Muhterem Hocam, bir Müslümanda bulunması gereken özellikler neler olmalıdır? Açıklayabilir misiniz?
Soru
Muhterem Hocam, bir Müslümanda bulunması gereken özellikler neler olmalıdır? Açıklayabilir misiniz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, bir Müslümanda bulunması gereken özellikler, Allahû Tealâ Mu’minûn Suresi'nin 1 ve 8. âyet-i kerimesine kadar olan özelliklerin hepsi bir Müslümanda bulunmalı.
23/MUMİNÛN-1 Kad eflehal mu’minûn(mu’minûne).
Mü’minler felâha ermiştir.
23/MUMİNÛN-2 Ellezîne hum fî salâtihim hâşiûn(hâşiûne).
Onlar, namazlarında huşû duyanlardır.
23/MUMİNÛN-3 Vellezîne hum anil lagvi mu’ridûn(mu’ridûne).
Ve onlar, boş şeylerden yüz çevirenlerdir.
23/MUMİNÛN-4 Vellezîne hum liz zekâti fâilûn(fâilûne).
Ve onlar, zekâtı verenlerdir.
23/MUMİNÛN-5 Vellezîne hum li furûcihim hâfizûn(hâfizûne).
Ve onlar, iffetlerini (ırzlarını) koruyanlardır.
23/MUMİNÛN-6 İllâ alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânuhum fe innehum gayru melûmîn(melûmîne).
Zevcelerine veya ellerinin altında sahip olduklarına (cariyelerine karşı davranışları) hariç. O taktirde muhakkak ki onlar, levmedilmiş (kınanmış) değildirler.
23/MUMİNÛN-7 Fe menibtegâ verâe zâlike fe ulâike humul âdûn(âdûne).
Artık kim bunun ötesinde bir şey isterse o taktirde onlar, haddi aşanlardır.
23/MUMİNÛN-8 Vellezîne hum li emânâtihim ve ahdihim râûn(râûne).
Ve onlar, emanetlerine ve ahdlerine riayet edenlerdir (uyanlar, sadık olanlardır).
Mü’minler felâha ermiştir. Onlar namazlarında huşû duyanlardır. Öyleyse namazında huşû duyan, namazda kalbine sahip olması lâzımdır. Huşû duymak mutlaka Allah'ın katından rahmetin kalbe girmesini gerektiriyor. Namazda kalbe rahmet girmiyorsa o kişi zikretmiyorsa o zaman o özellik mü’min değildir.
Mu’minûn 3: Onlar boş şeylerden yüz çevirenlerdir. Yani mâlâyani konuşmaları asla yapmayanlardır.
Mu’minûn 4: Onlar mutlaka zekâtlarını verenlerdir.
Mu’minûn 5: Onlar iffetlerini, ırzlarını koruyanlardır.
Mu’minûn 6: Zevcelerinin, ellerinin altında sahip oldukları cariyelere karşı davranışları hariç, o takdirde muhakkak ki onlar levm edilmiş, kınanmış değillerdir.
Mu’minûn 7: Artık kim bunun ötesinde bir şey isterse o takdirde o haddi aşanlardır.
Mu’minûn 8: Onlar emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir. Uyan sadıklar, yani ruh emanetini teslim eden, misakını yerine getiren, fizik vücut teslimini yapan, ahdini yerine getiren, nefs teslimini yapan, yeminini yerine getiren ve irade teslimini yapan, misakını yerine getiren uyan sadıklar. 7 safha 4 teslimle Allah'a teslim olanlar.
23/MUMİNÛN-9 Vellezîne hum alâ salavâtihim yuhâfızûn(yuhâfızûne).
Ve onlar, salâvâtlarını (namazlarını) muhafaza edenler (devam ettirenler)dir.
Mu’minûn 9: Onlar salâvatlarını, namazlarını muhafaza edenler, devam ettirenlerdir.
23/MUMİNÛN-10 Ulâike humul vârisûn(vârisûne).
İşte onlar, varis olanlardır (mirasın sahipleridir).
Mu’minûn 10: Varis. İşte onlar varis olanlar, mirasın sahipleridir.
23/MUMİNÛN-11 Ellezîne yerisûnel firdevs(firdevse), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
Onlar, firdevs cennetine varis olacaklardır. Onlar, orada ebedî kalacaklardır.
Mu’minûn 11: Firdevs. Onlar Firdevs cennetinin varisleridir. Yani mürşidlere tâbî olanlardır.
Öyleyse hem bu var hem de Furkân Suresi'nin 61, 62, 63'ten itibaren. Evet şimdi 63'ten itibaren mü’minlerin özellikleri.
25/FURKÂN-63 Ve ibâdur rahmânillezîne yemşûne alâl ardı hevnen ve izâ hâtabehumul câhilûne kâlû selâmâ(selâmen).
Ve Rahmân’ın kulları yeryüzünde tevazuyla yürür. Ve onlara cahiller hitap ettiği (lâf attığı) zaman “selâm” derler.
25/FURKÂN-64 Vellezîne yebîtûne li rabbihim succeden ve kıyâmâ(kıyâmen).
Ve onlar, geceyi Rab’lerine secde ve kıyam ederek (ayakta durarak) geçirirler.
25/FURKÂN-65 Vellezîne yekûlûne rabbenâsrif annâ azâbe cehenneme inne azâbehâ kâne garâmâ(garâmen).
Ve onlar: “Rabbimiz cehennem azabını bizden uzaklaştır. Muhakkak ki onun azabı daimî helâk edicidir.” derler.
25/FURKÂN-66 İnnehâ sâet mustekarran ve mukâmâ(mukâmen).
Muhakkak ki o, kötü bir karargâh, kötü bir ikâmet yeridir.
25/FURKÂN-67 Vellezîne izâ enfekû lem yusrifû ve lem yakturû ve kâne beyne zâlike kavâmâ(kavâmen).
Ve onlar, infâk ettikleri zaman israf etmezler ve kısmazlar (cimrilik etmezler). Ve bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
25/FURKÂN-68 Vellezîne lâ yed’ûne meallâhi ilâhen âhara ve lâ yaktulûnen nefselletî harramallâhu illâ bil hakkı ve lâ yeznûn(yeznûne), ve men yef’al zâlike yelka esâmâ(esâmen).
Ve onlar, Allah ile beraber başka bir ilâha tapmazlar. Allah’ın (öldürülmesini) haram kıldığı kişiyi haklı olmadıkça öldürmezler ve zina yapmazlar. Ve kim bunları yaparsa günah cezasıyla karşılaşır.
Ve devam ediyor inşaallah. Allah razı olsun.