Muhterem Hocam, bir misafirimiz, “Peygamber Efendimiz Allah'ın Resûlü, sevgilisi olduğu için bizler de O'na tâbî olarak Allah'ı memnun etmiş olabiliriz.” dedi. Peygamber Efendimiz
Soru
Muhterem Hocam, bir misafirimiz, “Peygamber Efendimiz Allah'ın Resûlü, sevgilisi olduğu için bizler de O'na tâbî olarak Allah'ı memnun etmiş olabiliriz.” dedi. Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e tâbî olmak ne demektir?
Cevap
14 asır evvel bütün Sahâbe Nebîler Sultanı Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)'e tâbî oldular. Sahâbe'nin Resûlullah (S.A.V)'a tâbiiyetle 7 safha İslâmı yaşadığını görüyoruz.
PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V) VE SAHÂBENİN (MUHACİR VE ENSARIN) YAŞADIĞI 7 SAFHA İSLÂM
BAKARA–151: Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, (A) âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve (B) sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, (C) size Kitap’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve (D) hikmeti öğretsin ve (E) (hikmetin özü olan) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
(A) - Âyetlerin Tilâveti
1 - Allah’a Ulaşmayı Dilemek
ZUMER–17: Ve onlar ki; tağuta kul olmaktan içtinap ettiler. Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır...
ENFÂL–29: Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız size furkân sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder...
2 - 12 İhsanla Mürşide Tâbî Olmak
MUMTEHİNE–12: ...sana tâbî olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile...
(B) - Nefs Tezkiyesi
3 - Ruhun Allah’a Teslimi
RA’D–21: ...Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar...
(C) - Kitabın Öğretilmesi
4 - Fizik Vücudun Allah’a Teslimi
ÂLİ İMRÂN–20: ...de ki; “Ben ve bana tâbî olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah’a teslim ettik.” O kitap verilenlere ve ümmîlere: “Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah’a) teslim ettiniz mi?” Eğer teslim ettilerse, o takdirde, hidayete ermişlerdir...
(D) - Hikmetin Öğretilmesi
5 - Nefsin Allah’a Teslimi
ZUMER–18: Onlar, sözü işitirler, böylece onun en ahsen olanına tâbî olurlar. İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl’elbabtır (daimî zikrin sahipleri).
6 - İrşada Ulaşmak
BAKARA–139: De ki: “Allah hakkında bizimle mücadele mi ediyorsunuz? Ve O, bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Ve bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız (dini O’na hâlis kılanlarız).
HUCURÂT–7: ...Allah, size îmânı sevdirdi ve onu kalplerinizde müzeyyen kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı size kerih gösterdi. İşte onlar, onlar irşad olanlardır.
(E) - Hikmetin Ötesi
7 - İradeyi Allah’a Teslim Etmek
TEVBE–100: O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah’a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden bir kısmı ensardan ve bir kısmı da onlara ihsanla tâbî olanlardandı...
Resûlullah (S.A.V)'ın 1. görevi, Bakara 151'e göre âyetleri tilâvet etmek. Bu âyetlerin tilâvetinde sahâbe, Zumer 17'ye göre Allah’a Ulaşmayı dilemişler. Mumtehine 12’ye göre de Resûlullah’a 12 tane ihsanla biat etmişler. Tâbiiyetle birlikte nefs tezkiyesine başlamışlar ve onunla birlikte de ruhu Allah'a ulaşmış, Allah'a teslim olmuş.
Arkasından 3. görev, fizik vücudun tesliminde Allahû Tealâ onlara Kitabı öğretmiş, Âli İmrân 20. Ve nefsin tesliminde Zumer 18'e göre hepsi daimî zikre ulaşmış, ulûl’elbab olmuşlar ve aynı zamanda ihlâsa ulaşmışlar. Hikmetin öğretilmesi.
İradenin teslimiyle de ‘Hikmetin Ötesi’ne geçmişler.
Sünnet i seniyye yani peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)’in sünneti, O ve sahâbesinin hayata geçirdiği İslâm tatbikâtıdır. 14 asır evvel nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz ve bütün sahâbe 7 safha 4 teslimi gerçekleştirmişlerdir. Farzlar nasıl bütün sahâbe tarafından aynen tatbik edildiyse, sünnetler de eksiksiz olarak aynen tatbik edilmiştir.
Biz de yaparsak Allah için yapmış oluruz. Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in sevgisi üzerine, kutsiyeti üzerine yapmış oluruz. O'nun yolundan gidenler oluruz. Hadîs-i şerifte:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Sünen-i Tirmizî C.5, S.663
“Sizin aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız müddetçe asla dalâlete düşmezsiniz; Allah’ın Kitab’ı Kur’ân ve Ehl-i Beyt’im.”
“Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın Kitab’ı Kur’ân-ı Kerim ve Peygamberi’nin sünnetidir.”
Peygamber Efendimiz (S.A.V) hadîs-i şerifinde:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: (Sahîhul-Müslim 232, 251. Hadisler, Sunenu İbn-i Mâce II, 1319 (no: 3987, 3988))
“İslâm garip başladı, yakında garip olarak başladığı yere dönecektir. O gün İslâm’ı yaşayan gariplere müjdeler olsun. O garipler kimlerdir? Onlar ki insanların ifsat ettiği sünnetimi ıslah ederler. Ortadan kaldırdıkları sünnetlerimi de yeniden ihya ederler. Sizler bugün sünnetime nasıl sarılıyorsanız onlar da öyle sarılacak olanlardır. Onlar ki insanların arasını ıslah ederler ve onlar insanlar içinde az bir topluluktur. Onlara buğzedenler sevenlerinden çoktur.”
Öyleyse görüyorsunuz ki Kur’ân-ı Kerîm'in öğrenilmesi ve öğretilmesi, Resûlullah (S.A.V)'ın sünneti. Tabiî ki öğrenmesi, yaşanması ve öğretilmesi.
Resûlullah (S.A.V), işte bu sünnetlerin kaybolmaya yüz tuttuğu bir devirde, yani Kur’ân-ı Kerîm'in unutulduğu bir dönemde Allah'ın bir dostu gelecek ki o Mehdi (A.S)’dır. "Benim sünnetlerimi ihya edecek. Onlar çok kalabalık olmayacaklar. Onları sevmeyenler, sevenlerinden çok olacak.” buyurmuştur. Allah razı olsun.