Muhterem Hocam, bir mü’min diğer mü’min kardeşlerine karşı kırılmamayı, gücenmemeyi nasıl başarabilir?
Soru
Muhterem Hocam, bir mü’min diğer mü’min kardeşlerine karşı kırılmamayı, gücenmemeyi nasıl başarabilir?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Allah Resûlü Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki:
HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Müslim, Zühd, 64; Dârim, Rikâk, 61 "Mü’minin her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (ni’mete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musîbete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur."
Öyleyse dışımızdaki insanlardan, mü'min kardeşlerimizden bize ulaşan hoşumuza giden bir şey, bir hediye almış, hoşumuza gidiyor, o hayır kazanıyor, biz bir faydaya ulaşıyoruz ama biz şükrediyoruz. Çünkü bunun Allah'tan geldiğini idrak etmemiz lazım. Allah'ın bir nimeti. O zaman ne diyor? Allah'ın nimetlerine karşı şükretmek. Öte yandan yine karşı taraf nefsine uyuyor. Nefsine uyduğu için bize negatif tesir ediyor ama negatif tesir etmesine rağmen o derecat kaybediyor. Onun kaybettiği derecatı biz kazanıyoruz. Öyleyse dışımızdaki her insan kim olursa olsun ya bizim için bir fayda veya bir hayır demektir. Bize derecat kaybettirmesi söz konusu değil. Tekrar geriye dönecek olursak; "Hangi halde kardeşlerimize kırılıyoruz? güceniyoruz?" Nefsimizin hoşuna gitmeyen bir şeyi bize ulaştırdıklarında ama burada da ne yapmamız lazım? Zikrimizi artırmamız lazım ve şeytanın giriş alanını daraltmamız lazım.
Ne diyor Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): Oruç tutunuz. Şeytanın vücuda giriş yollarını daraltınız. Şeytanın vücuda giriş yolu ne ile daralır? "Zikirle". Zikrettiğiniz zaman Allah'ın katından gelen rahmet, fazl ve salâvât. Fazıllar kalpte toplanmaya başladığı miktar kadar şeytanın karanlıkları kalbimizden çıkar ve böylece şeytanın etki alanı azalır. Allah'ın etki alanı çoğalır. Bu dizayn içerisinde kırılmamayı, gücenmemeyi zaman içerisinde başarabiliriz. Allah'ın izniyle. Allah razı olsun.