn hasıl etmiş oldukları için.
7 grup varis…
Öğretim ve öğrenim müessesesi insanlık tarihi boyunca aralıksız olarak devam etmiştir, kıyamete kadar da devam edecektir. Ancak Allahû Tealâ ilmi dilediğine verir, dilediğini seçer. Seçim hakkı onlara ait değildir. Mürşid de insanları hidayete erdirmek için Allahû Tealâ tarafından tayin edilmiş olan, kendisine ulaşılması mutlaka gerekli bir vasıtadır. Hiç kimse bir mürşide tâbî olacak vasıfları kazanamadan ve bir mürşide tâbî olmadan delâletten kurtulamaz.
Yûnus Emre bir dörtlüğünde şöyle diyor:
“Kadılar müftüler cümle geldiler,
Kitaplarını bir yere koydular.
Sen bu ilmi nereden aldın dediler,
Bir kâmil mürşide varmazsan olmaz.”
Evet… Kâmil mürşid Allah’ın herkese farz kıldığı, mutlaka tâbî olunması gereken Allah’ın bir vazifelisidir.