Muhterem Hocam, bir yorumda ‘Cemaatlerin birbirini kabul etmemesi diye bir durum yok. Ehîl bir kapıya denk gelmemişsinizdir.’ diye yazılmış. Bu kişiye ne buyurursunuz?
Soru
Muhterem Hocam, bir yorumda ‘Cemaatlerin birbirini kabul etmemesi diye bir durum yok. Ehîl bir kapıya denk gelmemişsinizdir.’ diye yazılmış. Bu kişiye ne buyurursunuz?
Cevap
Aslında öyle. Yani cemaatler farklı olabilir. Rufaî tarikatı, Kaadirî tarikatı, Nakşibendi tarikatı, Melamî tarikatı. Tarikatlar farklı olabilir ama bu tarikatın müntesipleri Allah’a ulaşmayı diliyor, mürşidine tâbîyse, aralarındaki farklılık nedir? Rahmettir. Burada bir ayrılık, tefrika yok.
Tefrika nedir? Tefrika, Allahû Tealâ Rûm 31'de:
30/RÛM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
30/RÛM-32: Minellezîne ferrakû dinehum ve kânû şiyeâ(şiyean), kullu hızbin bimâ ledeyhim ferihûn(ferihûne).
(O müşriklerden olmayın ki) onlar, dinlerinde fırkalara ayrıldılar ve grup grup oldular. Bütün gruplar, kendilerinde olanla ferahlanırlar.
Kimdir o müşrikler? Onlar dinde fırkalara ayrılmışlar, grup grup olmuşlar. Kimler bunlar? Allah’a ulaşmayı dilemeyenler. Ama Allah’a ulaşmayı dileyen herkes mürşidine tâbîyse tek cemaat, tek fırkayı oluşturur. O fırka-i naciye.
Şu an dünya üzerinde Birleşmiş Milletlerdeki dinle ilgili bölümde yapılan envanter araştırmasında birbirinden farklı 72 tane ayrı inanç türü var. Şu anda dünya üzerinde yaşayan insanlar için konuşuyorum. Bu 72 tane ayrı inanç türünün içerisinde daima kurtuluşta olanlar var mı? Var. Eğer kişi Allah’a ulaşmayı kalben dilediyse ve tâbiiyetini gerçekleştirmişse, o zaman kurtuluştadır. İllâ isminin bizim ismimizle aynı olması gerekmiyor.
Allah kalbe bakıyor. İnsanla Allah arasındaki ilişki kalp üzerinden gerçekleşiyor. Bu talep varsa o kendiliğinden bizim kardeşimizdir. Kesinlikle.
Dolayısıyla daima ölçümlemeyi Allah’a göre yapmamız lâzım. Cemaatlerin birbirini kabul etmemesi diye bir durum yok. Önemli olan kimin kabul etmesi? Allah’ın kabul etmesi. Allah da diyor ki “Hangi cemaatten olursa olsun, hangi toplumun içinde yer alırsa alsın, o kulum kalpten Allah’a ulaşmayı dilediyse, o benim mü’min kulumdur ve ben onu cennetime alırım.” Allah’ın cennetine koyduğu kişiye bizim “Bu iyi değildir.” deme hakkımız yok. Allah “İyidir.” diyorsa, bize göre de nedir? O iyidir. Allah razı olsun.