Muhterem Hocam, bir mürşide tâbî olursam ve görevlerimi yapamazsam 'Daha fazla günaha girer miyim?' düşüncesi doğru mudur?
Soru
Muhterem Hocam, bir mürşide tâbî olursam ve görevlerimi yapamazsam 'Daha fazla günaha girer miyim?' düşüncesi doğru mudur?
Cevap
"Suali tekrar edecek olursak "Bir mürşide tâbî olursam ve görevlerimi yapamazsam 'Daha fazla günaha girermiyim?' düşüncesi doğru mudur?" Doğru değil. Sevgili kardeşlerim, bir kere mürşide tâbiiyet insana ne sağlar? Mürşide tâbiiyet, o kişinin önce mürşide tâbî olmadan önce işlediği bütün günahlarının sevaba çevrilmesini sağlar. Bu bir.
İki, mürşide tâbiiyetle Allah’ın garantisinde nefs tezkiyesi başlar. Nefs tezkiyesi demek kalbimizdeki karanlıkların %51 oranında azalması demektir. Yani şeytanın üzerimizdeki negatif tesiri %51 azalması demektir. Bu açıdan da evvelden, mürşide tâbî olmadan evvel kaybettiğimiz dereceler %51 oranında azalır. Yani daha fazla derecat kazanırız.
Mesela evvelden mürşide tâbî olmadan evvel her hayrımıza 1'e 10 verirken, En’âm 160’a göre.
6/ENÂM-160 Men câe bil haseneti fe lehu aşru emsâlihâ, ve men câe bis seyyieti fe lâ yuczâ illâ mislehâ ve hum lâ yuzlemûn(yuzlemûne).
Kim (Allah’ın huzuruna) bir hasene ile gelirse, artık onun on misli, onundur. Ve kim bir seyyie ile gelirse, o zaman onun mislinden başkası ile cezalandırılmaz. Ve onlar zulmolunmazlar.
Mürşide tâbî olduktan sonra 10'dan 100, 200, 300, 400, 500, 600, 700 derecat artırımı oluyor. Bu açıdan da mürşide tâbî olmadan evvel bize çok derecat artırımı sağlar.
Görevlerini yapmazsa; zaten şu anda mürşide tâbî olmayan kişi görevini yapmıyor ama yapması halinde o zaman oradan da üst seviyede derecat kazanır. Yani her hâlükârda mürşide tâbî olmayanla o olan kişi arasındaki mukayese yaptığımız zaman mürşide tâbî olan kişi diğerinden çok üst düzeyde bir derecatın sahibidir ki tâbî olmayan, Allah’a ulaşmayı dileyen bir insan Cennetül Âliyetun sahibi olmasına karşılık tâbî olan kişi Cennetül Firdevs, bir cennetin sahibi olur. Henüz hiç amel işlememiş. Buna o ikinci kat cenneti sağlayan nedir? Mürşide tâbiiyetle Allahû Tealâ’nın verdiği ni’metlerdir. Derecatını artırıyor, 1'e 700; günahlarını sevaba çeviriyor; ona bütün ibadetleri sevdiriyor. İbadetlerin yerine getirilmesi noktasında da üst seviyede derecat kazanımı vardır.
Dolayısıyla “Bir mürşide tâbî olursam görevlerimi yapamazsam daha fazla günaha girer miyim?” düşüncesi bu kesinlikle şeytanın bir tuzağıdır. Yetmez, günah noktasında daima 1'e 1 cezalanma söz konusudur. İşte slaytımıza bakalım beraberce. Şerr olsun, günah olsun, seyyiat olsun, zulüm olsun sadece misliyle cezalanır. İşte âyet-i kerimeler...
ŞERR NEFSİMİZDENDİR HAYIR ALLAH’TANDIR
1. ŞERR
İSRÂ 83 Ve insanı nimetlendirdiğimiz zaman yüz çevirir ve yan çizerek uzaklaşır. Ve ona bir şerr dokunduğu zaman yeise düşer.
ENBİYÂ 35 Bütün nefsler ölümü tadıcıdır. Sizi, hayır ve şerr fitneleri ile imtihan ederiz. Ve Bize döndürüleceksiniz.
2. GÜNAH
BAKARA 81 Hayır (sandığınız gibi değil), kim, günah kazanmış da hataları kendisini kuşatmışsa, işte onlar artık ateş ehlidir...
MÂİDE 93 Âmenû olanlar ve salih amel yapanlar (ıslâh edici amel, nefs tezkiyesi yapanlar) üzerine, takva (1. takva) sahibi olmadıkları zaman yediklerinden dolayı bir günah yoktur...
3. SEYYİAT
ENÂM 160 Kim (Allah’ın huzuruna) bir hasene ile gelirse, artık onun on misli, onundur. Ve kim bir seyyie ile gelirse, o zaman onun mislinden başkası ile cezalandırılmaz. Ve onlar zulmolunmazlar.
4. ZULÜM
ARÂF 162 Böylece onlardan zulmedenler, sözü; onlara söylenenden başka bir sözle değiştirdiler. Bunun üzerine, yapmış oldukları zulümler sebebiyle, semadan onların üzerine bir azap gönderdik.
1. HAYR
ÂLİ İMRÂN 104 Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin,
ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.
2. SEVAP
NEBE 38 O gün, ruh (devrin imamının ruhu) ve (arşı tutan) melekler, saf saf hazır bulunurlar. Rahmân’ın kendisine izin verdiği kişiden başka kimse konuşamaz. Ve (izin verilen) sadece sevap söylemiştir.
3. HASENAT
KASAS 84 Kim hasenat ile (pozitif dereceler ile) gelirse o takdirde ona, ondan daha hayırlısı vardır. Ve kim seyyiat ile (negatif dereceler ile) gelirse, işte o zaman kötü amel yapanlar, yaptıklarından başkası (fazlası) ile cezalandırılmazlar...
4. SALİHAT
ÂLİ İMRÂN 57 Lakin, âmenû olan (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyen) ve âmilus sâlihât (nefsi tezkiye edici amel) yapanlara ise ecirleri (mükafaatları) ödenir. Ve Allah, zalimleri sevmez.
Kişi şerri işlerse 1'e 1 derecât kaybeder.
Günah işlerse 1'e 1 derecât kaybeder.
Seyyiat işlerse 1'e 1 derecât kaybeder.
Zulüm işlerse 1'e 1 derecât kaybeder.
Daha fazla derecât artırımı söz konusu değil. İşte âyetler, seyiatte ceza artırımı yok:
SEYYİATE CEZA ARTIRIMI YOK
1. NİSÂ-123 Sizin emaniyenizle ve kitap ehlinin emaniyesi ile değil, kim kötülük yaparsa (sadece) onunla cezalandırılır. Ve kendisi için Allah'tan başka bir velî ve bir yardımcı bulamaz.
2. EN‘ÂM-160 Kim (Allah'ın huzuruna) bir hasene ile gelirse, artık onun on misli, onundur. Ve kim bir seyyie ile gelirse, o zaman onun mislinden başkası ile cezalandırılmaz. Ve onlar zulmolunmazlar.
3. YÛNUS-27 Seyyiyat kazanan kimselerin seyyiatlerinin cezası, onun misli kadardır. ...
4. NAHL-126 Ve şâyet siz, ikab edecekseniz (ceza verecekseniz), o taktirde onların sizi onunla cezalandırdıklarının misliyle cezalandırın! ...
5. KASAS-84 Kim hasenat ile gelirse o taktirde ona, ondan daha hayırlısı vardır. Ve kim seyyiat ile gelirse, işte o zaman kötü amel yapanlar yaptıklarından başkası (fazlası) ile cezalandırılmazlar. ...
6. MU’MİN-40 Kim seyyiat (şerr, derecât düşürücü ameller) işlerse mislinden daha fazla cezalandırılmaz. ...
7. ŞÛRÂ-40 Bir kötülüğün cezası onun misli kadar kötülüktür. Fakat kim affeder ve ıslâh ederse artık onun ecri (mükâfatı) Allah’a aittir. Muhakkak ki O (Allah), zalimleri sevmez.
Bakın kim kötülük yaparsa misli ile cezalanır. Kötülük yapan misli ile cezalanır. Misli ile cezalanır... Yani günahta, şerr de ceza artırımı yok. Ama hayr öyle değil. Hayr da evvela 1'e 10 daha sonra 1'e 700 hasenatta kat kat artırılır. 1'e 700 daha fazlası 1'e hesapsız, 1'e sonsuz ve 1'e en üst seviyede. Öyleyse hesenatta devamlı bir artırım söz konusu.
HASENE KAT KAT ARTIRILIR
1. NİSÂ-40: Muhakkak ki Allah, zerre kadar zulmetmez. Ve eğer bir iyilik (hasene) yaparsanız, onu kat kat artırır. Ve kendi katından “büyük ecir” (karşılık) verir…
EN’ÂM-160: Kim (Allah’ın huzuruna) bir hasene ile gelirse, artık onun on misli, onundur. Ve kim bir seyyie ile gelirse, o zaman onun mislinden başkası ile cezalandırılmaz…
2. KASAS-54: İşte onlardır ki; onlara sabırları sebebiyle ecirleri (sevapları) iki kat verilir. Ve onlar, seyyiati hasenat ile savarlar…
AHZÂB-31: Ve sizden kim, Allah ve O’nun Resûl’üne kanitin olursa (huşû ile bağlanırsa) ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa ona, ecrini iki kat veririz…
3. BAKARA-261: Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her sümbülünde (başağında) yüz adet tane (tohum) olmak üzere, yedi sümbül (başak) veren bir tek tohumun durumu gibidir. Allah, dilediği kimse için (onun rızkını) kat kat artırıp verir…
4. HAŞR-9: Ve onlara verilenlerden dolayı, kendileri onlara muhtaç olsa bile, gönüllerinde bir hacet bulunmaz. Ve onları kendi nefslerine tercih ederler. Ve kim nefsini cimrilikten korursa, o takdirde işte onlar, onlar felaha erenlerdir.
BAKARA-245: Kim Allah’a güzel bir borç verirse, o takdirde o, kendisine kat kat çoğaltılarak ödenir. Ve Allah, daraltır ve genişletir…
5. ZUMER-10: De ki: “Ey âmenû olan kullar, Rabbinize karşı takva sahibi olun! Bu dünyada ahsen olanlar için bir güzellik vardır. Ve Allah’ın arzı geniştir. Ama sabredenlere ecirleri hesapsız ödenir.”
6. TÎN-6: Âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve amilüssalihat (nefsi tezkiye edici amel) işleyenler hariç. İşte onlar için kesintisiz ecir (mükâfat) vardır.
7. ÂLİ İMRÂN-172: Onlar ki, kendilerine yara isabet ettikten sonra bile Allah’ın ve Resûl’ün davetine icabet ettiler. Onlardan ahsen olanlar ve (azîm) takvaya ulaşanlar için “Azîm Ecir (en büyük mükâfat)” vardır.
O zaman fazla günah işlerim olayı tamamen şeytanın bir tuzağı, iblis böyle bir insanlara tuzak niye kuruyor? Mürşide tâbî olmasın, o üst seviyedeki kazançların sahibi olmasın diye.
Mürşide tâbiiyet, kişinin ruhunun mutlak surette Allah’ın garantisinde, Allah’ın Zatına ulaşması demektir. Çok kısa süre içerisinde üç tane cennet, dünya saadetinin yarısı. Neyle gerçekleşir birinci ve ikinci kat cennetler? Mürşide tâbiiyetle. O zaman İblis bunu ister mi? Hiçbir zaman hayır. Allah razı olsun.